Birkaç gündür elimde gezdirip, sindire sindire okuduğum bir kitap var. Adı “S*ktir et”… Yazarı John C. Parkin… Kitabın sloganı da “Hayatta hiçbir şey senden önemli değil”…

Kitabın adını oluşturan iki kelimeyi, daha erken yıllarda demeyi becerebilseydim, bugün daha huzurlu bir insan olurdum herhalde… Memleketin, dünyanın hallerini gördükçe huzursuzluğum hep artıyor çünkü…

Geç kalmış olmakla birlikte bu iki kelimeyi ağız dolusu sarfettiğimde, aynen John Parkin’in dediği gibi kendimi iyi hissediyorum.

Memleket hallerine dertleniyorum ya, iktidara alternatif olamayan muhalefetin hallerine bakıp derde dert katmaktansa “s*ktir et” diyorum ağız dolusu, rahatlıyorum…

Hele hele muhalefet, “ağzım yüzüm” deyinceye kadar, atı alan iktidar Üsküdar’ı geçmişse, halktan da ilgi görüyorsa diyecek bir şey kalmıyor.

* * *

Henüz görmeden dünkü yazıda bahsetmiştik ya, AKP Bursa İl Başkanlığı Seçim Koordinasyon Merkezi’nden… Dün gördük… Hayranlıkla izledik!

İl Başkanı Sedat Yalçın ve SKM Başkanı İsmail Hakkı Edebali birlikte tanıttı teferruatlı bilgisayar yazılımını… Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarıyla uyumlu, gruplandırmalara göre SMS geçebilen bir yazılım… Daha da önemlisi 17 Nisan itibariyle başlayacak seçim propaganda dönemi boyunca planlanmış 20 bin 335 faaliyet…

Hangi milletvekili adayı, ilin ve ilçenin hangi ekibiyle, hangi noktada, ne tür faaliyette bulunacak? Esnaf ya da pazaryeri ziyareti mi, ev sohbeti mi, yoksa kahvehane mi? Hepsi şimdiden belirlenmiş…

Propaganda döneminde bir yerde etkinlik ihtiyacı mı doğdu? Hemen yazılım üzerinden talep iletiliyor, merkez değerlendiriyor, uygunsa programa ilave ediliyor ya da var olan değiştiriliyor.

* * *

Program, milletvekili adaylarıyla birlikte, çalışacağı ekiplerin performans değerlendirmesini de yapıyor. Kimin katılıp katılmadığının çetelesi tutuluyor, 9 kusurlu hareketten birini yapan sarı kartı görüyor!

Seçim kampanyası boyunca yapılacak 20 bin 335 faaliyetin yüzde 17’si esnaf ve pazaryeri ziyareti, 29’u ev sohbeti, 15’i de kahvehane… İlçelerin demografik yapısına göre değişiyor ağırlık verilen alanlar… Örneğin Nilüfer’de ağırlık ev sohbetine verilmiş, Yıldırım’da da kahvehaneye…

Bununla kalınmamış, 444’lü bir hat üzerinden milletvekili adaylarına sesli mesaj sistemiyle ulaşma düzeneği de kurulmuş partide…

* * *

Edebali’nin ekran üzerinden tanıtımı sırasında İl Başkanı Yalçın, “sahile de bakalım” diyor. Mudanya inceleniyor. “Sahil” kelimesi, referandum sonuçlarından ötürü AKP’liler için pek de iyi çağrışımlar yapmıyor ama ilk akla gelen “Yap propagandayı at denize, balık bilmezse alık bilir” oluyor.

* * *

Her sandıktan 9 partilinin sorumlu olduğunu ve 4 yıl boyunca o sandığın seçmenlerini izleme görevini de dikkate alınca, “AKP kazanmasın da kim kazansın” diyesi geliyor insanın… Ayrıca veresi de geliyor!

Dünya görüşüme uysa, hiç sorun değil…

…de uymuyor işte!

O yüzden başa dönüyorum… İktidarını da, muhalefetini de…

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

Yoruma kapalıdır