Kamu kurumları, “yolunu bulmak” isteyenlerin “en yağlı” kapısı. Gerek siyasi kimlikle, gerek “yeraltı dünyası”nın kafakağıdını kullanarak kesesini doldurmak isteyenler cirit atıyor ortalıkta.
AKP iktidarı, “devr-i sabık yaratacağız” diyerek geldi, önceki iktidarlar döneminde yapılan yolsuzluk, usulsüzlük ve soygunların hesabının sorulacağını vaat etti. Cebine uzanan ellerden kurtulmak isteyen vatandaşa bu vaat cazip geldi. Halk şimdi, temizlik yapılmasını ve cebine uzanan ellerin kesilmesini bekliyor.
Bekliyor da hükümet ne yapıyor?
Şu bir gerçek ki, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, kamu kaynaklarının yağmalanmasına yasal zemin hazırlıyor. Kamu kurumunu yönetenler, istedikleri şekilde şartname hazırlayıp, tek bir kişi ya da firmayı adres gösterebiliyor.
Soygun düzeni
Yasal dayanağı olan hortumlama bir yana, bildiğimiz ve bilmediğimiz nice yöntem var soygun için. Geçmişte, çeşitli adlarla düzenlenen operasyonlarda, paraların “nasıl götürüldüğü”nü hayretle izledik.
Sadettin Tantan’ın İçişleri Bakanlığı döneminde yapılan bu operasyonlar halkı, soygunların biteceği konusunda biraz umutlandırdı.
Gerçi o operasyonların abartıldığı ve girişimcinin, sanayicinin önünü tıkadığı iddia edilerek siyasi otoriteye çok baskı yapıldı ama bugün gelinen noktada soygun düzeninin hüküm sürdüğü görülüyor.
Kimi devlet kasasından, kimi direkt vatandaşın cebinden…
BOTAŞ soruşturması
Medya S gazete grubuna bağlı Bursa Hakimiyet ve Kent gazetelerinin bir süredir yazdığı, eski adıyla BOTAŞ, yeni adıyla BursaGaz’da yapıldığı iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili olarak polis harekete geçti.
Defterdarlık elemanlarının desteğiyle kurumdaki birçok belge ve bilgisayara el koyan polis, Cumhuriyet Savcılığı yönetiminde titiz bir soruşturma yürütüyor.
Bursa Hakimiyet İstihbarat Şefi İbrahim Öge de, aynı titizlikle olayın üzerine gitti ve BOTAŞ’taki soruşturmaya temel oluşturan belgeleri ele geçirdi.
Dün yayınladığımız ilk belge bir müfettiş raporuydu. Müfettişler, abone katılım paylarının kurum hesaplarına işlenmediğini saptamışlardı. Yaklaşık 550 bin dolara (yaklaşık 1 trilyon lira) karşılık gelen bu işlemlerle ilgili incelemenin altından ne çıkacağı merak konusu…
Savcı işbaşına
Soruşturmada ele alınan konulardan biri de, teknik olarak “ölçüm farklılığı” şeklinde adlandırılan fark. Yani şehre giren doğalgaz miktarı ile faturalandırılarak çıkan gazın rakamları arasındaki çelişki.
1992-2001 yılları arasında Bursa’da 60 milyon metreküp doğalgaz kayıp durumda.
Sadece bunlar değil elbette. Çok sayıda ciddi iddia var BOTAŞ’la ilgili olarak. Her iddia ve ayrıntıyı gazetemiz sayfalarında bulabileceksiniz.
Yeri gelmişken, TEDAŞ’la ilgili de bazı soruşturmalar yapılması gerekiyor. Önceki gün Süleyman Işık, Bursa Hakimiyet’te yazdı. Gemlik’te sıradan bir vatandaşın başına gelenlerin yabancısı değiliz. Tüm faturaları ödendiği halde, kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle saati sökülüp, gayriresmi pazarlığa zorlanan vatandaşların hikayesi, adliye için bir soruşturma konusu olsa gerek.

Ayrıca bakınız:

Yorumlayın