Hep diyoruz ya Bursa kimlik bunalımı yaşıyor diye… Sanayi kenti mi, turizm kenti mi, tarım kenti mi, ne? Kafa karışıklığı sürüyor! En net olan tarım kenti kimliğinden uzaklaştığı… Toprak kirlendi, su kirlendi! Dolayısıyla henüz beton dökülmemiş topraklarda yetiştirilen ürünler de insan sağlığı açısından çok da güvenli değil…

Bunu geçtik, turizmde İstanbul’un gölgesinde olmanın dezavantajıyla Bursa’da ne yapılırsa yapılsın, ilanihaye günübirlik turistle yetineceğiz gibi görünüyor.

Sanayiye bakalım! Pilot Sanayi olarak bildiğimiz Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesi dışında 13 yeni bölgenin hemen hepsi kaçak yapılaştı, şimdilerde ıslah ediliyor.

DEVLERE MUHTAÇ OLMAYALIM

Özüne bakacak olursak, tekstil eski cazibesine sahip değil. Otomotiv ve makine sektörünün yıldızı parlaksa da, ikisinde de katma değeri daha yüksek olan yazılım önemli yer tutarken, bize daha çok işin mekanik, haliyle hamallık kısmı kalıyor.

Bursa’nın önder kurum ve kuruluşları düşünüp taşınmışlar, yazılım vadisi kuralım demişler. Yükte hafif, pahada ağır yazılım üretelim ki milli sanayimiz gelişsin, teknolojide alıp başını giden dünya devlerine muhtaç olmayalım.

Doğru…

1 MİLYONLUK BEBKA DESTEĞİ

Geçen akşam Bilişim Sanayici ve İşadamları Derneği (BİSİAD), Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (ULUTEK), Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) işbirliğiyle başlanan Yazılım Vadisi Projesi’nin tanıtımı yapıldı. Vali Münir Karaloğlu ile Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek de katıldı.

İlk sunumu yapan BİSİAD Başkanı Osman Akın, yazılım firmalarının envanterini çıkaracaklarını söyledi önce… Sonra, yaklaşık 1 milyon liralık BEBKA desteğinden, ardından da ULUTEK yanında 480 dönüm alanda yapılacak fiziki mekandan bahsetti.

Sonra bina projesinin tanıtımına geçildi. Daha ilk yansıda dumura uğradığımı açıkça ifade etmeliyim. Konu Yazılım Vadisi Projesi, vadinin merkez binasının taslağı kara kalem eskizi!

Neyse, bunu geçelim…

MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ

Daha sonra Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, ULUTEK kapsamında 100’e yakın şirketin, 700’e yakın personelle çalıştığını, yarısının yazılım şirketi olduğunu hatırlattı.

Vali Münir Karaloğlu da, Bursa’nın yazılım alanında önemli firmaları olduğunu söyledi. Kendisinden önce başlanan projenin doğru bir strateji olduğunu ifade etti. Yazılımın önemine vurgu yapmak için, F16 ve MİLGEM projelerinden bahsederek, “Yazılımları yerli olmadığı için dost düşman birbirine karıştı” dedi. Yazılımın, aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğuna da vurgu yaptı Vali Karaloğlu…

ARTIK KATMA DEĞERİ YOK

Peki, iyi güzel de, teknolojiyi yakından takip edenler diyor ki; Yazılım, kod yazmak düzeyinde ise katma değeri kalmadı. Amerika’daki Silikon Vadisi ise baz alınan, 1990’lı yıllarda insanların bir arada olması gerekiyordu. Oysa şimdilerde bulut merkezleriyle yürütülüyor bu işler. Artık ofisler internet üzerinde kuruluyor. Dolayısıyla fiziki mekana gereksinim kalmadı.

Sorduk biz de, onca para fiziki mekana değil de, entelektüel birikime yatırılsa olmaz mı?

Vali Karaloğlu, BİSİAD Başkanı Osman Akın’a söz verdi. Akın, kümelenmeyi fiziki ortamda sağlamanın zorunlu olduğundan bahsetti. Çalışanlar, yemek yerken, çay kahve içerken birbirleriyle sohbet edecekler, etkileşim sağlayacaklardı!

Peki öyleyse;

SÜT İÇERKEN ETKİLEŞMEDİLER!

15 yaşındaki oğlumun ilkokuldaki sınıf arkadaşlarından biri… Anne babası da Uludağ Üniversitesi’nde profesör… Daha 4 ya da 5. sınıftayken, bilişimin kendi ilgi alanında kalan pek çok şeyini çözmüş, internet üzerinde katıldığı oyunlara kod desteği veriyordu. Son 3-4 yılda ne hale geldi bilmiyorum.

Şimdi o çocuk, birileriyle karşılıklı süt içerken etkileşim sağlayıp da mı beceriyor onca şeyi?

Ha, bir de yazılım vadisi projesi kapsamında yurt dışı seyahati planlanmış. Fransa ve Almanya mı dediler ne, iki Avrupa ülkesine gideceklermiş…

Yazılımda mucizeler yaratan ve milyarlarca dolar kazanan Hindistan niye değil mesela?

Bizimkiler için geleneksel mantıkla şöyle diyelim o zaman;

“Abi, adamlar geziyor ama en azından bir şeyler yapıyorlar!”
 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Dörtlükte kazanmışım meleke
Çıkıyor dört satırda fezleke
Uzun da yazsan, kısa da
Anlamıyor bir türlü kafa teneke

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

Yoruma kapalıdır