gozede koyu kestelBursa Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) öncülüğünde TOKİ tarafından Kestel Çataltepe mevkiinde bir bölümü inşa edilen büyük sanayi sitesi ile ilgili pek çok yazı yazdık geçmişte… Dün Bursa Hakimiyet’in manşete taşıdığı Ersel Peker’in “Bu da büyük sanayi sitesi fiyaskosu” başlıklı yazısını okuyunca, geçmişte yazdıklarımızı hatırlayalım dedik.

Akademik meslek odaları, sanayi sitesi yapımına karşı çıkıyordu. Gerekçe şöyleydi:

612,6 hektarlık alan, kentin anayasası sayılan 1/100 bin ölçekli nazım imar planına “korunması gereken tarım arazisi” olarak işlenmişti. Alanın 535,70 hektarında tarım yapılıyordu, 64,3 hektarı da ormandı. Alan, Bursa Ovası’nı sulayan derelerin doğduğu bir bölgeydi. Proje alanının bir kısmı da DSİ tarafından etütleri devam etmekte olan Çataltepe Göleti ve sulama alanında kalmaktaydı.

 

ÖYLE YA DA BÖYLE!

 

Bu gerekçeler, yapılması konusunda ısrar edilen sanayi sitesi için engeldi. Bu engel belediye meclisi  kararıyla kaldırılabilirdi. Sonuçta istenildiği şekilde plan değişiklikleri yapıldı. Haliyle akademik meslek odaları dava açtı.

O aralar, BESOB Başkanı Arif Tak’ın işyerine düşmüş yolum. Sormuşum kendisine “Başkan ne olacak bu sanayi sitesi?” diye…

“Ne mi olacak? Öyle ya da böyle olacak” demiş…

“Peki ya hukuk?” demiş ve eklemişim: “Nazım imar planı bir kentin anayasasıdır. Anayasayı ihlal edersek, nerde kaldı hukukun üstülüğü?”

 

SALDIRININ EN SAKİN İZLEYİCİSİ!

 

Tak’ın yanıtını o tarihteki yazımda şöyle aktarmışım:

“Elbette hukuka saygılıyız. Ama bize yol göstersinler. Bursa’da sanayi sitesi yapacak başka yer göstersinler oraya gidelim.”

Daha sonraki bir yazımda “Yargı, sanayi sitesiyle ilgili olumsuz karar verirse ne olacak? şeklindeki sorum karşısındaBoynumuz kıldan ince, uyacağız’ dediğine bakmayın Arif Tak’ın…” diye yazmışız.

Oysa belediye binası önünde akademik meslek odalarının temsilcilerine saldıran esnafın oraya kendiliğinden gelmediğini biliyorduk. Saldırıyı ileriden izleyen, elleri göğsünde bağlı kişi de Arif Tak’tan başkası değildi!

 

3 YIL ÖNCESİNİN ÖNGÖRÜSÜ

 

Gerçi, sanayi sitesi ile ilgili mahkeme kararının uygulama ya da uygulamama konusunda muhatap Arif Tak değildi ama sonuçta yargı plan değişikliklerini iptal etmişti. Buna karşın inşaat devam ediyordu. O dönemde CHP Bursa İl Başkanı olan Gürhan Akdoğan’la birlikte ilk kez inşaat alanına gidip, “kaçak inşaat”ın devam ettiğini gözlerimizle görmüştük.

Şöyle demişiz o güne ilişkin gözlemimizi aktarırken:

“Bir kere uzaklığından ötürü şehir içindeki esnafı oraya toplayacak bir proje değil… Daha da önemlisi bölge su kaynakları barındırıyor, kirlenir. Çevresinde yeni yapılaşmalara zemin hazırlar…

 

SADEC 25 İŞYERİ SATILMIŞ!

 

BESOB Sanayi Sitesi ile ilgili yargı kararının da diğerleri gibi ‘sümenaltı’ edileceği kaygısı yaşamaktayız. Nitekim idare mahkemesinin verdiği ilk kararlardan sonra projeden vazgeçilmemiş, gerek belediye, gerekse il genel meclisi kararlarıyla minareye kılıf uydurulmuştur.”

Sonuca gelelim:

Ersel Peker’in yazısından anladık ki, kılıf uydurulan minare, birilerini fena halde rahatsız ediyor olmalı! Zira TOKİ, talep yokluğu nedeniyle toplam 3 bin 700 işyeri bulunan projenin ikinci aşamasının ihalesinden vazgeçmiş. Yapımı tamamlanan 125 işyerinden de sadece 25’i satılmış!

İlle de sanayi diye ısrar edenler! Duydunuz mu?

Tak, tak, tak!

Orada mısınız!?

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Sanayi diye tozu dumana kattık

Karşı çıkan muhalefete taktık

Arif olan anlar, temeli çoktan attık

Rant uğruna memleketi sattık

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

Yoruma kapalıdır