Elektronik posta kutuma birazdan içeriğini aktaracağım iletinin düşmesiyle, Merinos Parkı’nda açılan Bilim Şenliği’ni gezmemizin aynı güne denk gelmesi tesadüf ve haliyle bendenize de yazı konusu oldu. Elektronik iletinin başlığı şöyleydi: 2013’te dünyadaki büyük icatlar… İlk sırada, “Tanrı Parçacığı” olarak adlandırılan Higgs Bozonu’nun bulunmasını yazarsak kimse yadırgamaz sanıyorum. Kim yaptı? Avrupalı yaptı!…
İkinci sırada, ABD’li bilim adamlarının, beyin hücrelerinin ölmesini engelleyen proteini bulmaları var. Arkasından, yine Amerikalı bilim adamlarının üç boyutlu yazıcı ile canlı kalp ve kulak üretip bir canlıya nakletme girişimleri var.
Aynı üç boyutlu yazıcıyla silah üretilmesi ve silah üretiminin bireyselleşmesini bu sıraya koymazsak haksızlık etmiş oluruz.
Yine ABD… Bu ABD’lilerin beyni nasıl çalışıyorsa artık! Kanat çırparak uçan mikro robot böcek üretmişler.
Parmak ucu kadar hassas 8 bin transistörlü suni deri üretmişler.
Kimler? Tabii ki Amerikalılar!
Kahrolsun Amerika!!!
Kahrolsun! Çünkü bizlere yapacak bir şey bırakmamışlar! Üstüne üstlük, bükülüp esneyebilen pil üretmişler.
LANET AMERİKALILAR!
Yine o lanet (!) Amerikalılar, molekülleri hareket ettirip dünyanın en küçük çizgi filmini yapmışlar! Çizgi film, elektron mikroskobuyla izlenebilmiş!
Amerika’da başka neler yapılmış bakın:
Maymunlara kafa nakli yapılmış. Kafalar farklı bedenlerde yaşamış…
Curiosity isimli keşif aracını Mars’a yumuşak iniş yaptırıp, gezegende daha önce yaşam olduğunu ve su yatakları bulunduğunu keşfetmişler.
Fare beyninin üç-boyutlu yapısı mikroskobik ayrıntılarla başarılı şekilde incelenmiş. Otizm ve şizofreni tedavisi için umut doğmuş!..
Almanlarla ortak çalışmalarında, Sibirya’da mağarada 50 bin yıl önce ölmüş bir kızın gen haritasını parmak kemiğinden çıkartmışlar!
Japonlar ne yapmış 2013’te biliyor musunuz?
İnsan deri hücrelerinden alınan kök hücrelerle yeni nesil fare üretmişler!
DUBLE YOL DA İNSANLIK YARARINA!
Hollandalılar yapsa yapsa ne yapar? Hadi bilin bakalım?
İneklerden aldıkları kök hücreleri, jöle benzeri büyüme malzemesi içine yerleştirerek yapay et üretip yemişler!
Türkler ne mi yapmış?
2 bin küsur kilometre duble yol!!!
Ne o beğenemediniz mi?
Amerikalı bilim adamlarının kök hücre çalışmaları nasıl insan ömrünü uzatmaya yönelikse, duble yol da aynı amaca hizmet etmiyor mu? Eskiden tek şeritli yollarda az mı insanımız ölüyordu? Duble yollar sayesinde trafik kazalarında ölenlerimiz azaldı. Daha ne olsun ki?
Neyse biz gelelim, Merinos Parkı’ndaki Bilim Şenliği’ne…
İyi güzel de arkadaş, meteoroloji denen bir bilim dalı var. Meteoroloji bilim dalının sunduğu verileri dikkate almadan açık alanda çimler üzerinde bilim şenliği yaparsan, insanları çamura sokarsın elbette… Ayakları çamur içinde yürüyen insandan, yaptığın işle ilgili memnuniyet duymasını da bekleyemezsin…
Ama biz ne yaptık? İlim çamurun içinde bile olsa aradık!
Pardon! Çamur değildi, Çin’di öyle değil mi?
21. YÜZYILIN EDİSON’U!
2013’te dünya genelinde keşfedilen yenilikleri sıraladıktan sonra, Bursa bilim panayırında olanları aktarmak komik olacak biraz ama sıralayalım. Neler mi var?
Üniversitelerin geliştirdiği güneş enerjili araçlar, elektrik akımıyla ilgili bazı görsel sunumlar, iletkenler… Daha çok sihirbaz gösterisini çağrıştıran su ve başka materyallerle fizik kurallarının görsel şovları… Uzaktan kumandalı maket hava ve kara araçları…
Oğluma sıkça “orası çamur yandan geç” derken bir delikanlı adımla ünledi. Tanıyormuş beni. Bilim şenliğinin tüm programını içeren bir broşür verdi. “15.00’e kadar beklerseniz, 21. Yüzyılın Edison’u gelecek, kaçırmayın” dedi.
“Tayyip Erdoğan mı o?” diye sordum. Genç şaşırdı. “Son 12 yıldır Türkiye’nin kaderini belirleyen ampul, Tayyip Erdoğan’ın icadı değil mi?” diye sorunca gencin jeton düştü!
ÖNCE MANGAL, SONRA ALTIN!
Ama Doç. Dr. Mehmet Arık imiş bahsettiği kişi… Yeni nesil LED ampulu bulan kişiymiş…
Son 10 yılda 80 civarında patent başvurusu yapmış. General Electric’te proje müdürlüğü yapmış. General Electric nerede biliyorsunuz değil mi? Amerika’da!…
Bekleyemedik saat 15.00’i… Ama 21. yüzyılın Edison’u deyince zihnimde canlanan isim örtüşmedi. Kusura bakmasın Mehmet Arık!…
Bilim Şenliği’nde en çok iki stant dikkatimi çekti. Birincisi, emekli öğretmen Süleyman Özer tarafından geliştirilmiş, bir damla yağ yakmayan marifetli tel ızgara ve mangal… İkincisi, altın madeni tespit sistemleri satan stant…
İkisini de alacaksın…
Önce o mangalda cızbızını yapacaksın! Göbeğini kaşıya kaşıya altın aramaya çıkıp yediklerini hazmederken altını buldun mu var ya, bilimin kralı ayağına gelmezse ne olayım!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Üretmiyoruz, alıyoruz bilimi
İzliyoruz Batı’nın çektiği filmi
Bir gün kesecekler biliyorum
O yüzden sakınıyorum dilimi