Toplumsal sorunların temelinde yatan güven eksikliğinin aşılmasında en önemli etkenin şeffaflık olduğunu düşünürüz. Şeffaflık ise dilimizden düşürmediğimiz demokrasinin olmazsa olmaz koşulu… Memleketin ahvali herkesçe malum… Böyle bir ortamda siyasetçiye güvenmek, ancak kör ve sağır olmakla mümkün…
13’ü eski bakan 100 siyasetçi, 30 Mart 2014’te yapılacak yerel seçimlerde çeşitli makamlara aday olanlara, mal bildirimi yapmaları çağrısında bulundu. Gerekçe, “rüşvet ve yolsuzluk iddialarının giderek yaygınlaştığı ve hatta kurumsallaştığı bir sürecin yaşanması…”
Aralarında AKP iktidarının önceki başbakan yardımcılarından Ertuğrul Yalçınbayır’ın da bulunduğu 100 siyasetçinin bildirisinde şöyle deniliyor:
UMUDU TÜKETME HAKKIMIZ YOK
“Rüşvet ve yolsuzluğun önlenmesinin öncelikli koşulu iyi yönetişimdir. Herkesin iyi yönetişim; Katılımcılık, hukukun üstünlüğü, açıklık, saydamlık, hesap verebilirlik, hesap sorabilirlik, denetim, eşitlik, etkinlik, stratejik vizyon hakkı, görev ve sorumlulukları vardır.
Rüşvet ve yolsuzlukla mücadelede tüm unsurlar; Yasama, Yürütme, Yargı, devletin tüm kurum ve kuruluşları, özel sektör, sivil toplum örgütleri ve bireyler arasında işbirliği ve eylem planları gereklidir. Eğitim, önleme, soruşturma süreçleri önemlidir.
Yaklaşan yerel yönetim seçimleri ve işleyen seçim takvimi sürecinde, belediye başkan adayları ile meclis üyeliklerine adayların mal bildirimlerini kamuoyuna açıklamalarını, rüşvet ve yolsuzlukla mücadelede önlemlerden biri sayıyoruz. Umudu tüketme hakkımız yoktur. Umudumuz demokrasi ve iyi yönetişimdir. Seçimler bir fırsattır, şanstır.”
ATALAY’DAN ŞAHİN’E SORU
Bu çağrıyı biraz daha ileri götürmek gerekiyor. Örneğin, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu önceki başkanlarından Ahmet Atalay, sosyal medyada CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necati Şahin’e mal varlığının dışında başka sorular da yöneltti.
Ortak olduğu şirketler, ortakların isimleri, varsa siyasi kimlikleri… Bunlar da çok önemli… Bu sorular da çok önemli… Mal bildiriminde bulunacak adayların, şeffaf bir şekilde ortaklarıyla birlikte yakınlarıyla ilgili de her türlü bilgiyi kamuoyu ile paylaşırlarsa, gereken güveni sağlamış olurlar. Siyasetçiler, yüzü ak bir şekilde halkın içine karışabilmek için bunu yapmalılar…
Tiyatro Avocato,
“Cadı Kazanı”nda
bugünü kaynattı
Amerikalı Yazar Artur Miller, “Cadı Kazanı” adlı tiyatro oyununu yazdığında yıl 1952’ydi. Miller’in, Amerika’nın kuzeydoğu kıyısındaki Massachusetts’de geçen Salem Cadı Olayları’ndan etkilenerek kaleme aldığı oyunu, Bursa Barosu bünyesindeki Tiyatro Advocato tarafından sahneleniyor. “Cadı Kazanı”nı önceki akşam Nilüfer Nazım Hikmet Kültürevi’ndeki gösterimde izledim. Avukat İzzet Boğa’nın yönetmenliğinde 10. yılını dolduran tiyatronun sergilediği Cadı Kazanı, her ne kadar 1692-1693 yıllarında Amerika’da yaşanan cadı olaylarını anlatsa da günümüzü de yansıtmıyor değil hani…
BAŞIMI BELAYA SOKMAYIN!
Ama yönetmen ve aynı zamanda oyunda Vali Danforth’u canladıran İzzet Boğa, gösterim sonunda yaptığı konuşmada ironik bir mesaj veriyor seyirciye… “Oyunda geçen yargı garabetini günümüz Türkiye’si ile benzeştirip de başımı belaya sokmayın!”
Bursa Barosu bünyesinde 10 yıldır tiyatro yapıyor olmanın, ekibi profesyonelleştirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. 10 yıl önceki Bursa Barosu Başkanı Asude Şenol’un isteği üzerine kurulan Tiyatro Advocato’nun her gösterimi dolu salona yapması da, profesyonelleştiklerinin başka bir kanıtı…
DAVAYA BAKACAK YARGIÇ YOK!
Cadı Kazanı’nı Bursa Barosu önceki Başkanı ve Bursa milletvekili Ali Arabacı ile yan yana izledik. Oyun başlamadan önce sohbet ederken, geçenlerde sürecini özetlediğimiz bir davanın son gelişmesini aktardı. Cargill ile ilgili yargı kararlarının uygulanmamasına göz yumduğu gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında açılan ve 8 yıldır süren tazminat davasında bir yargıcın daha davadan çekildiğini anlattı.
Son olarak bir yargıcın çekilmesi üzerine dosya, refik, yani eş mahkemeye gönderilmişti. İşte o mahkemenin yargıcı da davadan çekilince dosya ortada kaldı.
Bundan sonra ne olur, kestirmek güç! Hukukçular da şaşırmış durumda… Şimdiye kadar hiç yaşanmayanlar yaşanıyor çünkü…
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Din kardeşinden görünce yamuğu
Boşaltıyor kadroları, kırdı kabuğu
Tasfiye başka kurumlara sıçradı
Bürokrasi sanki hallaç pamuğu