Taşra politikacılarından pek çoğunun, koşulsuz bağlı oldukları parti liderlerine benzeme çabası dikkatimi çeker hep… Üslubunu, mimiklerini, davranışlarını, insanlarla iletişim yöntemini aynen görürsünüz bazı kişileri tek tek ele aldığınızda… Bu demektir ki siyasetin cangılında gezinenler rol model olarak parti liderini alıyorsa, o lidere oy vermiş sıradan seçmenin de etkilenmemesi olanaksızdır. Bu nedenle siyasetçiler, konuşmalarına, davranışlarına dikkat etmelidirler. “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözü bu anlamda tam da yerine oturmaktadır aslında…
Geçmişte de vardı, siyasetçilerin rakiplerinden bahsederken “onlar/bunlar” diye nitelemesi ama toplumu bugünkü kadar karşı karşıya getirmemişti. Ne yazık ki, bu tespit sadece bir taraf için değil… İki taraf da yapıyor bunu…
Siyasi liderlerin kürsülerde yaptığı konuşmalardaki “onlar/bunlar” şeklindeki ayrıştırıcı, hedef gösterici sözlerin, toplumun alt kesimlerinde nasıl yankı bulduğunu bilmiyor olabilir siyasetçiler…
Biz gazeteciler de dikkatli olmalıyız yazılarımızda… Ayrıştırmayı körükleyen ifadeler kullanmamalıyız. Yurttaşlar da aynı şekilde… Çünkü sosyal medya öyle bir hale geldi ki, pek çok gazetenin tirajından daha büyük etki yapıyor. Dolayısıyla sıradan vatandaşların da sosyal medya paylaşımlarında aşırı derecede özenli olmaları gerekiyor.
Bunları yazdıran, yaşadığım bir pişmanlık aslında… Önceki gün facebook ortamında bir video ilgimi çekti. Kayseri’de bir yerel televizyonun muhabiri, vatandaşlara mikrofon uzatarak, “Belediye, hayvanat bahçesine dinozor getirmeyi düşünüyor. Getirilsin mi? Görmeye gider misiniz?” şeklinde soru yöneltiyor. Yayınlanan röportajların hepsi, vatandaşın cehaletini ortaya koyuyor. Bu videoyu paylaşan facebook kullanıcısının adı da “Türkan Saylan”…
Bu profili kullanan kişinin, karşı propaganda amaçlı olup olmadığını da bilmiyoruz hani… Toplumu birbirine düşürmek, taraflar arasındaki çizgiyi keskinleştirip nemalanmak isteyen siyasi düşüncenin ürünü de olabilir.
Neyse…
Video paylaşılırken üstüne şöyle bir not düşülmüş:
“Spiker soruyor: Kayseri Hayvanat Bahçesi’ne dinozor getirilsin mi?
Bu vatandaşlar 4 ay sonra oy kullanacak, işimiz iş yani!”
Çok üzgünüm ki, ben de tuzağa düştüm ve videoyu paylaştım. Üstelik cehaletlerinden ötürü insanları küçümseyen bir not ekleyerek…
Aldım boyumun ölçüsünü tabii…
Muhtemelen sahte profil sahibi bir AKP’linin, küfür de içeren mesajını okuyunca düşündüm bu yazdıklarımı da… Evet, bir gazeteci olarak sadece gazeteye yazdığım yazıya değil, sosyal medyadaki paylaşımlarıma da dikkat etmeliydim.
Bugün eğer Türkiye’de AKP’lilerle, Atatürkçü laikler arasında bir çatışma varsa, kabahat tek taraflı değildir. Özgürlüklerin sınırının, karşı tarafın özgürlüğünün başladığı yere kadar olduğunu bilmeyen, bilip de anlamak istemeyenlerin sürüklediği çatışma ortamıdır bugün yaşanan… Dahası, demokrasinin kurumsallaşmamış, hoşgörü ortamının oluşmamış olmasıdır.
Türkiye’de Atatürk sonrasındaki süreçte yaşanan onca kaos, onca askeri darbenin ardından bugün yaşanan dindar-laik çatışmasını körükleyip, kardeşi kardeşe, komşuyu komşuya kırdıran gücün kaynağına indiğimiz anda sorunu çözdük demektir.
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Sayılı gün geçer, gelir bayram
Müslüman Kâbe’de giyer ihram
Ramazanda yapın yoksula ikram
Dikkat edin yemeyin haram