Osmangazi Belediyesi’nin girişimiyle, TOKİ tarafından gerçekleştirilen Bursa Doğanbey Kentsel Dönüşüm Projesi’nde sular bir türlü durulmuyor.
Hak sahiplerine Halkbankası’nda imza atmaları için dayatılan, altına şerh düşülmesine kesinlikle izin verilmeyen hukuka aykırı sözleşmenin havayı iyice gerdiğini daha önce duyurmuştuk.
Gerilimin tırmandığı geçen ay Bursa Valisi Şahabettin Harput devreye girdi ve TOKİ’de bir görüşme ayarladı. 11 Eylül günü Ankara’da yapılan görüşmede hava yumuşadı. DOKOB Başkanı Mehmet Aslan, görüşmenin ardından Ankara’dan iyi haberler beklerken, önceki gün karakola çağrıldı.
Gerisini kendisinden dinleyelim:
“Doğanbey Konutları Komşu Birliği Derneği (DOKOB) www.dokob.org ile www.tokidoganbey.com adlı internet sitelerimizdeki yazılarla halkı galeyana getirdiğimiz, kışkırttığımız, suça teşvik ettiğimiz gerekçesiyle TOKİ hakkımızda suç duyurusunda bulunmuş. Çarşı Karakolu’na çağrıldım.
Mağduruz demek, hakkımızı istiyoruz demek nasıl suç olabilir anlaşılır gibi değil. Tüketici Kanunu’na dayanarak evlerimize girmek istedik, ‘Hakkınız yok, evler henüz sizin değil, giremezsiniz, girerseniz de işgalci durumuna düşersiniz’ diyorlar.”
Tehdit tehdit üstüne
Doğanbey konutlarıyla ilgili yazdığımız yazılar yüzünden bazı kamu görevlilerinden bizler bile dolaylı tehditler alırken, DOKOB Başkanı Mehmet Aslan ile başkan yardımcısı Emrah Tepe kim bilir nelere maruz kalıyor?
Sorduk, duyunca şaşırdık. Neler olmuş meğer!
Kamu görevlileri tarafından “kışkırtılan” bir kadın hak sahibi, Mehmet Aslan’a ağır hakaretler etmiş. Aslan sakinleştirmeye çalışırken kadın üstünü başını dağıtıp, iç çamaşırlarıyla kalmış. Aslan’ın kendisine saldırdığını söyleyerek de şikayetçi olmuş. Dava açılmış. Aslan, “Neyse ki 8-10 şahidim var. Yoksa çıram yanmıştı” diyor.
Başkan yardımcısı Emrah Tepe’ye de gece yarıları bile taciz telefonları geliyormuş. Özellikle, TOKİ’ye ait olduğu bilinen 312 kodlu resmi daire telefonlarından aranıp taciz ediliyormuş sürekli..
98 milyon indirim
Mehmet Aslan, mağdurları örgütleyerek, dayatılan sözleşmelere imza atmamalarını önerdiklerini ve çıkarılan fiyat farklarında toplam 98 milyon lira indirim sağladıklarını hatırlatarak şöyle diyor:
“İnsanlar evlerine girsinler artık. En son önümüze konulan sözleşme için de, yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla şerhini düşmek istiyoruz. TOKİ neden bu kadar korkuyor. Yapılan her şey yasaya uygunsa, hukuktan niye korkuyorlar?”
—DÖRT DÖRTLÜK—
Adını yazmadım ey mühürdar
Tehdit ettin ama sanma havadar
Mesaj kafiyede gizli dikkat et
Ederler sana dünyayı dar!