Bursa, pek çok değeriyle harika bir kent ama bir o kadar da şanssız. Çünkü bir lobisi yok. Kentin değerlerini kazanca dönüştürecek, haklarını koruyacak girişimler var fakat cılız. Haliyle sonuçsuz. Ne kamu, ne de sivil yapılanmalar bu girişimlerde başarılı olabiliyor.
Mikro milliyetçiliğe pirim vermesi muhtemel böyle bir yazı yazmaktan da hicap duyuyorum aslında. Hemşeri dernekçiliğine de karşıyım çünkü. Mikro milliyetçiliği körükleyen bu derneklerin amacı sadece kültürel değerleri yaşatmak ve tanıtmak olsa amenna..
Ne yazık ki, bu tip derneklerin kültürel etkinlikleri devede kulak kalmakta.. Tek amaç, bulundukları ilin kamu bürokrasisinde, siyasetinde, ticaretinde söz sahibi olmak, dernek üyesi hemşerilerin çıkarlarını korumak..
Bu bakış açısıyla yola çıkıp Bursalılar tarafından kurulan, Bursa’da “Bursa lobisi” yapmayı amaçlayan derneklere bile karşı çıktığımı hatırlıyorum geçmişte..
Karşı çıkmakla hata mı ettim? Bursa’nın çıkarlarını koruyacak etkin bir lobisinin olmaması ben ve benim gibiler mi acaba?
İstanbul’da yaşananlar
Hayır!
Bugün de karşıyım. Her ne kadar, Bursaspor’un takımıyla, taraftarıyla geçen hafta İstanbul’da gördüğü muameleden üzüntü duysam da, Bursa lobisi olmamasından ötürü hayıflanmayacağım.
Bırakın, Aziz Yıldırım gibiler kendi saltanatlarını sürdürmek için güçlerini kötü yönde kullansınlar!
Bırakın, Bursaspor’un başarısını çekemeyen İstanbul takımları ve kontrol altında tuttukları futbol idaresi elinden geleni ardına koymasın!
Bırakın, Bursa’da siyaseti, bürokrasiyi “ele geçirmiş” Artvinliler, Trabzonlular, Erzurumlular, Muşlular vs. bir yerlere daha çok “adam yerleştirmeye” çalışsınlar!
Yapmamız gereken akl-ı selimi korumak. Gerek futbol takımı, gerekse yöre milliyetçiliğine prim vermeden, insani değerleri ön plana çıkararak yaşamı daha keyifli kılmanın yollarını aramak..
Futbolun, yöresel kültürlerin güzelliklerini yaşayalım, lezzetlerinin tadına varalım ama öne çıkmak için kuralları ihlal etmeyelim. Edenleri görüp hırslanarak yanlışın üstüne yanlışla gitmeyelim. Kural ihlallerini aynı yolla gidermenin mümkün olmadığını bilelim.
Akıllı protesto
Bursaspor taraftarının yapması gereken, yakıp yıkmak değil. Akıl ürünü protesto yöntemleriyle pekâla tüm Türkiye’nin dikkati çekilebilir. Taraftar derneklerinin, bu hafta Trabzonspor karşılaşmasının 16. dakikasına kadar anlamlı pankartlarla sessizce duruş sergileme önerisi oldukça mantıklı.. 16. dakikada başlayacak tezahürat ve sloganlarla söylenmek istenen söylenir.
Biliyoruz elbette. Haksızlıkları giderme, hakları teslim etme mekanizması hukuktur ama nerede aradığınıza bağlı!..
—DÖRT DÖRTLÜK—
Yokmuş Bursa’nın bir lobisi
El ele vermiyor holdingi kobisi
Buna rağmen Bursa’nın gücü
Oluyor başkalarının fobisi