Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gece hasta refakati sırasında yazılacak bir yazının konusu sağlık olmaz da ne olur ki?
Başlayalım bakalım..
Öncelikle vurgulamalıyız ki, doktorluk, mesleklerin en kutsalı! Ancak önceki gece hastane nöbetim sırasında facebook aracılığıyla bana refakat eden doktor arkadaşımın söylediğine göre, meslek mensupları dışında böyle düşünen sayısı oldukça az!

Şimdi..
Eğitim süresi hekimlik kadar uzun olan başka bir meslek söyleyin bakalım!
Söyleyemezsiniz, yok çünkü!
Eğitim süresini de geçtik. Namahrem saydığımız vücudumuzu çekinmeksizin doktordan başka kime gösteririz?
En kestirmesi, yaşamımızı kimin ellerine bırakırız?
Ameliyata giren herkese onam formu imzalatılır. Kim okur böyle bir formun tamamını?
Kimse!
Hastanın doktora güvenmekten başka çaresi yoktur ki.. Peki, neden imzalatılır o form? Kötü niyetli kişilere ya da hastanın kaybedilmesi durumunda yakınlarının tazminat istemine karşı doktoru korumak için..
Biliyoruz ki onlar Hipokrat yemini etmiş, mesleki bilgi ve deneyimini sadece ve sadece insanları sağlığına kavuşturmak için çalışan kimseler..
Mesleğinin vazgeçilmezliğini daha çok paraya tahvil etmeyi düşünen, eden yok mu? Var elbette..
Eğer bugün hem siyasi iktidarın, hem halkın doktorluk mesleğine bakış açısında bir arıza varsa da bunlardan ötürü..
Türkiye’de sağlık sistemi tıkır tıkır işlemiyor. İşlemediği için de sürekli bir şeyler değişiyor. Bilsek ki, değişikliklerin temeli çıkar ve kayırmaya dayanmıyor, destekleyelim.
Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, 2 Kasım’da Resmi Gazete’de yayınlanan “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile devlet hastanelerinin işletmeye dönüştürülmesinin sağlıkta yaşanan eşitsizliği derinleştireceğini savunuyor.
İlk soru şu elbette.. Meclis çalışıyor durumdayken neden kanun hükmünde kararname?
KHK ile Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmeti sunmayı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na bırakıyor. Bakanlık sadece denetleyici olacak..
Olabilir, ancak Bursa Tabip Odası’nın bu aşamadaki kaygısı da, kurum kadrolarının niteliğe bakılmaksızın partizanca doldurulacağı yönünde..
Bu da fark etmiyor, zira mevcut kadrolar aynı yöntemle doldurulmuş durumda. Bu aşamada eleştirilebilecek tek şey kalıyor. Devlette yandaşlar için yeni makamlar yaratılması..
Olsun canım ne olacak sanki!
Boş verin siz böyle şeyleri kafaya takıp da sağlığınızı bozmayın! Sağlığınız bozulup da o kurumlara işiniz düşmesin diye dua edin!

—DÖRT DÖRTLÜK—

Doktora ödeniyor bıçak parası
Kapanmıyor sağlığın yarası
Sistemde kayıp çok, çalan çalana
Kaynaklar yandaşa ekmek arası

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

Yorumlayın