İsrail’in, Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara adlı gemiye baskınıyla birlikte yaşananların yankıları sürerken, Hacı Tonak’tan, bundan 41 yıl önce Filistin’de katıldığı mücadeleyi dinlemiş ve dün başlamıştık aktarmaya…
Devam ediyoruz…
Bilenler biliyor Hacı Tonak’ı… Ama hatırlatmakta yarar var. Türkiye’nin yakın tarihinde iz bırakan, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) adlı örgütün üyelerinden biriydi Tonak…
Bugün “üç fidan” denince akla gelen Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ların yoldaşı…
Halen Bursa Gazeteciler Cemiyeti bünyesindeki yayınların editörlüğünü yapan Hacı Tonak’a, biraz da çekinerek sordum soruyu:
“O mücadeleden geriye kalan ne oldu?”
Anlattı:
“Gittik geldik, neye yaradı? Filistin mücadelesinin, salt bir Arap milliyetçi hareketi olmadığını göstermeye yaradı. Filistinliler açısından çok da önemli olduğunu sanmıyorum. Bir de şöyle bir yararı olmuştur. Yabancı bir ülkeden birileri gelip, sizin kavganızı kendi kavgası sayıyor. Ora halkı için motive edici bir rolü olmuştur. Filistin davasına çok büyük katkılarda bulunmuş değildik.”
İdealist Türk gençlerinin dünya görüşleri Filistinlilerle birebir uyuşmuyordu elbette… Ayrıldıkları şeyler de vardı. Örneğin Filistinliler “siyonizm” ve “emperyalizm” derlermiş, oysa kendileri bu kavramı kabul etmezlermiş…
Devam ediyor Hacı Tonak:
“Çünkü siyonizmin beslendiği kaynak da emperyalizmdir. İsrail devleti gerçekten de emperyalizme sırtını dayamış, her türlü desteğini oradan alan, o sayede de uluslararası hukuku, savaş hukukunu ve yerel hukuku tanımayan savaşçı bir ülke…
Bu çağda böyle bir devlet olmaması gerekir. Savaşçı yapı, demokrasi yokluğu, bazılarının sırtından sopayı indirmeme politikasını getirir. İsrail emperyalisttir, faşisttir, militerdir, aynı zamanda siyonisttir de…”
Geliyoruz, güncel meseleye… Görünürde İnsani Yardım Vakfı tarafından organize edilen ve Mavi Marmara adlı gemiyle çıkılan yolculuğun amacı, Hacı Tonak’a göre gerçekten insani yardım mıydı?
“Hayır değil. İslami yardım! Biz de Filistinlilere sosyalistler olarak gittik. Her ne kadar bizler sosyalistlerin yanına gitmediysek de, El Fetih’e gittik ve sosyalist dayanışma sunduk. Bugün yapılansa din kardeşliği desteği… Doğru olduğunu düşünmüyorum. Filistin’in insani yankılara ihtiyacı var. Dinsel görüşün ağır bastığı politika Filistin açısından bir çıkmaz… Bu mücadelede dine dayandırılan her temel çürük kalmaya mahkûm…”
Sohbet sırasında nasıl bir soru sordum da böyle bir yanıt verdi Hacı Tonak bilmiyorum ama tespiti çarpıcı:
“Zenginlik, büyüklük desen Araplar’da var… Fakat İsrail, bilimin, aklın egemenliğini tanımış… Bu amaçla örgütlenmiş, bunun rehberliğinde savaşıyor, bu doğrultuda politikalar izliyor. Son derece modern üniversiteleri var. Dünya ölçüsünde bilim adamı yetiştiriyor, kadın erkek ayrımı yapmıyorlar.
FKÖ o yıllarda laik bir örgütlenme içindeydi. El Fetih’te bile kadınlar cephedeydi. El Fetih en muhafazakar kanat olmasına karşın… Hiçbir zaman militanlarını dini motiflerle eğitmedi. İman gücüyle olmayacağını belletti. Bu nedenle Filistin, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Mısır başta olmak üzere tüm Arap dünyasının ihanetine uğradı. Demokratik programı bunların hiç birisiyle uyuşmuyordu çünkü…”
YARIN: Erdoğan’ın Arap liderlerden farkı yok

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır