Halkın gözü, kulağı, dili olma iddiasındaki biz gazetecilerin yeni yıla girerken okura güzel mesajlar vermesi, geleceğe yönelik umut aşılaması gerekir. Olumsuzluklar içinde umut aşılamak ne kadar da zor oysa.. Sadece yerele odaklandığımızda dağ gibi sorunlarla boğuşuyoruz her gün.. Ülke ve dünya meselelerine kafa yormak hak getire..
Her ne kadar “her şeyin başı sağlık” desek de, günlük gaileler sağlığımız elden gidinceye kadar kendimizi kaybettiriyor her birimize.. Yaşadığımız tüm problemleri unutmamızı, geri plana itmemizi sağlayan sağlık sorunlarımız her geçen gün artıyor. Tıp bilimi ne kadar ilerlemiş olsa da, mekan ve kadro yetersizlikleri, tedavi hizmetlerinde kuyruk oluşmasına neden oluyor.
Yok yok, bugün sorunları sıralamak yok..
Bugün yeni yıla gireceğiz. Gülerek, eğlenerek.. Vur patlasın çal oynasın gecesi bu gece.. 2012 yılını gülerek karşılayacağız ki, bir yıl boyunca gülelim diye..
Kırmızı iç çamaşırı giyer pek çok kimse, şans getirsin diye. Getirdiği olmuş mudur şimdiye kadar bilmeyiz.
Şunu biliriz ki, yaşamı güzelleştirmek insanın kendi elinde..
Şans mı?
Olmadan olmuyor elbette. Hani derler ya “baht açıklığı” diye.. Bazıları vardır çok açıktır bahtı, bazılarının ise demir kafes içindedir, açılması mümkün değildir.
Yazıda belli bir alanı dolduracağız diye laf ebeliği yapmayalım. Şansınız, şansımız açık olsun yeni yılda.. Ama “önce sağlık” diyerek, dolu dolu dört dörtlükle bağlayalım.
Bir günlüğüne de olsa verelim dertlere fasıla
Çalsın sazlar, söylensin şarkılar katılalım fasıla
Bu gece şapkadan başka bir şey takmayalım kafaya
Yarın bakalım, 2012’de artıya geçmiş mi hasıla