Şehir içi ya da dışı fark etmiyor. Araç kullanırken Tofaş’ın Şahin modeli araçlarından biriyle karşılaşırsanız aman ha dikkat edin! Araç kendi başına tehlike değil elbette… Genelleme yapmak da doğru değil ama çoğunlukla bu araçların sürücüleri tehlikeli olan… Kasıtlı bir şekilde üstüne üstüne geliyorlar. Ve bu tehlikenin temelinde, bilim insanlarının tespitlerine göre sosyolojik ve psikolojik saplantılar yatıyor. Tespit, varoşlarda yaşayan ve bu tip araca sahip insanları aşağılamak değil asla…
Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adil Türkoğlu’nun “Kentsel Dönüşüm: Kent Enstitüleri” başlıklı makalesinden alıntımız şöyle:
NE KÖYLÜ, NE KENTLİ!
“Varoşlar, köy ile kent arasında kalan, her iki ögenin ikisine de benzemeyen, ancak kendine özgü farklılıkları da olan farklı bir kültür yaratmaktadır. Bu oluşum içinde birey artık ne köylü ne de kentlidir!”
Prof. Türkoğlu’nun, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin yayın organı olan Çağdaş Bakış’ta kaleme aldığı makalesinde de belirttiği gibi, kentsel dönüşüm, eski binaları yıkıp yerine çok katlı apartmanları yapmakla sağlanmıyor. Türkoğlu’na göre, kentsel dönüşüm projelerinin tartışma sürecine sosyal psikologlar, sosyologlar, üniversiteler ve kentlerle ilgili sivil toplum kuruluşları dahil edilmediği sürece başarıya ulaşılması olanaksız…
ÇÖZÜM KENT ENSTİTÜLERİ!
1940’lı yıllarda nüfusun yüzde 75’i belde ve köylerde yaşarken, 2013 verilerine göre bu oran yüzde 8,7’ye düşmüş durumda… Hal böyleyken, bu olağanüstü göçün sakıncalarını giderecek, hem fiziksel, hem sosyolojik, hem de psikolojik önlemler alınamadığını biliyoruz. Onca nüfus bugün kentlerin varoşlarında ne köylü kalabiliyor, ne de kentli olabiliyor!
Prof. Dr. Adil Türkoğlu, 1940 yılında kurulan ve 1954’de kapatılan Köy Enstitüleri modelini, “Kent Enstitüleri”ne dönüştürmüş ve öneriyor:
“Kentlerin artan nüfusu nedeniyle sorunların biri bitmeden diğeri ortaya çıkmaktadır. Kentlinin yaşama uyum sorunları çözümlenememiştir. Kentlerin değişik bölgelerindeki varoşlar yeni köyler oluşturmuşlardır. Yeni köylere zaman zaman tapular verilmiş, elektrik bağlanmış ve böylece ortaya çıkan sorunlar yok sayılmıştır. Diğer sorunların nasıl çözüleceği sorusunun cevabı Kent Enstitüleri olabilir.
2023 YILINA İLİŞKİN UMUT
Kent Enstitüleri, mekan, personel ve finansman sorunlarını çözünce kentlileşme ile ilgili eğitim programları başlatılmalıdır. Programlar, eğitim düzeyinin yükseltilmesi, meslek ve beceri kazandırma, sağlıklı yaşam düzeyini yükseltme, sosyal ve kültürel yaşam düzeyini yükseltme gibi eğitim alanlarını kapsayabilir.
İstanbul’un varoşlarında uygulanacak programlar ile Bursa’nın veya Antep’in varoşlarında uygulanacak programlar farklılık gösterebilir. Eğitimciler, sosyologlar ve yerel yöneticilerin yapacakları ihtiyaç analizi hangi programların hazırlanacağını belirleyecektir.
Kent Enstitüleri modeli hayata geçerse, 2023 yılında modern kentler, daha az sorunlu yaşam biçimi ve profesyonel mesleklerin olduğu bir yarının bizi beklemesi umut edilebilir.”
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Bilmeyiz başımıza geleceği değiliz kahin
Otomobil kullanırken olalım sakin
Bela bu, nereden geleceği bilinmez
Dikkat edelim yine de varsa yolda Şahin