Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis toplantısı için önceki akşam odaya gittiğimizde, yönetim kurulu üyeleri, başkanla birlikte toplantıdan çıkıyordu. Yönetim kurulu üyesi, eski milletvekilli Fahrettin Gülener“Başkan bizi çok çalıştırıyor” dedi. “Başkanı çalıştıran siz olmayasınız?” diye karşılık verdim. Gülümsedi. “Projeleri birazdan başkan açıklayacak” dedi.
Nitekim BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın, kürsüden açıkladığı eğitim projeleri, Fahrettin Gülener’in eğitimci kişiliği ile özdeşleşen konulardı.
O ulvi eğitim projelerini, bizzat Başkan Burkay’ın sözleriyle aktaralım.
Şöyle diyordu Burkay; “Büyük hedefler için en çok nitelikli yetişmiş insan gücüne ihtiyacımız var. Ekonomik kalkınmanın yolu mesleki ve teknik eğitimden geçiyorsa, BTSO da bunun lokomotifi olmalıdır demiştik. BTSO Eğitim Vakfı olarak, kentimizin insan kaynağı potansiyeline katkı sağlamak adına, BTSO Vakfı Meslek Yüksekokulu kurmak için çalışmalara başladık.”
Üniversite de kurulacak
DOSAB’da, BUTGEM’in bulunduğu alanda gerçekleştirilecek projenin nihai hedefi, burasını eğitim kompleksine dönüştürmekmiş. “Ortak aklı esas aldık” diyor Burkay… Eğitim ve sanayi alanlarına önderlik eden kişileri, BTSO Meslek Yüksekokulu projesinin detaylarını belirlemek üzere bir araya getirmişler.
Okulda açılması istenen bölümler de, önceki akşam bir anket formu aracılığıyla BTSO Meclisi üyelerine soruldu.
Önceki yönetimlerin de büyük önem verdiği ve ciddi yatırımlar yaptığı eğitim alanında yeni tek proje meslek yüksekokulu değil elbette.. Burkay yönetimi, vakıf toplantısında BTSO Üniversitesi kurma kararı da almış..
Bursa’nın gelişmişliğine dikkat çekerek, en az 15 üniversite olması gerektiğine vurgu yaptı Başkan Burkay.. Kuracakları üniversitenin, Bursa’daki mevcut üniversiteleri rakip değil, ortak olarak göreceğini de ısrarla belirtti.
Aidatlar eğitime gidiyor
Mayıs ayında yapılan seçimler öncesinde, BTSO’nun aldığı aidatlar şikayet konusu olmuştu. Üyeye bir faydası olmadığı iddia ediliyordu. Hala daha aynı iddiada olanlar var.
Eskiler almadığı gibi, yeni yönetim de bu şikayetleri hiç dikkate almadı. İyi de yapıyorlar. Zira o aidatlar olmasa, bu eğitim yatırımlarının olması mümkün değil.
“Ödediğimiz aidatların bize faydası yok” diyenler de, “fayda”yı hep bireysel açıdan değerlendiriyor. Geçenlerde bir işadamının, “Yıllardır aidat öderim, sadece bir kere bir eğitim seminerinden ücretsiz yararlandım” demesi, kişisel yaklaşım ürünü bir düşünce..
Ona, BTSO’nun eğitim yatırımlarını hatırlattım. “Birlikte çalıştığınız, çalıştırdığınız elemanların eğitimli, yetişmiş olması sizin, kentin ve ülkenin yararına değil mi?” deyince, sustu.