hıdırellezBen Marko Paşa kadar sabırlı biri değilim. Öyle uzun uzun dinleyemem kimseyi… Lafı uzatana “Kısa kes de Aydın abası olsun” diyerek veririm ayarı! Bilginin hap yapılmış halini isterim… Ben o hapı içimde çözündürür, gerekirse kullanır, ilerde gerekecekse de depoya atarım. Lazım değilse de o an silerim.

Kadın milleti triplere girer bazen… “Erkeklere basit cümleler kurun, aksi takdirde eror veriyorlar” diye… Kendi adıma konuşuyorum, haklılar! Kadın ya da erkek olsun fark etmiyor aslında… Karşımdaki, zor olsun ama bir cümlede anlatsın derdini!

Nedir bunca sözün nedeni? Hıdırellez dilekleri! Önceki gece gül ağacı dibine kağıtlara yazılmış dilekleri gömenler genellikle kadınlar olduğuna göre, o dileklerin ulaştığı makam neresiyse artık çözümlemeye çalışanın vay haline!

İşte o nedenle ben “gül ağacı değilem, her gelene eğilem!”

Ne güzel şarkıdır… Necip Mirkelamoğlu’nun yazıp bestelediği Rast makamındaki bu şarkıyı hatırlamamak olanaksız elbette, hıdırellez, gül ağacı deyince…

 

UZAYIP GİDEN DİLEKLER!

 

Hıdırellez dilekleri sosyal medyada da paylaşılmış. İşte bir genç kızın dilekleri;

“Güzel bir lise, sağlık, huzur, az para… Oğuzhan hep yanımda olsun. Oğuzhan’la hiç ayrılmayalım. Oğuzhan beni sevmekten vazgeçmesin. Bi de Adanademirspor şampiyon olsun.”

Bir delikanlı kağıda motosiklet ve sakallı cin adam çizmiş. Cin adamın bir avucunda 3, çevresinde de bolca Amerikan Doları simgesi var. TL de değil hani…

Başka bir genç kız şunları yazmış;

“‪Hıdırellez de geldi; ateşin üstünden atlamayı, kapıya çiçek asmayı, evi bir güzel temizlemeyi, su kenarına dilek çizmeyi, gül dibine dilek gömmeyi, gece yatarken cüzdanımızı açık bırakmayı, karınca toprağından alıp cüzdanımıza koymayı sabah erkenden kalkıp sütlü kahve içmeyi ihmal etmeyelim. Su kenarına çizilen dilek tutuyor, tecrübeyle sabit J Daha sayamadığım ritüeller varsa yazın, sebeplenelim J”

Bunun altına yazılan bir yorum da ilginç:

“5 Mayıs gecesi kapının önüne süt dolu bir tas konulurmuş. Eğer bu süt yoğurda dönüşürse evin bereketinin artacağına, evdekilerin şansının açılacağına inanılırmış. Denemeliyiz!”

 

HIDIR’A DİJİTAL MEKTUP

 

Birinin dilekleri öyle uzun olmalı ki, “zipleyerek” flash bellek ile bağlamış gül ağacına! “Ziplemek” dijital alemde yüksek boyutlu bir veriyi sıkıştırmak anlamına geliyor. Bilmeyenler olur diye açıklamak gerek. İşte o dijital aleme Hıdırellez iletisi…

“To: Hıdır

Cc: Allah

Subject: #‎hıdırellez

Konuyla ilgili olarak #‎gülağacı‘nın üzerindeki zipli dosyaya bi göz atabilirseniz çok sevinirim J

Biri tebrik etmiş, bu yaratıcı espriyi yazanı ve şöyle yorum bırakmış:

“Süpersin! Teknoloji çağında mesaj yöntemini de yenilemek lazım tabii. WhatsApp kullanıyor mudur Hıdır acep?”

“Bu isteğe Hızır bile yetişemez” dedirten bir talep var… Demiş ki, vatandaş;

“Birkaç ay içinde kitabı yüzbinler satan bir yazar olup ömrümü imza günlerinde tüketmek istiyorum. Aynı zamanda oyuncu, yönetmen, akil adam olmak istiyorum. Bitmedi… Ev, araba, yazlık, limitsiz kredi kartı, bir de bir çuval Türk kahvesi… Ne oldu Hızır kafan mı karıştı? Are you ready?”

Peki, bir genç kızın gelinlik giyme dileği, bir simgeyle nasıl anlatılabilir? Vereceğimiz örnek çok yaratıcı… Kağıt peçete, gelin şekline getirilmiş. Kafası gözü kalemle şekillendirilmiş. Beline de kırmızı kurdele bağlanmış… Görüntüyü paylaşanın mesajı şöyle:

“Gözde’nin son çırpınışları #hıdırellez”

Hıdırıllezin en temel simgesi ise ateş üzerinden atlamak elbette… Ateş üzerinden atlarken, kaşını kirpiğini dağlayanlar, eteğini tutuşturanlar olduğunu yine sanal platformalarda yayınlanan fotoğraflarda gördük.

Peki ya benim dileğim!

“Sen en iyisini, en layığını bilirsin Hızır!”

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Dilekler gitti Hızır ve İlyas’a

Mutluluk için var bir yasa

Tek cümle: İyilik yap iyilik bul

Ki, dönüşmesin neşemiz yasa

Ayrıca bakınız:

Etiketler:
 

Yoruma kapalıdır