Muhalefet partilerinin cumhurbaşkanlığı için aday gösterdiği Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Bursa programında sadece Koza Han’daki basın toplantısına katıldım. Ancak toplantıya katılmak için hiçbir makamdan, İhsanoğlu’nu aday gösteren hiçbir siyasi partiden “akreditasyon” yaptırma gereği duymadım. Benim gibi hiçbir meslektaşım da yaptırmadı. Bu partilerden de, “Sayın İhsanoğlu’nu izlemek istiyorsanız akreditasyon yaptırmak zorundasınız” diyen olmadı.
Normal koşullarda Recep Tayyip Erdoğan’ın da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun da, Selahattin Demirtaş’ın da eşit olanak ve pozisyonlarda yarışması gerekmiyor mu Çankaya Köşkü’ne çıkmak için? Demokratik yarıştan bahsediyorsak evet, her adayın kamuya ait gömleğini çıkarıp girmesi gerekmez mi yarışa?
DEVLET EMRİNDE
Hepimizin bildiği gibi Recep Tayyip Erdoğan’ın, cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladığında, etik olarak başbakanlıktan istifa etmesi gerektiği yoğun bir şekilde olmasa da dile getirildi. Ama istifa etmedi. Hala yürütmenin başında, tüm devlet mekanizması Başbakan’ın emrinde… Dolayısıyla, devletin valileri de, kaymakamları da, genel müdürleri de, inin daha aşağılara her bir memuru da Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kampanya görevlisi gibi çalışıyor ya da çalıştırılıyor.
Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan sonra 18 Temmuz tarihinde de Recep Tayyip Erdoğan geliyor Bursa’ya… Devletin her birimi ayakta… Aman bir terslik olmasın!
İŞTE YANITIM
Basın Yayın ve Enformasyon Bursa İl Müdürlüğü de, gazetelerin sorumlu müdürlükleriyle, yazarlara “Değerli Basın Mensubu” hitabıyla elektronik ileti gönderip şöyle demiş:
“Cumhurbaşkanı adayı Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 18 Temmuz 2014 tarihli Bursa programını takip etmek isteyen basın mensuplarının akreditasyon işlemlerinin yapılabilmesi için aşağıdaki bilgileri eksiksiz olarak 15 Temmuz 2014 saat 13.00’e kadar İl Müdürlüğümüzün [email protected] e-posta adresine bildirmeniz ya da elden teslim etmeniz gerekmektedir.”
Akreditasyon için istenen bilgiler arasında, gazetecinin adı soyadı, kurumu, TC kimlik nosu, cep telefon numarası, e-mail adresi var.
İşte bu elektronik postaya yanıtım:
Cumhurbaşkanı seçimini, seçilmişlerin elinden alıp halkın eline veren siyasal hareketi takdir etmekle birlikte, aynı hareketin ve liderinin demokrat”ik teamülleri yok sayarak, devlet olanaklarıyla seçim kampanyası yürütmesini protesto ediyorum. Bu nedenle, sürekli basın kartı sahibi bir gazeteci olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın Bursa programını izlemek için akreditasyon yaptırmayacağımı bildiririm.