• Murat Yanıklar adını son zamanlarda sıkça duyuyoruz. Bursaspor’u dirilten Levent Kızıl yönetiminin beyinlerinden biri…
  • Türkiye’de elektronik ticaret dendiğinde ilk akla gelen turkticaret.net’in fikir babası ve genel müdürü…
  • İnternetteki dünya devi Google ile pazarlama ortaklığı imzalayacak kadar işinde başarılı olan, ödüllü genç bir girişimci…

Murat Yanıklar, Bursalı… Merinos’tan işçi emeklisi baba ile ev hanımı annenin oğlu. Reyhan’da doğmuş büyümüş, ilkokulu Reşitpaşa’da, ortaokul ve liseyi Süleyman Çelebi’de okumuş. Ortaokul yıllarında 6 yıl Bursa Devler Tiyatrosu sahnesine çıkmış. Feyha Çelenk’in eşi Ali Cengiz Çelenk adına düzenlenen kursa katılmış, 6 oyunda rol almış.
Ne tür roller mi?
İlki figüranlıkmış. Kısmet adlı oyunda, 5 kız babasına 6. kızının doğduğunu haber verip karşılığında tokat yiyen figüran…
Başka?
Biga 1920, Keloğlan’la Zülfüsarı, Midas’ın Kulakları adlı oyunlar…
Örneğin, Biga 1920’de başroldeki 3 isimden biriymiş. 10-11 yaşlarındaymış o zaman…
Peki şimdi yaş kaç?
“Aralık’ta 30 olacak. 29 küsur yani?”

Bursaspor’da futbol

Kendisi devam ediyor:
“O sıralar top da oynuyordum. Bursaspor PAF’ta oynadım son iki sene. Rahmetli Ercüment Hoca (Şeftalioğlu) vardı, hem tiyatroya gidip, sporla uğraşıp, bir taraftan da üniversiteye hazırlandım. Üniversiteyi de kazandım o sene. Hem de matematik bölümü. Bir taraftan sanat, bir taraftan spor, bir taraftan bilim. Ailemin de önerilerini dinleyip okulu tercih ettim.”
Bursa’da dikkat çekiyor Murat Yanıklar. Bugün pek çok kişinin girmek isteyip de giremediği Bursaspor yönetim kurulunda…
“O benim için hep hayaldi. Benim yaptığım tek şey, hayallerimi gerçeğe dönüştürmeye çalışırım. Bizde şöyle bir problem vardır. Düşünürüz, fakat birinin yaptığını gördüğümüz zaman ‘Ben bunu düşünmüştüm’ deriz. Ben hayatımı keşke dememek üzere yönlendirmeye çalışıyorum. Aklımdaki bir şeyi uygulamaya geçirmeye çalışıyorum. Fark aranıyorsa fark bu, ben sadece yapıyorum.

Hayalini gerçekleştirdi

Bu yüzden Bursaspor yönetiminde yer almak da benim için bir hayaldi. Küçüklüğümden beri hep demişimdir, Bursaspor’da görev alacağım, iyi işler yapacağım diye. Bu sene de böyle bir imkan doğdu, bir asbaşkanlık yürütüyorum.”
Murat Yanıklar bundan 2.5 yıl kadar önce yine Bursa’da ilk kez yapılan bir uygulamayla da gündeme gelmişti. Oğlu Arda doğduğunda, göbek kordonunu, Amerika’ya, kan bankasına göndermişti. İleride olası hastalıklarda kök hücre gereksinimini karşılamak için…
“Bazı bilimsel çalışmalar var. Bir çok hastalık, yeni hücreler enjekte edilerek tedavi yöntemleri araştırılıyor, geliştiriliyor. Daha doğum sırasında göbek kordonundaki kök hücrelerin saklanma yöntemi, onun da ileride tedavi amaçlı kullanılabilmesiydi. Bir çare mi? Değil… ‘Keşke’ dememek için, böyle bir şey varsa yapmak gerekiyordu. Allah öyle bir dert vermesin de kullanmayalım.”

Arda’nın önündeki dünya

Şu bir gerçek ki Arda’nın önündeki dünya, şu an babasının gördüğünden farklı olacak. Zira son model bir elektronik oyuncakla oynuyor.
“Annem babam radyo başında büyümüşler, masal dinlemişler, televizyon dahi yokmuş. Ben bilgisayara yetiştim. Onunla büyüdüm diyebilirim. Oğlum her türlü elektronik alet ve oyuncağa sahip. Kendimce şunu hiç yapmayacağıma inanıyorum. Şu işi yap, buna yönlen, şöyle yap demeyeceğim. Tek yapabileceğim şey doğru bir şekilde öğrenim görmesini sağlamak, olanakları sunmak. O’na sorarsanız ne olacağını, futbolcu olup Bursaspor’da oynayacağını söyler.”
Eeee armut dibine düşer tabii…
Şirketlere web sitesi zorunluluğu geliyor: “Arsa yok” mazeret değil!
turkticaret.net’teki başarısından ötürü interneti sormak gerek Murat Yanıklar’a. Türkiye internetin neresinde?
“İnternete geçebilmek için önce bilgisayarlaşmamız gerekiyor. Türkiye’de bilgisayarlaşma konusunda problem var. Şirketlerde bilgisayar yatırımı yapılıyor diyoruz ama bu oran hala yüzde 25’ler seviyesinde, artması gerekiyor. Evlere baktığımız zaman daha düşük. Türkiye’de 7 milyona yakın internet kullanıcısı var deniyor. Bunların içinde internet kafelerden, farklı yerlerden sayılan kullanıcılar da var.”

