Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası (TESK) Genel Kurulu’nda konuştu. Türkiye ekonomisinin 2013’te yüzde 4’ü aşan bir büyüme kaydettiğini, Avrupa’da en ideali Almanya’nın yüzde 0,8 büyüdüğünü söyledi. Kredi derecelendirme kuruluşlarından ikisinin, zorlama açıklamalarla Türkiye’yi eleştirdiğine işaret ederek “Batmak üzere olan Avrupa ülkelerine artı puan verirken siyaseten çökertemedikleri Türkiye’yi ekonomik olarak çökertmenin hesabını yapıyorlar. Biz bunlarla ekonomimizi büyütmedik. Biz dünyayı fellik fellik dolaşarak ekonomimizi büyüttük. O yüzden gerekirse bu iki kuruluşla ilişkimizi keseriz. Zaten bunları yıllık belli bir ücrette ödüyoruz” dedi. Erdoğan yarın da (bugün) TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu’nda Türkiye ekonomisini değerlendireceklerini bildirdi.
Türkiye gündemi uzun zamandan beri farklı farklı konularla meşgul olurken, ekonominin gerektiği konuşulmadığı kanaatindeyiz. Türkiye’nin son bir yıldır önünde pek çok sorun vardı. Bunlardan biri de cumhurbaşkanlığı seçimiydi. Atlatıldı… Ekonominin konuşulma zamanının gelmiş olması sevindirici…
AKP hükümetinin “2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi” her platformda dillendiriliyor. Hatta aylık, 3 aylık dilimler halinde ihracat artış rakamları yayınlanınca seviniyoruz. İhracat demek, para kazanmak demek… Fakat ihracatta firma bazında karlılık oranının yarı yarıya azaldığına ilişkin veriler var. Üstelik karlılık, son 5 yılın en düşük seviyesinde… İhracatçı firmaların, uluslararası rekabet karşısında atabilecekleri pek çok adımdan sadece biri fiyat kırmak… Bununla birlikte kaliteyi de yüksek tutmak zorunda…
DIŞ ALEM HESAPLARI!
Dış ticaretle ilgili hedefler iyi de, gerçekleşmelerde sorun var. TÜİK, dün 2013 yılında mal ve hizmetlerin dış denge açığının önceki yıla göre yüzde 38,5, cari dış denge açığının da yüzde 39,7 oranında artığını açıkladı.
Bu açıklamanın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, TESK Genel Kurulu’nda ekonomiyle ilgili konuştuğu saatlerde yapılması ilginç bir tesadüf oldu tabii…
Fakat TÜİK bültenindeki ifade oldukça dikkat çekici…
Cümle aynen şöyle kurulmuş:
“Dış alem hesaplarında mal ve hizmetlerin dış denge açığı 2013 yılında bir önceki yıla göre % 38,5 oranında artarak 106 918 milyon TL, cari dış denge açığı ise % 39,7 oranında artarak 122 312 milyon TL olarak gerçekleşti.”
Yani, dış ticaret açığı olarak ifade edilmesi gereken rakam 106 milyar 918 milyon lira… Cari dış denge açığı ise 122 milyar 312 milyon lira…
Mal ihracatı 2013 yılında bir önceki yıla göre % 6,1 artarak 311 milyar 820 milyon lira, hizmet ihracatı ise yüzde 15,7 artışla 90 milyar 575 milyon lira olmuş…
İyi, çok güzel…
Fakat ithalat da artmış…
Mal ithalatı 2013 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,5 artarak 463 milyar 499 milyon lira, hizmet ithalatı ise yüzde 21,8 artışla 45 milyar 815 milyon lira olmuş!
Sorun da burada zaten…
Türkiye, dış ticaret fazlası vereceği günlere kavuşmalı. Planlamalar, hesaplamalar bunun üzerine yapılmalı. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşsak bile, ithalata 600-700 milyar dolar verdikten sonra yolumuzu doğrultmamız mümkün değil…
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Sakın ha, ekonomiyi ertelemeyin
Yapın bir şeyler, ücretliyi ellemeyin
Ellediniz zaten, bilirdim yazacağımı da
Cimnastik istemiyor bugün beyin