Kısaca sosyal medya denilen, facebook, twitter, youtube gibi internet siteleri, bilgisayar kullanıcılarının hayatında önemli bir parça oldu. Umutsuz ev kadınlarına, eş ya da flört arayanlara umut, topluma verecek mesajı olanlara özgür bir kürsü, mal ya da hizmet üretenlere pazarlama aracı oldu.
Medya Takip Merkezi, sosyal medyanın, iş yaşamının da ayrılmaz bir parçası haline geldiğinden yola çıkarak bir araştırma yapmış. Şirket yöneticilerinin yüzde 40’ı günde birkaç kez, yüzde 36’sı da günde en az bir kez bu yeni mecrayı kullanıyormuş.
Sosyal medyanın markalar için de önemi büyük… Bilinirliği yüksek markalar da iletişim planlarına çoktan dahil etmişler sosyal medyayı…
* * *
Bilim insanları da kafa yoruyor bu konuya… Bazı üniversitelerde bu alana yönelik kürsüler var. İşte bu bilim insanlarından ikisi, iletişim uzmanı BTSO eski Genel Sekreteri Tolga Yücel sayesinde ilk kez gerçekleştirilen bir organizasyonda buluştu.
Twitter üzerinden konferans: Kısaca twitconf…
Konu ise “Markaların küresel krize karşı sosyal medyada yaratabileceği fırsatlar…”
29 Eylül tarihinde gerçekleştirilen konferansın içeriği Bursa Hakimiyet Gazetesi’nde yayınlandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Özmen, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türker Baş, twitter üzerinden gerçekleştirilen konferansta moderatör Yücel’in sorularını yanıtlamışlar.
Tolga Yücel’in, küresel krizin pazarların daralmasına yol açacağını belirterek, markaların, coğrafi bağımsızlık için sosyal medyayı nasıl kullanmaları gerektiğine yönelik sorusuna Prof. Türker Baş’ın verdiği yanıt çarpıcı:
“Sosyal medya müşteri beklentilerini anlamanızı kolaylaştırır. Bu konu kriz dönemlerinde daha önemli… Son röportajında Muhtar Kent’e kola ile mentos patlatan gençleri sordular. O da kontrol etmeye çalışmadıklarını anlamaya çalıştıklarını söyledi.”
* * *
Öyle ya… Mevcut müşteri ve hedef kitlenin davranışlarını, rakiplerin pozisyonunu bilebilmek, markalar için önemli… Bilgisayar başında sosyal medyanın sunduğu avantajlarla müşteri yönelimini saptayabiliyor, tehlikeleri sezebiliyorsunuz. Ancak Prof. Şule Özmen’in uyarısı var:
“Öncelikle rekabet pozisyonunu saptamak, rakipleri anlamak için e-dünya önemli bir kaynak. Daralan pazar demek satışa dönüşecek müşteriye daha odaklanarak pazarlama yapmayı gerektirir. Yani kendi müşterinize dönüştüremeyeceğiniz kişi ya da kurum için boşa emek ve para harcamamak için sosyal medya… Sosyal medyayı kullanırken bu işin entegre pazarlama iletişiminin bir parçası olduğunu unutmamalıyız.”
Özetle;
Markalar da artık “panpiş” peşinde… Panpişini hoşnut eden kazanıyor!