Elektronik ticaret

Bilgisayar kullanımı konusunda geçmişimizin çok eski olmadığı, Yanıklar’ın sözleriyle ortaya çıkıyor. 1990’lı yıllarda çıkan muhasebe yazılımları sayesinde işletmelerde hızlı bilgisayarlaşma süreci yaşandığını söylüyor. Bilgisayarın evlere girmesini de internetin sağlayacağını belirtiyor.
“İnternet bir derya… Ne ararsan var. Ama onu sağlayan da, yine internet kullanıcıları. Her yeni kullanıcı internete yeni bir veri katıyor. Bu bir topluluk zaten. Yeni yeni kişilerin katılmasıyla büyüyor bu topluluk. Geçenlerde elektronik ticaret verileri açıklandı. Tüm dünyanın yüzde 10’u internetten bir kez ticaret yapmış şu ana kadar. Bu da kredi kartı verilerinden tespit edilebiliyor. Baktığımız zaman dünya geneli için iyi bir sayı. Tüm dünyanın yüzde 10’u ise önümüzdeki yıllarda bu oran artacak. 15 yılda yüzde 50’lere ulaşacak bir rakam. Pazar çok hızlı büyüyecek. Türkiye’de internetleşmeyle ilgili hem bireyselde ciddi çalışmalar yapılıyor, öğrencilere, öğretmenlere yönelik, hem kurumlara…”
Hazırlığı yapılan yeni ticaret yasasının, her şirkete web sitesi yapma zorunluluğu getireceğini anlatıyor Murat Yanıklar…
Eyvah demek oluyor ki pek çok şirket sahibi, Banu Alkan gibi çıkacak ortaya “Benim site yapacak arsam yok ki!” diye feryat figan ağlayacak.
İşin eğlencesi bir yana, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne kayıtlı 1.3 milyon şirket olduğunu hatırlatıyor Murat Yanıklar ve devam ediyor:
“Bilgisayarı, interneti olsun olmasın, bir şirkete bilgisayar, internet, elektronik posta kullanımı, web tasarımından oluşan bütün süreçleri tamamlatıyorsunuz. Web sitesi yaptıktan sonraki aşama elektronik ticaret yapmaktır. Devlet yasayla elektronik ticaret yapmaya hazır hale getirecek şirketi.
Bu yasa Türkiye’de bilgi toplumuna geçiş için çok önemli bir adım olacak.
Bunun yansıması sadece işletmelerle kalmayacak. Çok fazla katma değerli servisler yaratacak. Türkiye’de bilişim, teknoloji ve yazılım çok büyüyecek. Özellikle reklam sektörü büyüyecek. Çünkü bu kadar web sitesi ziyaretçiye ihtiyaç duyacak. Bu ziyaretçiyi en iyi yerlerden almaya çalışacak. O yüzden yeni atılımlar var, yeni servisler de çıkacak.”

Google ile ortaklık

Geleceği görmek diye buna denmez mi? Bu nedenle turkticaret.net’in başarısını yadırgamıyoruz. Hele hele, dünya devi Google ile pazarlama ortaklığı anlaşması imzalamasını da…
“Evet Google dünya devi. Piyasa değeri 118 milyar dolar. Türkiye pazarına girmek istiyordu. Araştırma yaparak bizi bulmuşlar ve teklif sundular. Türkiye’de ortak pazarlama yapabileceğimiz, lider, önemli bir firma arıyoruz dediler.
Bir önceki haftaya kadar detaylı görüşmelerimiz sürdü ve anlaşma sağladık.
Ne fayda sağlayacağız bu işbirliğiyle? Google dünyanın en fazla ziyaret edilen arama motoru olarak, çok fazla ziyaretçi kitlesini bulunduruyor, ilgili web sitelerine yönlendiriyor…
Firmalar veya web sitesi sahipleri için temel sorun ön sırada listelenmektir ve daha fazla ziyaretçi almaktır. Google’ın bununla ilgili ücretli ürünü de var aynı zamanda.

Google‘da reklam hediye

Örneğin Bursa yazıldığı zaman, içinde Bursa yazanlar gelir bir de sağ tarafta reklam alanı gelir. O reklam alanlarını satıyor Google. Onlarda da her tıklama başına ücret alır. 1 kuruş, 10, ya da 20 kuruştur, kelimeye göre fiyatlandırma yapılıyor. Biz her müşterimize, web sitesinin orada yer alması için ücretsiz olarak o yeri veriyoruz. Aslında değeri 50 lira. Bu şu demek. Bir web sitesi yapmanın amacı ziyaretçi almaktır. Web sitesi yapmakla ve bulundurmakla kalmıyoruz, artık ziyaretçi getirmeyi de garanti ediyoruz. Bu Türkiye için yeni bir trend. Yeni bir trend başlatıyoruz.”
turkticaret.net’in 41 bin web hosting müşterisi olduğunu belirtiyor Murat Yanıklar ve bunların tümünün Google’da ücretsiz reklamın yayınlanacağını belirtiyor. Üstelik bunun toplam değerinin de 2 milyon YTL’yi bulduğunu anlatıyor. Her yeni müşteriye de bu olanağı sunacaklarmış.

