Ramazan rehaveti içinde Türkiye gündeminin birinci maddesi elbette 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi… AKP’nin adayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, BDP’nin adayı Selahattin Demirtaş çalışmalarını sürdürüyor. Ekmeleddin İhsanoğlu da yurt gezileri kapsamında yarın akşam Bursa’ya geliyor.
CHP Bursa İl Başkanlığı’ndan bildirilen programa göre, Bursa Hilton Otel’de konaklayacak olan İhsanoğlu’nun ziyaret ve temasları cumartesi günü başlayacak. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ilk ziyareti Yeşil Türbe ve Atatürk Hünkar Köşkü’ne… Saat 11.00’de Orhan Camii önünde basınla ayaküstü sohbet toplantısı yapacak olan İhsanoğlu, ardından Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret edip, Ulucami’de öğle namazı kılacak. Ardından Kapalıçarşı ve Uzunçarşı’da yürüyüş yaparak, esnaf ve vatandaşlarla selamlaşacak.
Öğleden sonra Umurbey’e gidecek olan Ekmeleddin İhsanoğlu, burada Türkiye’nin 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın anıt mezarını ziyaret edip, müze evini gezecek. Tekrar Bursa’ya dönecek olan Ekmeleddin İhsanoğlu, saat 19.00’da Buttim Kültür Merkezi’nde sivil toplum kuruluşları, sanayici ve işadamı dernekleri ile hemşeri derneklerinin temsilcileriyle toplantı yapacak. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Bursa’daki son programı Buttim’deki iftar yemeği…
ACI İLAÇ İÇER GİBİ
Kişisel bakışımı daha önceki bir yazımda deklare etmiştim. Cumhurbaşkanı adaylarından hiçbiri benim ne siyasi ne de dünya görüşüme uyuyor. Şayet yeterli imza bulunur da CHP Milletvekili Emine Ülker Tarhan aday gösterilebilseydi, oyumu kendisine vereceğimi açıkça ifade etmiştim. Aday gösterilemediği için bu durumda “en yakın aday” olacaktır oyumun sahibi. Kimdir bu? Elbette Ekmeleddin İhsanoğlu… İstediğim olmadı diye sandığa küsmem… Kimse de küsmemeli… Küsmek bir protesto biçimidir ama karşı tarafın küstüğünüzden haberi yoksa bir anlam ifade etmez.
Şundan eminiz ki, AKP’li seçmen firesiz sandık başında olacaktır 10 Ağustos günü… Belki kediler bile!
Eğer, özlediğimiz gerçek demokrasinin bir parçası olmak ve katkıda bulunmak istiyorsak, sandığa gidip oyumuzu kullanmalıyız.
Bu nedir biliyor musunuz? Vücudu mikroplardan arındırmak için tadını hiç beğenmediğimiz, içerken kusacak duruma getiren acı bir ilacı içmek gibi bir şey! Her ilacın yan etkisi olduğunu da biliyoruz elbet… Vücuttan bazı mikropları temizleyen ilacın başka alanlarda hasar yarattığının da farkındayız. Olsun varsın… Yatağa bağlı kalmaktan, sakıncaları ileride çıkacak hasarlara razı olmak evladır. Bilmiyoruz belki de vücut yeniden ayağa kalktığı anda dengeli beslenip, sağlıklı yaşarsa varsaydığımız hasarların da etkisi kalmayabilir. Önemli olan ayağa kalktıktan sonraki yaşam biçimi…
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Çeşit çeşit insan var, açıldı sergi
Görmüyorlar birbirinden sevgi
Ramazanda olmaz ama yergi
Kin ve düşmanlık değil vergi