seçim sandığıRamazan mübarek günde çoğunluk, oruç kafa ve sıcak nedeniyle melül melül bakarken sağa sola, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını ilan etmesi nasıl da hareket getirdi canım ülkeme… Başbakan Erdoğan 2007 seçimlerinin sonucunda yaptığı o meşhur balkon konuşmasında hani “herkesin başbakanı olacağım” demişti de, olmamıştı ya… Dün de “herkesin cumhurbaşkanı olacağım” dedi, milyonlar alkışladı… İnsanları “ayrıştırmadık, ötekileştirmedik” dedi, aynı konuşma içerisinde kendisiyle çelişti ve “bizler mazlum-onlar zalim” sözlerini yineledi.

Erdoğan’ın dünkü konuşmasından anladık ki, Ankara’da bir kentsel dönüşüm projesini uygulamaya geçirecek ve Başbakanlık Konutu’nu da Çankaya Köşkü’nün bahçesine taşıyacak.

 

NE ERDOĞAN’A, NE İHSANOĞLU’NA

 

Ne Recep Tayyip Erdoğan, ne çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu… İkisine de oy çıkmaz benden… Aday olursa şayet oyum Emine Ülker Tarhan’a… Çünkü üç isim arasında çağdaş Türkiye’yi temsil edecek tek kişidir Emine Ülker Tarhan

Eğer aday olursa ve tüm ülke kadınları da, kocalarının buyruklarından çıkarak Tarhan’a oy verirse, Türkiye’de bir devrim olur resmen…

Benimki bir rüya biliyorum. Ne yazık ki haklarını savunduğum kadınların böyle bir devrime imza atacaklarını sanmıyorum. Ama ben yine de kadın haklarını, kadın-erkek eşitliğini savunmayı sürdüreceğim. Onların umurunda olmasa da!…

 

///

 

Çivinin varlığı ile yokluğu!

 

Zaman zaman yaşanan olumsuzluklar karşısında “memleketin çivisi çıktı mirim” deriz ya, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti meşru sayan zihniyetin nasıl baş tacı edildiğini gördükçe bu söz daha anlam kazanıyor.

Memleketin çivisinin çıkmış olması deyiminin karşılığı “yapı ha çöktü ha çökecek” demektir. Tabii ki bizim bahsettiğimiz, mimari ya da organizasyonel bir yapı değil. Bahsettiğimiz ahlaki değerler örgüsü… Dinin ticarileştirildiği, insanları kandırmak için bir araç haline getirildiğinden bahsediyoruz, çivinin çıkmasından…

Şimdi bahsedeceğimiz çivisiz caminin, yukarıda bahsettiğimiz çivisizlikle ilgisi yok elbette… İznik’in Elmalı köyünde türünün ender örneklerinden biri olan tamamı ağaçtan Çivisiz Cami, restore edilmiş… Bursa Valisi Münir Karaloğlu dün akşam açılışını yapmış…

1864 Kafkas sürgününde Batum Acara bölgesinden Elmalı köyüne yerleşen muhacirler tarafından Karadenizli ağaç ustalarına 1884 yılında yaptırılmış…

Ahşap mimarinin Bursa’da tek, Türkiye genelinde ise ender örneklerinden birisi olan Çivisiz Cami, 130 yılı aşkın bir süredir çürümeden ayakta duruyormuş. Camide zamanla esnemeler ve açılmalar olmuş ve onlar da restore edilmiş.

Çivisiz Cami, tek bir çivi kullanılmadan “kündekari” denilen birbirine geçme usulüyle yapılmış, yıllara rağmen ilk günkü gibi zarafetini halen koruyor.

Aslında bu yapıdan alınması gereken ders şu:

Toplumun her kesimi, çivi zoru olmaksızın birbirine kenetlenebilse de sağlam bir yapı oluştursa! Günümüzde, 1800’lü yılların Karadenizli ağaç ustaları yok artık.

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Sıcakta edemiyor kimse hareket
Kalmıyor bedende zarafet
Oruç, bu sıcakta maharet
İftar sofralarına geliyor bereket

Ayrıca bakınız:

Yoruma kapalıdır