Beyin var, sermaye de var ikisinin buluşması lazım

Google’ın şu an 32 yaşında olan yaratıcıları Larry Page ve Sergey Brin’den bahsediyoruz. Sonra yine iki genç tarafından çıkarılan, internet üzerinden görüntülü telefon görüşmesini sağlayan skype programının e-BAY tarafından 4.2 milyar dolara satın alındığını hatırlatıyor.
Bu gibi çalışmaların Türkiye’de de çıkacağından emin Yanıklar. “Bu bir yazılım işi. Düşünme ve donanım işi. Güçlü donanımlar olması gerekiyor. Bunun için sermaye ihtiyacı doğuyor.
Bizim en büyük sorunumuz, sermaye. Yapılabilecek çok şey var aslında.”
Öyle anlaşılıyor ki beyin olarak eksiğimiz yok?
“Yok. İnternette yapılabilecek ne varsa biz yaparız Türkiye’de. Her şeyi yaparız.”
Türkiye’de beyin var, o beyne inanıp yatırım yapacak sermaye yok? Böyle özetleyebiliriz durumu.
“Aynen bu” diyor Murat Yanıklar, “Türkiye’deki durum bu. Sermaye çok tabii ki. Sait Tosun gibi (turkticaret.net Yönetim Kurulu Başkanı) sermaye sahiplerinin ortaya çıkması gerekiyor.
Örneğin bizim başlangıç noktamız. Benim bireysel olarak Sait Bey’e gelip proje anlatmam bir fikirdi, sermaye ihtiyacı vardı. Şu anda ikimizin birlikte başkaları için sunabileceği çok daha büyük hacimli fikirler var.”

Bursa’dan umutlu değil

Bir de güven sorunu var galiba bu konuda. Özellikle gençlere karşı “Hadi ordan uçuk” tarzı…
“Türkiye’de şöyle bir problem yaşıyoruz. Bu alandan para kazanılmadı. Sermayeler hep ticaret ve sanayiden geldi. Bu alanın riski yüksek. Kazanç olarak bakarsanız örnek Google. Piyasa değeri 118 milyar dolar.
En önemli şey beyin, yani insan kaynağı. Türkiye’de bu var. Sadece sermaye ile bu insan kaynağını bir araya getirebilmek önemli. İşadamı kimliğini taşıyanlar için bir yatırım alanı şu anda. Onlar için bir fırsat. Sanayicilikle işadamı kimliği iç içe olanlar bu alanı göremiyorlar. Bursa’ya baktığımızda bu sorun kolay aşılabilecek bir sorun değil.”

İnternetteki tehditler

Bilginin tek elde toplanmasının doğuracağı sakıncalardan bahsedilerek Google’ın genç patronlarına “Big Brother” yakıştırması yapılıyor. Böyle bir tehdit var mı gerçekten?
“Niye olsun ki? Bilgiyi oraya kim veriyor? Kullanıcı. Kullanıcı bilgiyi vermezse orasının ne anlamı kalır?
İnternetin geleceği tartışılıyor. İnternet Amerika’nın kontrolünden çıksın diyen de var, Amerika’nın kontrolü olmazsa çöker diyen de… Amerika’nın elinden çıkacağını sanmıyorum. Çünkü bu bir güç. O nedenle BM’ye ya da farklı bir yapılanmaya devredilecek bir durum olacağını sanmıyorum, düşünmüyorum da…
Nihayetinde internetin kökü 13 sunucudan ibaret. 10 tanesi Amerika’da, 1’i Japonya, 1’i Finlandiya, 1’i de galiba İsveç’te. DNS’lerin, IP adreslerinin toplandığı kök sunucular bunlar. Kullanıcı kendine en yakın olanına gidiyor önce, oradan yönlendiriliyor. Yani internet dediğimiz global ağ bağlantısını sağlayan 13 makine.

Türkiye henüz bir cookie!

Bir internet adresi yazdığınızda o 13 server dan birine gidiyor ve oradan yönlendiriliyorsunuz. Böyle kritik bir yanı da var. İnternette attığın her adımın kontrol edilebilme imkanı var.
Her makinede şu an Windows varsa, her bir makinede internet varsa…”
diyor Murat Yanıklar gerisini siz anlayın.
Ve son sözü, “Globalleşme bir trend. İçerisinde fırsatlar olduğu kadar tehditler de var. Bu tehditleri fark edip önlemlerimizi almamız lazım” oluyor.
Neydi çerezin internetteki adı? Cookie…
Türkiye internet pazarında henüz cookie durumunda.
Ne dersiniz?

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır