Biliyorum ki, karşılık olarak Nemrud’un emriyle İbrahim Peygamber’i yakacak ateşi söndürmek için bir damla su taşıyan karınca hikayesini anlatacaksınız. Siz anlatmadan biz aktaralım ve sonrasında İsrail mallarına boykot olayına kendi penceremizden bakalım.

Hikaye şöyle;

“Nemrud, İbrahim Peygamber’in yakılması emrini verdikten sonra meydana odunlardan büyük bir yığın yapılır. Odunları tutuştururlar. Alevler o kadar yükselir ki, bulutların tutuşacağını sanan çocuklar korkup kaçarmış. İbrahim Peygamber’i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış askerler. Atacaklarmış ki Nemrud’un bir kral olduğunu anlasın! Bir daha ona karşı gelmesin insanlar.

Bu sırada bir karınca ağzında bir damla su ile gidebildiği hızla, koşa koşa gidiyormuş. Hem de boyu göklere varan ateşe doğru. Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş: Bu acelen niye? Nereye böyle?

Ağzında bir damla su taşıyan karınca o bir damlayı ellerinin arasına alıp, ‘Duymadın mı’ demiş. ‘Nemrud, İbrahim Peygamber’i ateşte yakacakmış. İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum. Bu sözleri duyan karınca kendini tutamayarak kahkahalarla gülmeye başlamış. ‘Sen şu ateşe dönüp hiç bakmadın mı?” diye sormuş. ‘Ne kadar büyük! Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?” Su taşıyan karınca, ‘olsun’ demiş: Hiç olmazsa tarafım belli olsun.”

 

İSRAİL MALI SATIYOR OLSAM!

 

İsrail’in Filistin’deki katliamlarını protesto etmek amacıyla yurt genelinde İsrail ürünlerine karşı boykot başlatıldı. Boykota katılan pek çok vatandaşın düşüncesi, karınca hikayesinde olduğu gibi… En azından tarafını belli etmek… Haksızlığa, insanlığa karşı işlenen her suça yönelik eylemde varım. Dünyanın her yerinde her insanın, birbirinin haklarına saygılı bir şekilde insanca yaşamasını dilerim elbette ama savaşılacaksa eğer koşullar eşit olmalı. Hedefte çocuklar, kadınlar olmamalı…

Böyle demek bile insanın tüylerini diken diken ediyor ama Ortadoğu’da yaşananlar kimyasını bozuyor insanın gerçekten…

Neyse, İsrail mallarına boykot konusuna gelelim. Kamu kuruluşları dahi göstermelik şekilde İsrail mallarına boykot kararı alıyor, uyguluyor.

…da, hangi ürün olursa olsun, eğer Türkiye’nin yasalarına uygun şekilde, vergisi ödenerek üretilip satılıyorsa, bu ürünü üreten, pazarlayan, satışına aracılık edenlerin ticari kaybını bir hesap edin hele… Kaldı k, ülkede söz konusu ürünlerin üretilmesi ve pazarlanması aşamasında pek çok Türk vatandaşı ekmeğini kazanıyor. Biliyoruz ki bu insanların, böyle bir ortamda seslerini çıkarma şansları yok.

Hele ki, markalarını “İsrail malı” diye afişe ederek çeşitli kanallarla halkı boykota çağıranların dava edilmesi durumunda, bu şirketlere ödenecek tazminatların miktarlarını bizim hesap makineleri bile hesaplayamaz. Ama kimsenin böyle bir cesaret gösterebileceğini sanmıyoruz.

Başlığımız bu nedenle “ilkel boykot!”

Şahsen ben İsrail patentli bir ürün üretiyor ve satıyor olsam, markamı afişe edip boykot çağrısı yapanların burnundan getiririm. Tabii ki, güvenebileceğim bir yargı ve hukuk sistemi varsa! Bundan da emin olamadığım için susmak zorundayım tabii ki!

Bireysel tüketim mallarını bir kenara bırakalım…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İsrail Devleti ile altında hükümet yetkililerinin imzası olan kaç anlaşma var? Neleri kapsıyor? Detaylı bir şekilde bilmiyoruz. Bu da ayrı bir tartışma konusu ya neyse…

Ayrıca, Türkiye’de hangi boykot ne kadar sürdü?

Yapılan boykotlarla hangi ülkenin ekonomisi çökertildi?

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Bayramda dokunun sevdiklerinize
Sofra kurun ama dikkat edin yediklerinize
Bu bayram gitmesek mi acaba demeyin
Saymaz büyükler, daha önce geldiklerinize

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

Etiketler:
 

Yorumlayın