Yerel yönetime aday olanlar, seçmenin oyunu nasıl alabilir? Her vatandaş, birebir yaşadığı soruna parmak basarak onikiden vuran ve bu konuda proje üretene oy vermez mi? Vermesi lazım! Vermeli… Ama öyle olmuyor ne yazık ki! Seçmenin, özgür iradesiyle seçtiğini sandığı adaylar aslında siyasi otoritenin dayattığı isimler…
Sadece yerelde değil, milletvekili genel seçiminde de böyle… Uluslararası egemenlerin yönlendirmesiyle öne çıkan isimlerin girdiği seçimler, çoktan seçmeli sınav gibi… A, B, C, D, E şıkları konuluyor önümüze, seçiyoruz.
Ne o?
Demokrasi oyunu oynuyoruz!
Hem iktidar partisinde, hem anasıyla yavrusuyla muhalefet partilerinde de, genel başkan onayı almaksızın aday olunamıyor bu ülkede…
SAMİMİ OLSUN DA!
MHP’nin Osmangazi Belediye Başkan Adayı Av. Zafer Karakılıç’ı dinledik dün… Detaylı bilmesek de, Karakılıç da lideri Devlet Bahçeli’nin onayı olmadan aday olamamıştır büyük olasılıkla…
Ancak Karakılıç’ın proje diye sunduğu, mevcut yönetimlere yönelik eleştirileri hiç ilgimizi çekmese de üslubu dikkatimizi çekti. Daha doğrusu, hukukçu olmasının rahatlığıyla kurduğu cümleler, halk dilinden ifadeleri samimi geldi.
Böyle söylerken, siyasetçi profilinde aradığımız artık samimiyet oldu galiba… Samimi olsun da, elinden geldiğince bir şeyler yapar diye mi düşünmeye başladık ne?
4, SİYASİ MODA MI?
Son zamanlarda 4 moda ya! İktidarın simgesi haline gelen Rabia işaretindeki 4, Türkiye’yi sarsan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda 4 bakanın adının geçmesi, önünde, ortasında, sonunda dört geçen her şeyi popüler kılmaya başladı. Dolayısıyla Avukat Karakılıç’ın da kendini “4 P” ile anlatması dikkat çekiciydi. Uygulanabildiği takdirde, her alanda başarının anahtarı aslında 4 P…
Nasıl mı?
Birinci P, politika: Yani yapacağınız işin önce politikasını belirleyeceksiniz. Sonradan çark etmiş olmamak için esecek rüzgarları, olası engel ve engellemeleri de hesaba katarak politika belirleyeceksiniz. Bir anlamda SWOT analizi yapacaksınız.
ÖNCELİĞE SÖZ HAKKI
İkinci P, planlama: Analizi yaptıktan sonra işlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin planlama yapacaksınız. Örneğin imar planı ise sözkonusu olan, olası nüfus artışını, kentteki eğilimleri, gelecekteki ihtiyaçları bilimsel yöntemlerle belirleyerek yapacaksınız.
Üçüncü P, proje: Sonra nokta atışı yaparak projeler oluşturacaksınız. Projeler, sosyal fayda sağlamalı. Yaptığınız proje ne kadar çok insana ulaşır ve hizmet ederse o derece başarılısınız demektir.
Karakılıç hiç değinmedi ama projelendirme aşamasında halkı bilgilendireceksiniz ki, “önceliğimiz” dediğiniz insanı memnun edeceksiniz.
Dördüncü P de pratik: Nihayetinde uygulama… İşte burada para musluklarını açmak gerekecek. Evde diş fırçalarken nasıl ki fazla su harcamamak için dikkat ediyorsanız, projeleri uygulamaya geçirirken aynı hassasiyeti göstereceksiniz. Kamu kaynaklarını bol keseden dağıtmayacaksınız. Yandaştı, partiliydi demeyeceksiniz.
TÜRKÜCÜLERLE SEÇİME
Adaylık öncesi MHP’nin il başkan yardımcılarından biri olan Zafer Karakılıç, neden aday olduğuna ilişkin açıklamalar yaparken de çok dikkat çekici ifadeler kullandı. Ülkücü Hareket’in çıraklığını yapmış. Bursa’da çok iyi tanımıyor olabileceğini, ama ülkücü camiada tanındığını söylüyor.
Altını çizdiğimiz sözleri şöyle:
“Ünlü şöhretli olmak başka bir şey… Siyaset ünle olsaydı türkücülerle seçime gidilirdi. Zaman sadece armudu olgunlaştırır. Biri dişini daha fazla fırçalıyor diye olgun olmuyor. Bu nedenle sürpriz bir aday değilim.”
BORÇ NASIL ÖLÇÜ OLUR?
Karakılıç, Osmangazi’de iktidar avantajıyla rakibi olan Mustafa Dündar’la meslektaş… Osmangazi Belediyesi’nin hiç borcu olmadığına ilişkin övünç ifadelerini yadırgayan Karakılıç, “Borcu olmayan bir belediye hiçbir şey yapmamış demektir” diyor.
Ne yazık ki mantalite böyle Türkiye’de… Ankara’da Melih Gökçek gibi “borç abidesi” örneği varken, borçsuz belediye yönetmek tuhaf karşılanıyor tabii ki…
Açıkçası, ben başkan olsam aynı şekilde borçsuz yönetmeye çalışırım sorumluluğunu aldığım kurumu… Borç, verilen hizmetin ölçüsü nasıl olabilir ki?
Türkiye koşullarına uygun bir düşünce tarzı değil belki de “kuruş borcun varken uyuyamamak!” Daha geniş düşünmek mi lazım ne?
Oldum olası paranın kirinden korkmuşumdur zaten… İki yönlü kirlilik hem de… Elden ele gezerken taşıdığı kir bir şekilde temizlenir de, vicdanlarda yarattığı kirlilik asla temizlenemez!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Ayaklar altına aldılar ülkede hukuku
Olanlar karşısında tutuluyor İhsan’ın nutku
Hırsızlık yolsuzluk olağan, dürüstlük suç oldu
Siyasetçiler tarafından karartıldı ülkenin ufku