Doğum izi, önceki yaşamdan
- “Doğal olayların mutlaka bilimsel açıklaması var. Bir deprem bir yere kadar açıklanabiliyor. Temeline indiğimizde, bu olayların oluşmasının insan tekamülüyle bir bağlantısı vardır.”
- “İnsanın dünyaya bir kere, beş kere gelmesiyle Allah’ı ne büyütebiliriz, ne küçültebiliriz. Ona ne bir şey verebiliriz, ne alabiliriz. Onunla ilgili değildir bu.”
- “Önceki yaşamın acıları yeni yaşamda çekilmez de izler kalmış olabilir. Mesela tabancayla öldürülmüş bir kişinin bedeninde iz kalıyor. Bir sonraki yaşamda doğum izi dediğimiz olaydır bu.”
- Bu yazı dizisi bugün bitiyor. Biliyorum pek çok kişi “Devam etse, okuruz” diyecek ama, akıl sağlığına pek de yararlı konular olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Bu yüzden hiç kimsenin bunalıma girmesini istemem.
Parapsikoloji ve Ruhsal Araştırmalar Derneği Başkanı Cavit Utku’nun, deprem gibi doğal afetleri, insanların yaydığı negatif enerjiye bağlaması karşısında adeta şapkam düştü.
Öyle bir kafam karıştı ki, gayri ihtiyari “Nasıl yani?” diye sormuşum.
“Dünyadaki doğal olayların mutlaka bilimsel açıklaması var. Bilime saygımız sonsuz. Birdenbire bir depremin, hortumun oluşması bir yere kadar açıklanabiliyor. Temeline indiğimizde, bu olayların oluşmasının insan tekamülüyle bir bağlantısı vardır.
Bir araba kazası, uçak kazası tesadüfen olmaz. O kişiler orada ölecekse, birisi Çin’den biner, birisi Amerika’dan biner, o uçak düşer, o kişiler de ölür. Neden? Onların, eski ifadeyle, vadesi dolmuştur. Onların dünya planetiyle, bu okulla olan ilişkileri sona ermiştir. Burada işleri bitmiştir. Bu tesadüf bir olay değildir. Onların bu dünyadan ayrılmaları gerekmektedir. Bir depremde bir kişinin kafasına kolon düşer ölür, yanındaki sağ kalır. Nasıl oluyor bu?”
Bütün bunların yaşanmasını, insanların enerjisine bağlayabiliyoruz, öyle mi?
“Öyle…” diyor Cavit Utku.
Bu durumda parapsikolojinin, dinle arasının nasıl olduğunu, daha doğrusu dini nasıl yorumladıklarını merak ediyorum.
“Bunlar tesadüfen olmaz dediğim şey, ilahi bir yasanın işleyişidir. Bir sebep sonuç yasası vardır, tekamül yasası vardır. İnsan yaşar ve ölür, ama ölmesi gerektiği zamanda ölür. Bu nedir? Enerjinin kesilmesidir. Kim yapar bunu? Tabii ki yaradana bağlı bir olay.”
Reenkarnasyon var mı?
Utku’nun dinle ilgili açıklaması yeterli bence. Ancak, dinde kabul görmediğini bildiğim reenkarnasyona (yeniden doğuş) nasıl bakıyorlardı acaba?
“İşte bu konuda dini bakış açısıyla bizimki farklıdır. Tek ayrıldığımız konu bu. Dinleri biz bir öğreti sistemi olarak ele alıyoruz, peygamberleri de yüce öğretmenler olarak algılıyoruz. Onlar dünya dışı varlıklardır. Çok yüce insanlar diyoruz. Bir görevi yerine getirmek için değişik zamanlarda dünya planetine inen öğretmenlerdir. Reenkarnasyona gelelim.”
“Tekrar doğuş var mıdır, yok mudur?” diye kendi kendine soruyor ve “Vardır” deyip devam ediyor:
“İnsanın dünyaya bir kere, beş kere gelmesiyle Allah’ı ne büyütebiliriz, ne küçültebiliriz. Ona ne bir şey verebiliriz, ne alabiliriz. Onunla ilgili değildir bu. Bu dünya yasalarını, bu öğrenimi, insanların dünyaya bir kere gelmekle alabilmesi mümkün değildir. Neden?
Çok zenginliği yaşamanız lazım, çok fakirliği yaşamanız lazım. Gaddar bir insan olmayı, çok merhametli insan olmayı bilmemiz lazım. Bütün bunları dünya planetinde bir yaşamda öğrenemezsiniz.
Reenkarnasyon bütün bunları yaşamak için var. Kuran’da da bunlar var ama, yaklaşımlar yorumlar farklı olabiliyor. Bakara Suresi’nde var mesela.”
Bakara Suresi’nin 28. ayeti
Utku’nun sözünü ettiği Bakara Suresi’nin 28. ayeti şöyle:
“Allah’a nasıl nankörlük ediyorsunuz/Allah’ı nasıl inkar ediyorsunuz? Siz ölülerdiniz, O sizi diriltti. Sizi yine öldürecek ve sonra diriltecektir. Nihayet O’na döndürüleceksiniz.”
Bu, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün tefsirinden. Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinde ise ayet şöyle:
“Allah’a nasıl küfrediyorsunuz ki, ölü iken sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra sizleri yine diriltecek, sonra da döndürülüp O’na götürüleceksiniz!”
Cavit Utku, medyumsal çalışmaların çoğunun da akşamları yapıldığına dikkat çekiyor. Bazı sanat ürünlerinin de geceleri yaratılabildiğini, daha anlaşılır bir dille ilhamın geceleri geldiğini anlatıyor.
