Mustafa Bozbey markasının nasıl oluştuğunu “Mustafaların Nilüfer’i” başlıklı yazımızda anlatmıştık. Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ilçe halkı tarafından sevilme nedeninin, halka dokunmak olduğunu söyledik. Üstelik hem ölüsüne, hem dirisine… Karşısındaki en güçlü rakibi AKP adayı Mustafa Esgin’i de değerlendirdiğimiz yazıda eleştirmiştik Bozbey’i… Hakkında çıkan olumsuz bir yazıyla ilgili dahi arayabiliyor ve sakin sakin konuşabiliyorsa siyasetçi “olmuş” demektir.
Bozbey, “Beni yanlış anlamışsınız” dedi ve ekledi.
DEMOKRASİ KENTİ
“Ben projem yok demedim. Bizim önerilerimiz var, halkla beraber yapacağız dedim. Nilüfer’in demokrasi kenti olduğundan, demokrasinin adına yaraşır bir yönetim modeline bu dönemde tam anlamıyla geçeceğimizi söyledim. Biz mega projeler iddiasıyla değil, Nilüfer’in farkını yine ortaya koyacak bir yaklaşımla gelecek dönem öngörülerimiz var dedim. Ancak kararı, Nilüfer halkı verecek. Biz projelerimizi kadınlarla, erkeklerle, gençlerle, yaşlılarla, engellilerle, çocuklarla el birliği ile yapıyoruz. Projelerimizde tüm kesimler kendilerinden bir parça buluyor. Mahalle komitelerimizi oluştururken de 12 yaşındaki bir çocuk da seçecek ve seçilecek. Engelli de olacak, yaşlı da… Önce insan diyoruz ya hani… İşte, bu söylem bizim tüm çalışmalarımızda karşılığını buluyor. Mahalle komitelerimiz aracılığıyla, önerdiğimiz projeler tartışılacak; gerek görülürse değiştirilecek, hatta iptal bile edilebilecek. Projelerimizin, fiziksel yapısından işleyişine, yer seçimine kadar tüm detaylarına Nilüferliler karar verecek. Biz seçim kampanyamızda ‘Başkan burada’ derken, Nilüfer’de yaşayan herkesi kapsayan bir slogan ürettik. Nilüfer’de tek bir başkan olmayacak. Herkes başkan olacak. Dolayısıyla, ‘Birlikte yaptık, birlikte sürdüreceğiz’ derken de içi boş bir slogan üretmedik. Stratejik planımıza ve yine Nilüferlilerin desteğiyle, onların denetimi altında birer birer hayata geçireceğiz.”
YOĞUNLUK ARTIRILMASA NİYE İPTAL EDİLSİN?
Neyse, yanlış anlama olduysa düzeltilir ve düzelttik sanırım.
Fakat Bozbey’in affedilemeyecek bir tavrı var. Mahkeme kararlarına karşın hala ısrarla yoğunluk artışı olmadığını söylüyor ya…
Bahse konu olay Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in kardeşi Osman Çelik’in Özlüce’de yaptığı Biaport projesinin plan değişikliği…
Plan değişikliğiyle, Çelik’in yaptığı inşaata yoğunluk artışı getiren belediye meclis kararları 3 kez yargıdan dönmesine karşın, belediye meclisi de üç kez değişiklik yaparak inşaatın göğe yükselişine olanak sağladı.
Şehir Plancıları Odası’nın yeni başkanı Hakan Karademir, yoğunluk artışının plan notu değişiklikleriyle sağlandığını, bundan dolayı dava edildiğini ifade ediyor. Karademir, belediye meclisinin en son plan değişikliğine karşı dördüncü davanın devam ettiğini, muhtemelen bunun da oda lehine sonuçlanacağını belirtiyor. Mustafa Bozbey ise ısrarla söz konusu kişiye, yoğunluk artışı sağlanmadığını söylüyor.
Her iptal ve yürütmeyi durdurma kararına karşı meclis kararı alınarak geçen süreçte, bina da neredeyse bitirilmek üzere… Özlüce’ye yolunuz düşerse gördüğünüz manzara söyleyecek size yoğunluk artışı olup olmadığını… Hani belgeye de gerek yok doğrusu…
///
En aç gözlü sektör!
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu başta olmak üzere çeşitli sivil toplum örgütlerinden oluşan “Myrleia Antik Kent Platformu”nun dün yaptığı basın açıklamasında çok çarpıcı bir cümle var:
“Mudanya Belediye Meclisi ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylanan plan değişikliği, ülkemizde inşaat sermayesinin ne kadar aç gözlü ve hukuk tanımaz olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.”
Mudanya’daki Myrliea Antik Kenti kalıntıları üzerinde inşa edilen AVM ile ilgili hukuk mücadelesini pek çok kişi hatırlar. İşte o mücadeleyi sürdüren platform, dün yaptığı açıklamada gelinen son durumun özetini çıkardı. Şöyle dediler:
“ŞAŞKINLIKLA İZLİYORUZ”
“Myrliea antik kenti üzerinde inşaatın devamını sağlayan Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararının yürütmesi mahkeme tarafından durdurulmuştu. Geçen hafta bilirkişi incelemesinin gerçekleştiği davada; hepimiz umutla yanlıştan dönülmesini, rant uğruna tarihi değerlerimizin yok olmasının önlenmesini beklerken, önce Mudanya Belediye Meclisi’nde, sonrada Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylanan, buradan da Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun onayına gönderilen imar planı değişikliği, antik kentin tamamını çok katlı yapılaşmaya açacak ve hukuki süreci boşa çıkaracak bu girişimi şaşkınlıkla izlemekteyiz.
KURUL DEĞİŞİKLİĞİ REDDETMELİ
Söz konusu alan, önce AVM inşaatı ile tahribata uğratıldı; şimdi ise 5 kata kadar varan imar hakları ile tamamen yapılaşmaya, betonlaşmaya açılıyor. Mudanya Belediye Meclisi ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylanan plan değişikliği, ülkemizde inşaat sermayesinin ne kadar aç gözlü ve hukuk tanımaz olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Gerek AVM inşaatının bulunduğu alanı gerekse güneyinde yer alan Myrleia Antik Kenti’nin tamamını kapsayan imar planı değişikliği ile rantın, tarihi değerlerimizin önüne geçtiğini bizlere göstermektedir.”
Myrliea Antik Kent Platformu nihai olarak, Bursa Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nu sorumlu davranmaya ve yapılmak istenen plan değişikliğini reddetmeye çağırdı.
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Açıldı 4 bakan hakkındaki fezleke
Görelim hele nasıl temizlenecek leke
Çok önemli günler yaşıyor Türkiye
30 Mart’ta kim çalacak acaba teneke