Zülfikar YükselAlmanlar artık Türkleri seviyormuş. Biz Türklerin “beterin beteri var” sözünden hareketle, daha beter milletleri görünce kıymete binmiş orada yaşayan soydaşlarımız… Tabii, 1960’larda başlayan göç sonrasında Almanya’daki Türkler üçüncü kuşağa ulaştı. Eskilerin nispeten uyumu, yeni kuşakların Alman kültürü içinde yoğrulmalarını yabana atmayalım…

Avrupa’nın en güçlü ekonomisi olan Almanya, nitelikli genç işgücü ihtiyacını karşılamak için kapıları yeniden açıyor. Ancak bu kez kapı farklı… Kaba güçten ziyade “beyin” istiyor Almanya… Örneğin Türkiye’de diploma almış makine mühendisi istemiyor. Liseyi bitirmiş gençleri bekliyor. Türkiye’de herhangi bir dört yıllık üniversite kazanmış öğrenciyi, Almanca bilmesi koşuluyla davet ediyor. Kendi eğitim sisteminde mühendis yetiştirmek istiyor.
Nereden biliyoruz bunları?

Bursa’da kurulu Globus Akademik Dil Okulu’nun kurucusu Zülfikar Yüksel anlattı dün… Yukarıda saydığımız koşulları taşıyanlar; Yani, Türkiye’de 4 yıllık üniversite kazanmış, Almanca bilen gençleri Alman üniversitelerine yerleştirme hizmeti vermeye başlamışlar. Akademik Almanca öğretiyorlar, Almanya’da geçerli ve üniversitelerin kabul ettiği dil sertifikası veriyorlar. Gencin Almanya’da okumak istediği üniversite ve bölümü seçmesine yardımcı oluyorlar. Hatta talep edenlere Almanya’da barınma olanağı bile yaratıyorlar.

Uludağ Üniversitesi’nin de iş ortağı olan Globus’u Alman eşi Beate Yüksel ile 1992’de kuran Zülfikar Yüksel de Bochum Üniversitesi gazetecilik bölümünden mezun… Zülfikar Yüksel “Neden Almanya’da üniversite?” sorusuna şu yanıtları veriyor:

NEDEN ALMANYA’DA ÜNİVETRSİTE?

“Eğitim standartları ve kalitesi çok yüksek. Dünya sıralamasında ilk 500’de çok sayıda Alman üniversitesi var. Türkiye’de devlet üniversitelerinden bile daha ekonomik fiyatlarla tıptan mühendisliğe, ekonomiden psikolojiye kadar çok geniş yelpazede kaliteli eğitim alınabilir.

Tüm üniversitelerin YÖK denkliği mevcut… Alman üniversitelerinden alınan diploma tüm dünyada tanınıyor.
Almanya’da alınacak eğitimin toplam maliyeti, Türkiye’dekine kıyasla çok daha uygun… Almanya’da devlet üniversitelerinde eğitim ücretsiz. Türkiye’deki devlet üniversitesi gibi sadece yıllık harç ücreti alınıyor. Yıllık okul harç ücreti 100 ile 500 Euro arasında değişiyor.

Bir öğrencinin yaşam giderleri, Türkiye’de büyükşehirlerdeki giderlerle kıyaslandığında çok farklı değil… Almanya’da bir öğrencinin konaklama ve yemek giderleri dahil aylık masrafı sadece 600-650 Euro arasında…

Almanya’da üniversiteye gitmek Türkiye’de değil özel üniversiteler, devlet üniversitelerinden bile daha ucuza geliyor. Almanya’nın öğrencilere tanıdığı 180 gün ve üstü yasal part-time çalışma izni ile eğitim ve yaşam giderleri daha da azaltılabilir.

Türkiye’de lisans eğitimi 4 yıl iken, Almanya’da bölümlerin büyük çoğunluğunun 3 yıl olması, eğitim ve yaşam giderlerinden bir yıl tasarruf sağladığı gibi, iş hayatına da bir yıl erken başlanmasını sağlıyor.

Türkiye’deki üniversite sınavında 4 yıllık herhangi bir bölüme yerleşen herkes, dünya sıralamasında ilk 100’de yer alan Alman üniversitelerine giriş hakkına sahip…

2 yıllık ön lisans mezunlarına da Almanya’daki üniversitelere transfer kolaylığı sağlanıyor. Lisans mezunları için de master eğitimi alabiliyor.”

YERLEŞEMEYN İMAM HATİP’E

Zülfikar Yüksel, bütün bu gerekçelerin ardından, can alıcı noktaya parmak basıyor. Bugün 7’den 70’e hemen herkesin bildiği markalar var ya… Siemens, Bosch, Lufthansa, Porsche, BMW, Volkswagen, Mercedes, Opel, Bauhaus gibi… Diyor ki “Almanya’nın, ülkedeki üniversitelerden birinden mezun olan yabancılara verdiği çalışma izni sayesinde bu lider şirketlerde çalışanlardan biri neden siz olmayasınız?”

Neyse…

Almanya, lise bitirmiş gençlerimizi beklerken, biz Türkler de ortaokulu bitirmiş gençlerin liselere nasıl yerleşeceğine ilişkin sistemi daha birkaç gün önce belirledik. Sistemin adı TEOG… Yani, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi…

Buna göre, orta son sınıf öğrencileri ağustosun ilk haftası 15 okulluk bir tercih listesi yapacak. İkinci bir listede 6 okul türünden birini işaretleyecek. İşaretlemeyen ya da açıkta kalan öğrenciler mecburi olarak en yakın imam hatip veya meslek lisesine yazılacak.

Ortaokul mezunu öğrenci sayısı 1 milyon 300 bin… Anadolu, fen, anadolu öğretmen, sosyal bilimler, , mesleki teknik eğitim liseleri, hadi anadolu imam hatip liselerini de katalım, alayının kontenjanı önceki yıl 612 bin 749’du.
Okulların kontenjan toplamının bu yıl da aynı olduğunu varsayarsak, ortaokul bitiren öğrenci sayısı 1 milyon 300 bin ise 687 bin öğrenci zorunlu olarak imam hatip lisesine gidecek demektir.

Fen liselerine zaten yerleştirme sistemiyle giriliyor. Meslek lisesi de yetmeyeceğine göre… Klasik liselerin hepsi imam hatip olacak demektir.

Bu mantıkla Almanya’yı sollarız değil mi?

Ne dersiniz?

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır