CHP LogoCHP’nin Bursa’da AP-DYP orijinliNecati Şahin’i, Ankara’da MHP’li Mansur Yavaş’ı aday göstermesi pek çokları için kabul edilebilir değil hala… 30 Mart yerel seçimleri öncesi CHP’yi, ocak üstündeki yemek tenceresine benzetebiliriz. Pişmeye yakın bir yemek, fakat eksikleri var. Yemeğin tadı tuzu yok anlayacağınız. Aşçıbaşı Kılıçdaroğlu, yemeği tatlandırmak ve seçmene yedirmek için keskin aromalara sahip baharatlar kullanıyor. Baharatların bazıları, daha tencereye atılmadan birilerinde alerji yaratıyor, hapşırtıyor.

Büyük bir kesim var ki, onlar iktidar açı… “Yemek bir pişsin de hele karnımızı doyuralım” diyenler onlar… Öyle ya, çok aç biri yemeğin damak tadına uyup uymadığına bakmaksızın doldurmaya bakar mideyi…

Türk insanının siyaset anlayışı da yemek yeme alışkanlığı gibi… Çalakaşık!

Şöyle gurmeler gibi bir lokmayı ağzımızda iyice çiğneyerek, yediğimiz yemekteki lezzetleri ayırmaya çalışma alışkanlığımız yok ne yazık ki!

CHP’LİLERİN KAFASINDAKİ BALONLAR!

Bu düşüncelerle girdiğimiz Bursa Atatürk Spor Salonu’nda öncelikle partili profiline bakıyoruz. Evet, bu kitle Başaşçı Kılıçdaroğlu’nun baharatlarıyla tadı değişen CHP yemeğini yer!

Ama dün ilk lokmada yüzünü biraz buruşturdu. Bunu çok net gördük!

CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necati Şahin’in kürsüdeki hitabeti parti jargonuna hiç de uygun değildi. Gerçi kimse kendisinden, CHP’de klasikleşen ve nutuk haline gelen kalıp sözler sarf etmesini beklemiyordu. Şahin konuşurken salona bir süre sessizlik hakim oldu. Kalabalığın üzerinde karikatürlerdeki gibi düşünce balonları oluştu adeta! Her bir düşünce balonunda da “Ne diyor ve nasıl diyor?” sorusu vardı kanımca…

Sonra Kılıçdaroğlu “Necati Bey Bursa’nın şahini olacak” deyince, partililerin kafasındaki düşünce balonları pıtır pıtır patlayıverdi!

///

Kılıçdaroğlu kürsüye, içinde (?) olan
ayakkabı kutusuyla çıksaydı!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, konuşmasının büyük bölümünü gündemdeki yolsuzluk ve rüşvet olayları ile polis ve yargıdaki görevden almalara ayırmasını gayet normal karşılayabilirsiniz. Ama değil…

Seçim yerel de olsa, genel de olsa bir anamuhalefet partisi seçmene proje anlatmalı… “İnsanların refahı için, sizleri sıkıntılardan kurtarmak için şunu şunu yapacağız” denmesi lazım…

Örneğin, kentin ulaşım sorunu mu var? “Biz şu projeleri uygulayarak çözeceğiz” denebilmeli…

İşsizlik sorunu mu var? Denmeli ki, “Biz istihdamı teşvik programı hazırladık. Bu program şöyle şöyle işliyor ve şu kadar zamanda memlekette işsizlik oranını şu kadara düşüreceğiz!”

HERKES KUTUYA ODAKLANSA!

Bunlar değil de söylenen şu maalesef:

“Onlar çalıyor, biz çalmayacağız! Kul hakkı yemeyeceğiz!”

E tabii, 4 bakanın birden adı yolsuzluk ve rüşvete karışırsa; ikisinin oğulları tutuklanırsa; bizzat Başbakan’ın oğlunun adı da ifadesine başvurulacak kişiler arasındaysa; yolsuzluk soruşturmasını yürüten polisler savcılar görevden alınıyorsa, kimse sizin projelerinizi dinlemez zaten…

Ama Kılıçdaroğlu şöyle bir şey yapsaydı mesela:

Daha kürsüye çıkarken elinde bir ayakkabı kutusuyla gelseydi. Kutuyu kürsünün önüne koysaydı. Meraklandırsaydı kitleyi. Partililerin, kameraların gözü ayakkabı kutusunda olsaydı. Acaba içinden ne çıkacak diye herkes bekleseydi…

KUTUDAN ACABA NE ÇIKACAK?

Kılıçdaroğlu gereken mesajları verip en son Büyükşehir ve 17 ilçe belediye başkanını tanıtmaya geçmeden önce açsaydı kutuyu…

Ve gösterseydi, “Bakın sevgili Bursalılar! Bizim de kutularımız var. Ama bu kutulara para değil, belediye başkan adaylarımızın sizin için hazırladığı projeleri koyuyoruz!”

Hem gündemden kopulmamış hem de projelere vurgu yapılmış olurdu… Benden önermesi… Başka yerde kullanırlar mı bilmem!

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Çatlayınca insanın ar damarı
Kızarmaz yüzü, yese de şamarı
Demir alma zamanı iktidar limanından
Yoksa kopacak gemiciğin palamarı

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır