Siyasi partilerin belediye başkan ve meclis üye aday listelerini ilçe seçim kurullarına teslim süresi dün akşam mesai saati bitiminde sona erdi. Aynı süre, bağımsız adaylar için de geçerliydi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na toplam 19 parti aday gösterdi. Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na üç de bağımsız aday çıktı. Bağımsız adayların isimleri şöyle:
Nejat Şener, Orhan Kılıç, Bahtiyar Sipahioğlu…
İlçe seçim kurulları dün yoğun bir mesai geçirdi. Pek çok parti, belediye başkanı adayı göstermezken sadece bazı belediyelerin meclisleri için bir aday gösterince, seçim kurulunda işler yoğunlaştı.
Oysa partilerin ilçe seçim kurullarına gelişi sırasında bir yığılma olmadı. Örneğin AKP, aday listelerini ilçe seçim kurullarına teslim eden ilk partiydi. AKP’liler listelerini önceki gün verdi.
CHP öğleden önce teslim ederken, MHP öğleden sonra geldi.
Dün sabah saatlerinde Osmangazi İlçe Seçim Kurulu’na listelerini ilk teslim eden parti Millet Partisi oldu. En son kalan ise Yurt Partisi’ydi. Osmangazi’de belediye başkanlığına 13 parti aday gösterirken, belediye meclisine aday gösteren parti sayısı 16 oldu.
///
5 ilçe, CHP İl’e liste vermedi!
Özellikle Osmangazi Belediye Meclisi aday listesinden ötürü büyük gerilim yaşanan CHP’de gariplikler bitmiyor. İl Başkanlığı’nın, medyalara servis edilmek üzere tüm ilçelerin aday listelerini tek bir sayfada toplama girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.
Medya mensupları gün boyu CHP’den liste almaya çalıştı. Parti görevlileri, ilçe başkanlıklarını arayarak listelere ulaşmak istedi. Ancak saat 17.00’ye yaklaştığında hala il başkanlığına verilmeyen listeler vardı.
Osmangazi, Nilüfer, Gemlik, Mustafakemalpaşa ve Gürsu ilçelerinde CHP’nin meclis aday listelerinin il başkanlığına verilmemesi anlamlandırılamadı.
Diğer ilçelerin aday listelerinin bulunduğu parti haber bülteninde, CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik’in açıklamaları vardı. Çelik, meclis aday belirleme sürecinde yaşanan bir takım olumsuzluk ya da tatsızlıkların her seçim döneminde ve her partide yaşandığına işaret etti. Çelik, halkın iktidarı için gecesini gündüzüne katarak çalıştığı halde listelerde yer alamayan adaylara, “omuz omuza mücadeleye devam” çağrısında bulundu.
///
“Kentsel dönüşüm, varlıklı sınıfın merkeze dönme isteğidir”
Yıllardır “kentsel dönüşüm” kavramıyla yatıp kalkıyoruz. Rant yaratıldığının farkındayız elbette fakat David Harvey’inki bir gibi bir yorumla ilk kez karşılaşıyoruz: “Kentsel dönüşüm, varlıklı sınıfın merkeze dönme isteğidir.”
Milliyet Gazetesi’nden Gülsin Harman, dünyanın önde gelen sosyal kuramcılarından olan, antropolog Harvey ile bir röportaj yapmış. İstanbul’a gelen Harvey diyor ki;
“Gayrimenkul ve altyapı projelerine yatırımların temel sorunu; eğer bu kötü bir yatırımsa bunu öğrenmeniz 10 yıldan uzun bir süre alabilir. 1990’lar boyunca bu şirketlere yatırım yapmanın uzun vadeli olamayacağı öngörülememişti. Eğer insanlar 2000’lerin başında uyanabilseydi durum farklı olurdu. ABD’de 2 milyondan fazla haczedilmiş boş ev var. Tabii bir bu kadar da evsiz… İşgal hareketleri de bu tablonun sonucu…
Şehrin çevresinde yaşayan varlıklı sınıfların merkeze geri dönme isteği… Dünyanın birçok yerinde şehirlerde yaşam kalitesi düşüyor. Burada tabii ki güvenlik sorunu da devreye giriyor. Özel güvenliğin koruduğu, yüksek duvarların arkasında sitelerin sayısı artıyor. Şehrin en heyecan verici yanlarından biri farklı insanlarla tanışabilmektir. Homojen bir toplulukla duvarlar arasına sıkışmak sıkıcı olmalı!”
///
Özür dilerim!
TMMOB’a bağlı İnşaat Mühendisleri ile Harita ve Kadastro Mühendisleri odalarının hafta sonunda yapılan genel kurullarına katılıp, izlenimlerimi aktarmıştım geçtiğimiz pazar günü… Yazımdaki bir bölümün başlığını da “TMMOB’da sol kesim iğdiş keyfi sürüyor” başlığı atmıştım. Büyük tepki aldım bu başlıktan ötürü… Makine Mühendisleri Odası Başkanı İbrahim Mart da, buna istinaden bir mektup yazmış. Facebook sayfasında paylaşmış.
“Bize bir özür borcun var” diyerek başlamış… Yazdıklarını okudum, dönüp tekrar kendi yazdıklarıma baktım. Evet, hakikaten özür borcum var TMMOB bünyesindeki akademik meslek mensuplarının büyük kısmına…
Hem İbrahim Mart’ın, hem de diğer akademik meslek odalarının yöneticilerinin yine sosyal medya üzerinden yönelttikleri eleştirilerde iddia ettikleri gibi, TMMOB’un faaliyetlerinden bihaber değilim elbette… Siyasi iktidarın her türlü baskısına, yasa değişiklikleriyle akademik meslek odalarını cendereye alma girişimlerine karşı direnişlerinden tabii ki haberdarım… Bursa’daki çevre katliamına karşı verdikleri mücadeleyi elbette izliyorum.
Peki neden, büyük tepi gören böyle bir çıkarımda bulundum?
Açıklayayım…
Yanılgıyı, bilgi eksikliğini, yanlış yorumlamayı kabul ederim de, “bu yazıları sana kim yazdırıyor” denmesini asla içime sindiremem. Öncelikle bu bilinmeli…
Tepki çeken yazımdaki yanılgımın kaynağı şudur:
Cumartesi günü genel kurulları yapılan İnşaat Mühendisleri Odası ile Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’nın 10 küsur yıldır iktidarla koyun koyuna olan muhafazakar kadrolarda olması ve sonraki gün yapılacak seçimlerde, muhalif çağdaş mühendislerin yine bir varlık gösteremeyecek oluşunu görmemdir, beni bu yanılgıya sürükleyen…
Evet, TMMOB dediğimiz devasa kurum, sadece inşaat ve harita kadastro mühendislerinden oluşmuyor bunu da biliyorum. Daha geride 17 odanın şubesi ve temsilciliği var, elbette farkındayım. Ama bu da bizim iş kazamız! Neyse ki can kaybı yok!
İşin esprisi bir yana, siyasi iktidarın baskısına boyun eğmeyip, iş kaybetme pahasına onurlu ve dik duruşunu bozmayan mühendislerden tekrar özür diliyorum.
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Birileri çırpınıyor olmak için meclis azası
Sandıkta kesilecek başarısız olanın cezası
Hayatta her şey var, hata insana mahsus
Kırdı geçti İhsan, yaptı büyük iş kazası!