Ülke gündemi belli bir konuda sarsılırken, biz yerel gazetecilerin işi zor aslında… Zorluğu şu… Eğer geri zekalı değilse ve ülkede neler olup bittiğiyle ilgiliyse bir insan, elbette 3 bakanın oğluyla ünlü işadamlarının ve bürokratların da aralarında bulunduğu, 50’den fazla kişinin gözaltına alındığı bir operasyona diker gözünü kulağını… Başkaca bir şeye odaklanamaz. Üstelik yerel gündemde belediye başkan adaylıklarına ve iktidar partisinde il başkanlığı koltuğuna atama beklenirken… Bunlar da malum, operasyon nedeniyle buzdolabına konulmuşsa, bize de böyle lafı gevelemek kalır…
Hadi siz söyleyin bakalım… Bugün Bursa’da en önemli konu nedir?
İktidar partisinin ilçe belediye başkan adayları kim mi olacak?
AKP’de il başkanlığı koltuğuna kim mi oturtulacak?
İMAR YOLSUZLUĞU MU DEDİNİZ?
Çok önemli bir soru daha… Acaba, İstanbul ve Ankara merkezli büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda Bursa’dan da birilerinin kapısı çalınır mı?
Öyle ya, büyük operasyonda “imar yolsuzluğu” suçlamaları da var. İmar yolsuzluğu deyince Bursa, İstanbul’dan sonra ikinci sırada çıkar kesin… Dolayısıyla, operasyon Bursa’ya sıçrarsa şaşırmayın…
İmar yolsuzluğu, usulsüzlüğü arasanız Bursa’da çok… Kör gözler bile görüyor, kentin çeşitli bölgelerinde yükselen binaları… Altıparmak’ta, Çekirge’de, Yalova Yolu’nda, Özlüce’de, kentin doğusunda batısında, dağında ovasında, gölünde denizinde, kısacası her yerde…
Bilmem farkında mısınız, “kaçak inşaat” kavramı sadece Türkiye’ye özgü… Gelişmiş toplumların mimar ve inşaat mühendisleri bu kavramı duyunca dumura uğruyorlar. Akıl alır gibi değil çünkü…
Nasıl olur yani?
Kaçak inşaat nasıl yapılır?
PLANLAR BOZULMAK İÇİN YAPILIR!
Bursa’da yaşadığımız ve Bursa’yı bildiğimiz için elbette bu kent üzerinden gideceğiz konunun üstüne… Bu kentte son zamanlarda bazı inşaat ve işyeri ruhsatlarının, birilerine sorulmadan, o birileri görülmeden(!) verilmediği konuşuluyor.
Yeni akaryakıt istasyonu ruhsatı verilmiyor hiç örneğin… Çok ilginç dedikodular var bu konuda… Dedikoduların odağındaki isimler ise iktidar partisinin Bursa’daki en etkili isimleri…
İmar planları keza… Hazırlanması, belediye meclislerinde görüşülüp onaylanması yılları alır. Çünkü planın yapım aşamasında da pek çok müdahale olur. Plan biter, onaylanır. Yılların emeği olan plan kısa sürede gelen siyasi taleplerle delik deşik edilir.
Bu nedenledir, belediye meclis toplantılarında gündem maddelerinin yüzde 80-90’ını plan tadilatları oluşturur.
Hasılı kelam; Bursa’da da imar yolsuzluğu ve usulsüzlüğü operasyonu yapmak istenirse, çok malzeme olduğu kanısındayız! Yeter ki bir savcı el atsın!
Bu arada İstanbul’un gölgesinde kalıyor diye Bursa’yı küçümsemeyin sakın. Bursa’da yapılacak olası bir operasyondan da “bakan yakınları” çıkar mutlaka!
İstanbul için operasyon vakti geldiğine göre, Bursa’ya bir iki dakika kalmıştır!
Ne dersiniz?
///
CHP’li Kaleli ve Demiröz, tarım ve
çevre sorunlarına odaklanmış
Seçim heyecanı, yolsuzluk operasyonu tamam da, hayat da devam ediyor. Başka pek çok sorunu var memleketin… Hepsini bir kenara mı iteceğiz?
Elbette hayır…
Örneğin, CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, TBMM Tarım ve Köy İşleri Komisyonu üyesi olarak sık sık tarımın sorunlarına dikkat çekiyor. TBMM’de, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bütçesi görüşülürken partisi adına konuşan Demiröz, çok çarpıcı verilerle konunun önemine bir kez daha değinmiş…
Türkiye’de tarımın hükümet eliyle çökertildiğini savunan Demiröz’e göre, bütçeye konulan göstermelik destekler, mazot ve KDV ile geri alınıyor. Dünyanın 7. tarım ekonomisi olmasına karşın Türkiye, çiftçi gelirlerinde 22. Sırada… Bunlar genel veriler elbette… Demiröz, Bursa’nın özel ürünü sofralık zeytine 50 kuruşluk prim desteği verilmesi için 12 bin üreticiden imza topladıklarını, ancak konuyu görüşmek ve imzaları teslim etmek istedikleri Bakan Mehdi Eker’in randevu bile vermediğini söyledi meclis kürsüsünden…
Sofralık zeytine kilo başına 50 kuruş prim desteğinde neden ısrar ediliyor. Çünkü, zeytinyağına prim var, hammaddesi olan zeytine yok!
KİRMASTİ’DAN BOR AKIYOR!
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin de, TBMM’de Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine yanıt gelmiş. Kaleli, Kirmasti Deresi’ndeki kirlenmenin nedenleri konusunda bir çalışma; Mustafakemalpaşa Kestelek Eti Bor Tesisleri’nin yarattığı çevre kirliliği ve ekolojik yapıda meydana gelen değişikliklerle ilgili ölçümleme ve denetim yapılıp yapılmadığını sormuş…
Bakanlığın verdiği yanıtta, tarımsal sulamada kabul edilebilir sınır 3 ppm iken Kirmasti Deresi’nden alınarak analize gönderilen örneklerdeki bor oranı 19.4 ppm çıktığı bildirilmiş…
Bu demek ki Kirmasti Çayı’ndan sulanan tarlalarda yetiştirilen ürünler nedeniyle insan sağlığı büyük tehlikede…
Kim dur diyecek bu kirliliğe?
Oğlu gözaltında olan Şehircilik ve Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar mı?
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker mi?
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün mü?
Bakanlar çok meşgul şu aralar… Kimi karakollarda çocuklarını arıyor, kimi olası kabine değişikliğinde koltuğu nasıl garantiye alırım diye düşünüyor!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Atlar bambaşka kişner sahibine
Hamdolsun der nasibine
Ortalık karışık, değişirken kabine
Sözü bırakın hükümetin hatibine