Hukukçuk, hukukçuk, hukukçuk!
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’nın bir kararı Adalet Bakanı’nın aksi yöndeki kararıyla geçersiz hale geliyorsa, bugün “Nasıl Bir HSYK?” sorusu üzerinden tartışma yürütmek anlamsız kalıyor. Aynı şekilde, HSYK’da bir kararın uygulanabilmesi için 12 oy gerekirken, 11 olumlu oya karşılık 4 olumsuz oy olsa bile konu kabul edilmiyorsa, aynı şekilde anlamsız bir durum ortaya çıkıyor.
Peki, yargı bağımsızlığını, özgürlüğünü ve yargı güvenliğini sağlamakla görevli HSYK için mücadele niye ve kime karşı? 12 Ekim’de 7 üyeyi belirlemek üzere yapılacak seçimde, iktidarın yasal olarak elinde tuttuğu 7 üyeye karşı eşitlik sağlamak!
ADALET BAKANI OLDUKÇA!
Bursa Barosu tarafından dün düzenlenen “Nasıl Bir HSYK?” başlıklı panelde yapılan konuşmaları dinledikten sonra kafamızda oluşan özet bu şekilde… Ayrıntıya girelim…
HSYK seçimleri için 5 ayrı taraf var. Aslında, “hükümet yanlısı Yargıda Birlik Platformu ile diğerleri” diyerek “iki taraf” demek daha doğru olur. Bursa Barosu’nun dün düzenlediği panelde Yargıda Birlik Platformu’ndan temsilci yoktu. Önce katılacağı söylenmiş, sonra katılım olmayacağı bildirilmiş. Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz açılış konuşmasında söyledi.
“HSYK’nın içinde Adalet Bakanı ile Müsteşarı oldukça, bağımsız ve özgür yargıdan söz edilemez” dedi Demiröz… İstekleri de tek cümleyle şuydu: “Herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir Türkiye!”
LÜTUF İSTEMİYORUZ!
Açılış konuşmalarında YARSAV Başkanı Murat Arslan, şeffaf ve liyakati esas alan bir HSYK yapılanması arzuladıklarını anlattı. Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, HSYK’nın yargıç güvencesi ve yargı bağımsızlığını koruyan bir kurul olmaktan çıktığını savundu. Sicil affı lütfuna ihtiyaçları olmadığını, HSYK kararlarının yargıya açık hale getirilmesini istedi.
…ve Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Güneş Gürseler’in yönettiği panelin ilk konuşmacısı HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur… HSYK’da 4 dairenin hangi işlere baktığını sıraladı. Bu dairelerin aldığı kararların birbirlerine gitmediğini, birinde alınan karardan diğerinin haberi olmadığını söyledi.
OKUR, ERTEKİN’İN HEDEFİNDE!
Başta yaptığımız kısa özette yer alan, 12 oy şartı, 3. dairenin verdiği soruşturma izninin bakanlık tarafından kaldırılıyor olmasını İbrahim Okur söyledi. Teftiş Kurulu çalışmalarının da kişisel inisiyatifle yürüdüğünü anlattı.
Aslında panelin pek çok izleyicisinin merak ettiği, bu toplantıya İbrahim Okur’a karşı bilenerek geldiği bilinen Demokrat Yargı Derneği Başkanı Orhan Gazi Ertekin’in ne söyleyeceği, Okur’un da nasıl karşılık vereceğiydi. Ertekin, Okur için, “bir dönem mağrur, şimdi de mağdur” olduğunu iddia etti. Bir fıkra eşliğinde, “Okur’u hiçbir avukatın kurtaramayacağını” söylemesi ilginçti. Ertekin, Okur’u Demokrat Yargı Derneği’nin şefkatli kollarına davet etti. Buna karşılık Okur, hiçbir zaman mağrur olmadığını ifade etti.
DOSYA İLE ARAYA KİMSE GİRMESİN!
Panelistlerden YARSAV Başkan Yardımcısı Bülent Yücetürk’ün saptamaları da şu yönde oldu:
“HSYK seçim çalışmaları hukuk üzerinden gitmiyor. Tamamen siyasal zeminde ve var olduğu iddia edilen paralel yapının tasfiyesi üzerinden gidiyor. Siyasal iktidarın 7-0 önde girdiği mücadelede, seçilecek 7 kişiyle durum eşitlenmeye çalışılacak. 12 Ekim’de hükümetin belirlediği liste seçilirse, kimse yargı önünde eşit olamayacak! Biz ne istiyoruz? Hakim ve savcının dosyası ile arasına kimse girmesin! Kendimize ayrıcalık istemiyoruz. HSYK’nın kararları da yargı denetimine açık olsun.”
AHLAKSIZ TEKLİF!
Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Karadağ’ın son cümlesi çarpıcıydı. Karadağ, Yargıda Birlik Platformu adaylarının desteklenmesi halinde hakim ve savcıların maaşlarına seyyanen bin 115 lira zam yapılacağı söylentilerine karşılık “Ahlaksız teklifleri kabul etmeyelim” çağrısı yaptı.
Panelin öğleden sonraki bölümünde de Gazeteci-Hukukçu Kemal Göktaş, İstanbul Barosu önceki başkanlarından Av. Turgut Kazan, Gazeteci-Yazar Ahmet Şık, Gazeteci Faruk Mercan konuştu da, aktarmaya yerimiz kalmadı.
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
El ne işe yarar, olmazsa alet
İnsanlık ölür, yoksa adalet
Adaletin simgesinde delalet
Kalkın, çürütüyor bizi atalet
Ayrıca bakınız:
Yargı ve savunma ekime kadar terleyecek! Yargı cephesinde yaz, meteorolojik koşullardan daha sıcak geçiyor. Ekim ayında yapılacak […]
YARSAV Başkanı: Yargı, yargıya bırakılmalıdır “Adalet mülkün temelidir” sözünün Türkiye’de doğru anlaşıldığı kanaatinde değilim. […]
AB adayı bir ülkede yargı reformu! Bundan birkaç yıl önce… Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke… AB’ye uyum sürecinde […]
Yargıda soldan aparkat, sağdan nakavt! Geride bıraktığımız hafta sonu, yargının, hukuk düzeninin geleceği açısından çok […]
Yoruma kapalıdır