Mudanya’da bugün 11 Ekim’e kadar sürecek coşkulu kutlamalar başlıyor. Mudanya Mütarekesi’nin 92. yıldönümü nedeniyle Mudanya Belediyesi tarafından düzenlenen kutlama etkinliklerine Yunanistan Halk Oyunları ekibinin de katılıyor olması oldukça anlamlı! Kaldı ki, İsmet Paşa komutasında yürütülen Mudanya Ateşkes Anlaşması, Türk topraklarını işgal eden Yunan orduları ve kontrolü elinde tutan İngiltere, İtalya ve Fransa’yı dize getiren bir anlaşmaydı. Tam anlamıyla bir zaferdi. Başkomutan Mustafa Kemal’in önderliğindeki TBMM ordularının cephedeki üstünlüğünü masada da kabul ettiren bir anlaşmaydı Mudanya Mütarekesi…
Kutlamalar arasında dikkat çeken bir şey daha var. Hakimiyet-i Milliye gazetesinin 11 Ekim 1922 tarihli sayısının tıpkıbasımı dağıtılacakmış Mudanya caddelerinde… Zaferi anlatan haber dolayısıyla…
Ancak biz o gazeteye değil de, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın, 17 Ekim günü Kazım Karabekir ile Refet paşalarla birlikte Bursa’ya yaptığı ziyarete ilişkin izlenimler olan 19 Ekim 1922 tarihli sayıya bakalım:
Alıntımız, Yılmaz Akkılıç’ın “Kurtuluş Savaşı’nda Bursa” adlı iki ciltlik eserinden…
KAHRIN SONU SELAMET!
“…Sabahtan beri aralıksız bir biçimde ince ince bir yağmur yağıyor, ancak bu yağmur hiç kimseyi yerinden kıpırdatmıyor ve halk sevinçle bekliyordu. Paşa görünür görünmez birden kopan, düşlenmesi bile olanaksız bir alkış dalgası bütün Bursa’yı dolaşıyordu. Minarelerden kasideler okunuyor, Sultan Osman Türbesi’nden toplar atılıyor, her tarafta bandolar çalınıyordu. Yıllarca kahır çeken Bursa, tüm özlemini böylelikle Yüce Başkomutanın önüne seriyordu.”
Aynı haberde, Mustafa Kemal Paşa’nın Bursalılara hitaben yaptığı konuşmaya da yer verilmiş. Mustafa Kemal, Bursalılara gösterdiği teveccühten ötürü teşekkür ettikten sonra şöyle diyor:
“Bugün mutluluğunu duyduğumuz zaferi, ulusumuzun kararlılık ve kutsal inanç gücü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları’nın süngüleri kazanmıştır. (…) Üçbuçuk yıl süren bu savaştan sonra, bilim açısından, eğitim ve öğretim açısından, ekonomi açısından savaşımlarımızı sürdüreceğiz ve güveniyorum ki bunda da başarılı olacağız. Fabrikacı olacağız, sanatkar olacağız. Bundan sonra düşüncelerimizi hep buna adayalım.”
KAÇARKEN BIRAKTILAR
Akkılıç’ın aktardığına göre bu kısa söylev Mustafa Kemal’in Bursa’daki ilk konuşması. Belediye binasındaki bu konuşmasından sonra halkın arasına karışıyor Mustafa Kemal… Necip Aksoy’un anılarından aktarıldığına göre öğrencilerle konuşmuş ve demiş ki;
“Küçük hanımlar, küçük beyler; Sizler her biriniz geleceğin gülü, bir yıldızısınız. Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizlersiniz. Kendinizin ne denli önemli, ne denli değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz kızlar, çocuklar.”
Gece düzenlenen görkemli fener alayını aktaran Renin gazetesi muhabiri Ali Sedat ise şunları yazmış:
“Tarihin ne garip cilvesi ki, Yunan sürülerinin sahte ve yalancı vakar ve azameti döneminde, kibirli bir tavırla başlarında taşıdıkları miğferler, bu alayda ahalinin ellerinde fener görevini görüyordu. Gerçekten binlerce halk, Yunanlıların kaçıp giderken sokaklarda bıraktıkları miğferlere birer sopa geçirerek ve içine gazlı paçavralar koyarak bunlardan yaptıkları meşalelerle ulusal zaferin bayramını kutluyorlardı.”