hırdavatİstanbul Bilgi Üniversitesi‘nin öncülüğünde, International Youth Foundation (Uluslararası Gençlik Vakfı), Sylvan/Laureate Foundation (Sylvan/Laureate Vakfı) ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’nın işbirliği ile “BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri” verildiğini, bu ödüllerden birini alan Aysu Erdoğdu ile karşılaşmasam haberim olmazdı. Girişimciliğe ilgili değilsen, muhtemelen senin de haberin yok sevgili okur.

Bu yılın yarışmasına 71 başvuru olmuş. İki farklı seçici kurul 10 genç sosyal girişimciyi projelerinden ötürü ödüllendirmiş. Bir davette karşılaştığım Aysu Erdoğdu’nun ödüle değer görülen projesi “Eşya Kütüphanesi!”

“Nasıl yani?” sorusunu sormak zorunda bırakmayan bir isim… Bildiğiniz kütüphaneden hareketle, büyük kentlerde artık kalmayan, eski komşuluk ilişkilerini, ödünç eşya kullanımını sanal ortamda yaşatmayı amaçlayan bir proje Eşya Kütüphanesi…

 

HIRDAVATÇI MI BURASI KARDEŞİM?

 

Evinizde bir sefer kullanmak için matkaba mı ihtiyacınız var? Yoksa bir merdivene mi? Birkaç yılda bir kez kullanacağınız bu tür araç ve gereçlere para harcamak, tam anlamıyla israf!

Çok katlı, çok daireli apartmandaki komşularınızdan isteseniz, diyaloğunuz yok? Hangi dairenin kapısını çalıp da “Komşum, matkabın ve testeren var mı?” diye sorabilirsiniz? Hadi sordunuz diyelim… Adını bile bilmediğiniz komşunuzun, “Bu da kim?” “Kardeşim burası hırdavatçı dükkanı mı, yapı market mi?” “Olsa bile niye vereyim ki?” “Versem de kullanabilir misin? Ya bozarsan?” soru cümlelerinin yarattığı mimikleriyle karşılaşırsınız kesin…

 

www.esyakutuphanesi.com

 

İşte bu durumda yapılacak şey, Aysu Erdoğdu’nun ödül alan projesini, sosyal ağların dibine kadar kullanıldığı sanal ortamda hayata geçirmek.

İnternette www.esyakutuphanesi.com’a giriyorsun, kaydını yaptırıyorsun. Ödünç olarak verebileceğin malzemeleri yazıyorsun. Sen de ihtiyacın olanları arayabiliyorsun. Aradığını bulamadığında, istek yapıyorsun.

Proje yeni… İnternet sitesinde ödünç alınıp verilebilen eşyalar şu anda sınırlı. Ancak yaygınlaştırılması, her ilde verimli bir şekilde kullanılabilmesi zaman alacak gibi…

Şöyle ki;

 

KOOPERATİF FELSEFESİ UNUTTURULDU

 

Tüketime odaklı toplumun böylesi paylaşımlara sıcak bakmasını sağlamak pek kolay görünmüyor. Paylaşım ruhu yok edildi. Bırakın yapı marketlerde ucuz ucuz satılan el aletlerini paylaşmayı, örneğin tarım kesiminde onbinlerce liraya alınan tarım araç ve gereçlerini bile paylaşmayı bilmiyor insanımız. Azgın kapitalist düzen kooperatif felsefesini unutturdu. Çiftçimiz yılda birkaç gün kullanacağı araçlara para yatırıyor. İsraf böylece tavan yapıyor. Ulusal servet heba ediliyor.

Bu tablo aslında bize uzakları da çok net biçimde gösteriyor. Sıkıntısını azar azar yaşayan bizler belki atlatacağız da sonraki kuşaklar daha da büyük savaşımlar verecek. İşte bu nedenle paylaşmayı, israf etmemeyi öğrenmeli, çocuklarımıza öğretmeliyiz.

 

GURUR VEREN ÖRNEK DAVRANIŞ!

 

Anlayışı nedeniyle oğlumun son hareketini paylaşmalıyım ki, pek çok anne babaya örnek olsun.

Liseli oğlum, bir üst sınıf öğrencilerinin okulda bıraktığı ders kitaplarının depolandığı odayı bulmuş. İhtiyacı olan kitaplardan temiz, yazılıp çizilmemiş, yırtılmamış olanlardan bir takım yapmış kendine…

Daha da gururlandıran yanı, bakmış çok sayıda kitap var. Bir takım da en çok sevdiği arkadaşına toplamış…

Bu değil mi olması gereken!

Hadi bir düşün bakalım sevgili okur! İsraf konusunda hangi noktadasın?

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Paylaşırsan düşmezsin dara
Anla artık, değil her şey para
Reddet kapitalizmi, etme israf
Gelecek bugünden daha kara

Ayrıca bakınız:

Benzer Konular:

Yoruma kapalıdır