“Bizim açıklamamız şahsen, psişik enerjinin kapıları gece açılır. Gece kapanır. Psişik dediğimiz ruhsal çalışmalar geceleri daha güzel yapılır. Birtakım hipnoz çalışmalarını gündüz biz de yapıyoruz. Hollanda’da çalışmalar yaptık bu konuda. Bir kişinin önceki hayatına gittik. Onun nerede yaşadığını, hangi mesleği yaptığını, nasıl öldüğünü ortaya çıkardık.”
Önceki yaşamın izleri
Cavit Utku devam ediyordu ama sözünü kestim. Kendi geçmişini incelemiş miydi acaba?
İncelediğini, ama konuşmak istemediğini belirterek, tekrar Hollanda’daki olaya dönüyor.
“Hollanda’da bu kişinin geçmişine giderek, geçmişte yaşadığı bir kazanın şokunu giderdik. Üç arkadaşıyla birlikte yanarak ölmüş, önceki hayatında. Ben onu geriye götürdüğümde o acıları yaşadı tekrar.”
Utku’nun bu söylediklerinden önceki yaşamda çekilen acıların, yeni bedende de hissedilebildiğini anlıyorum ben ama…
Öyle değilmiş meğer.
“Acılar çekilmeyebilir, çekilmez de izler kalmış olabilir. Mesela tabancayla öldürülmüş bir kişinin bedeninde iz kalıyor. Bir sonraki yaşamda doğum izi dediğimiz olaydır bu.
Obsesyon denilen olay var. Bedensiz bir varlığın bir canlıyı yönlendirmesidir obsesyon. Antakya tarafında çok ortaya çıkar. Psikiyatri, takıntı der buna. Eğer bu takıntı ise biz takıntının ötesinde ele alıyoruz.”
Peki psikiyatri tedavi edemiyor mu?
“Bazı hallerde edebiliyor, bazen edemiyor. Bilimi karşıma almak istemiyorum. Benim yaptığım çalışmada o kişi, bir varlık tarafından yönlendirilip etki altına alınıyorsa, biz onu ikna edip yolladığımızda o kişi nasıl iyileşiyor o zaman?
Bu da bir gerçek. Bir daha rahatsız edilmiyor.”
Tarikat şeyhinin rüyası
Utku, mucize dediğimiz olayları da, “4. boyutun enerjisinin, 3. boyutta kullanılması” olarak değerlendiriyor ve anesteziye tabi tutulmadan canlı canlı ameliyat edilme örneğini anlatıyor.
“Burada normal bilimin ötesinde, metapsişik dediğimiz bir olay cereyan ediyor. Bilim bunu inkar ediyor. Brezilya’da gerçekleşen bu olayda iki doktorun lisansı iptal ediliyor. Bunu inkar etmek yerine araştırmak daha doğru olur” diyor.
Ve rüyalara geçiyor Cavit Utku.
Öyle ki, bugünlerde rüya konusu oldukça ciddi… Zira başbakanlığa bir mektup gönderen emekli bir bilim adamı, rüyasında gördüğü tarikat şeyhinin, milli eğitim ve sağlık konusunda uyarılarda bulunduğunu anlatıyor ve bu mektup da resmi işleme tabi tutuluyor, önce Milli Eğitim Bakanlığı’na, oradan da gereğinin yapılması için YÖK’e havale ediliyordu. Hafta sonu gazetelerin manşetlerinde yer aldı bu olay…
Utku’ya göre, rüyalar iki türlü. Biri haberci rüyalar, diğeri ise günlük yaşamdan şuur altında iz bırakanlar…
Haberci rüya derken; tarikat şeyhinin birisinin rüyasına girip bugünün sağlık ve eğitim sistemine yönelik uyarılar yapmasını haklı çıkarmak gibi düşüncem olamayacağını bilmenizi isterim.
Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra tekrar Utku’nun anlattıklarına dönüyoruz.
Ruhlar aleminde hiyerarşi
Toplumsal ve kamusal düzendeki hiyerarşinin, ruhsal alemde de olduğunu ilk kez duyuyor ve şaşırıyorum.
“Ruhsal alemde hiyerarşik bir mekanizmaya inanıyoruz. Ruhsal alemde herkes aynı düzeyde değildir. Boyut olarak 7. boyuta kadar çıkar. Dikkat ederseniz, 7 kat yer, 7 kat gök ibareleri vardır. Bu 7, sıradan bir mesele değildir. Kuran’da 7 kademe vardır. Bunlar geçerli şeylerdir. Onun için bizim bahsettiğimiz 4. boyutun, bir varlığın ya da bir planın 3. boyuta müdahale etmesi bizim için olağan bir şeydir. Bizim üstümüzdeki bir mekanizma bizim boyutumuza hakimdir. Bizim hakkımızda her şeyi bilir. Ama biz onlar hakkında, tebliğ dediğimiz bilgiler verilmedikçe bir şey bilmeyiz.”
Bunalıma girmenizi istemem
Burada bitiriyoruz Cavit Utku’nun anlattıklarını. Utku ile bir yayınlık röportaj yapmıştım ama üç günlük diziye dönüştü. Nitekim dizinin iki gününde gelen okur tepkileri, bu konulara pek meraklı olduğumuzu gösterdi.
Biliyorum pek çok kişi “Devam etse, okuruz” diyecek ama, bu konuların, akıl sağlığına pek de yararlı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Bu yüzden hiç bir Bursa Hakimiyet okurunun bunalıma girmesini istemem.
Ama Parapsikoloji ve Ruhsal Araştırmalar Derneği’nin internet adresini verebilirim. ww.parapsikolojidernegi.org adresinde, bu konularda ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz. Ayrıca, Cavit Utku’nun stresi yenmek için hazırladığı müzik CD’lerinden satın alabilirsiniz. 25 liraya satıyorlar. En azından derneğin kirasını karşılamak için… -BİTTİ-