Kurultay sürecini tamamlayıp, yeni seçilen parti meclisi içinden MYK’sını da belirleyen CHP’de en çok şaşırtan, Necmettin Erbakan’ın “Milli Görüş” geleneğinden gelen Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’nun, tanıtım ve halkla ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcılığına getirilmesi oldu. Bu, CHP’nin genel merkez cenahındaki en şaşırtıcı gelişme…
“CHP’de kim bilir daha neler göreceğiz?” diyerek, Bursa örgütündeki şaşırtıcı gelişmeye bakalım. Dün Bursa gazetelerinden birinde bir arkadaşımız, yerel seçimlerde CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Necati Şahin’in Bursa il başkanlığı görevine getirilebileceğine ilişkin söylentileri aktarmış. Eğer gerçekse şaşırtıcı tabii ki!
“BEN BİR CHP NEFERİYİM!”
Gerçek olup olmadığını anlamak için ne yapmak gerek? Arayıp Necati Şahin’e bizzat sormak! Biz de sorduk. İşte yanıtı:
“Böyle bir şey yok. İl başkanlığı konusunda ne talebim var, ne de bir teklif getirildi. Hiçbir şekilde konuşulan bir şey değil. Ben CHP’nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı görevini yerine getirdim ve bir nefer olarak partiye hizmet etmeye gayret gösteriyorum.”
Söylediği bu kadar… “Bu dedikodunun” ya da “kendisini il başkanlığına yakıştırmanın amacı ne olabilir?” diye yorumunu almak istedik. “Yorum yok” yanıtını verdi.
SONRADAN OLMA CHP’Lİ
Necati Şahin’in il başkanlığına yakıştırılmasının amacı şu olabilir(mi?) Kişilik özelliği gereği Şahin, kimseyle kavga etmiyor. Herkesle arası iyi… Birbirleriyle çatışma halinde olan ilçe ve il yöneticileriyle de, genel merkez yöneticileriyle de sıcak diyalogları var. Şahin’in bu yapısı, kavga gürültünün, çatışmanın hiç bitmediği CHP’de yadırganan bir durum… Nasıl olur da bir insan hiç kimseyle kavga etmez?!
Haliyle böyle bir kişilik, 2015 milletvekili seçimlerinde CHP’nin Bursa adayları arasında seçilebilecek yere oturur! Sonradan olma CHP’li birinin, CHP’de ömrünü tüketmiş potansiyel milletvekili aday adaylarını rahatsız etmiş olabilir. Bu kişi(ler), Şahin’i il başkanlığına yakıştırarak, olabilirliği varsa da olmasını sağlayarak milletvekili aday listesinden güçlü bir engeli kaldırmayı amaçlamış olabilir, diye düşünüyorum.
///
Oku baban gibi eşek olma!
Bu cümleye bir virgül gerekiyor. Ama nereye? Virgülü nereye koyarsanız koyun, çocuğa verilen nasihatin ana fikri, her halükarda “eşek olma!”
Yeni bir eğitim öğretim yılı, yığınla sorun eşliğinde başladı. Okullar açılmasına rağmen hala liselerde yerleştirmeler tamamlanamadı. Dün bile hangi okula gideceğini bilemeyen çocuklar vardı.
Türkiye’de eğitim sistemi kadar üzerinde oynanan başka bir alan yok ne yazık ki…
Amaç belli, her siyasi iktidarın, geleceği kendi siyasal görüşü doğrultusunda dizayn etmek! İdeolojisini savunacak, yaşatacak genç ordular kurmak!
Böyle yapa yapa yeni nesilleri “eşek sürüsü”ne çevirdik… Önüne konulanla yetinen, sırtına yüklenene itiraz etmeyen bir nesil… Yani sömürülmeye müsait bu sürüler, siyasal iktidarların besin kaynağı oldu her dönemde…
İşte o nedenle dün velilerin çoğunun, çocuklarına aynı nasihati verdiğini sanıyorum.
Oku! Baban gibi eşek olma!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Açıldı okullar çaldı ziller
Sistem sorunlu, suskun diller
Konuşanın dilini kesiyorlar
Çimendik ezildik, tepişince filler