Toplumsal mutabakat, her daim özlenen bir olgu… Türkiye’de pek çok konuda sıkça aranır ama nedense bulunamaz. Örneğin, sivil ve modern, insan hak ve özgürlüklerine duyarlı, eşitlikçi bir anayasaya sahip olamamamızın nedeni, toplumsal mutabakata varamamaktır. Varamıyoruz bir türlü… Nedenlerini sıralamaya kalksak da sayfalar yetmez… Fakat Türkiye’ye 12 yıldır damgasını vuran “Recep Tayyip Erdoğan fenomeni”ne karşı oluşan toplumsal mutabakat, yan yana gelmesi mümkün olmayan irili ufaklı onlarca partiyi bir araya getirdi. Ve bu birliktelikten, Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı çıktı.
Önümüzdeki pazar günü sandıktan kim çıkarsa çıksın, Türkiye’nin demokratik kazancı, Ekmeleddin İhsanoğlu adı üzerinde sağlanan toplumsal mutabakattır! Beğenilmeyen, zarar vereceği düşünülen bir güce karşı birleşilmiş olması, siyasal kültürün bir parçası olarak tarihe geçecek, yakın, orta ve uzun vadede, ne yazık ki başka problemlerle karşılaşıldığında başvurulacak yegane yöntem olacaktır, olmalıdır. Keşke, başımız dara düşmeden sağlayabilsek bu mutabakatı! Keşke, insan hak ve özgürlükleri ihlal edilmeden, adalet ve eşitlik ilkesi zedelenmeden sağlayabilsek!
İnsanız işte…
Özlüyoruz, demokratik, hoşgörülü bir toplumun bireyi olmayı…
MUTABAKATIN YEREL AYAĞI CUMHUR GİRİŞİMİ
Cumhurbaşkanlığı seçimi gündeme geldiğinde, Bursa’da geniş kitlelere sahip meslek ve sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu “Bursa Cumhur Girişimi” de “adalet, sevgi, saygı ve hoşgörü” gibi erdemlere sahip bir cumhurbaşkanı belirlenmesi için muhalefet partilerine çağrı yapmıştı. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi üzerine dün yine bir açıklama yapan Bursa Cumhur Girişimi’nin de tespiti aynı… Sözcü Prof. Dr. Tahir Baştaymaz şöyle aktarmış girişim görüşlerini:
“Bu uzlaşma dahi tek başına uzlaşma kültürümüz ve milli mutabakat adına takdirle karşılanacak bir durumdur. Bu bağlamda Bursa Cumhur Girişimi; Toplumsal mutabakatın adayı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, milletimizi birleştirecek özelliklere sahip olduğunu düşünüyoruz. Cumhuriyet’in temel niteliklerinin korunması, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının güvencesi, milletimizi yıllardır üzen gerginlik ve çatışma ikliminin son bulması ve demokratik parlamenter sistemin devamı için Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesinin elzem olduğunu vurguluyoruz. Türkiye’nin 11 Ağustos sabahına rahatlamış, geleceğine yönelik kaygılarının azaldığı ve demokratik kültürümüzün daha da geliştiği bir ülke olarak girmesinin önemini vurgulamak isteriz.”
SANDIKLAR BOŞ BIRAKILMASIN!
Cumhur Girişimi’nin dünkü açıklamasında bazı uyarılar var:
“Milletimizin; Türkiye’nin keyfi yönetime, yolsuzluklara, devlet imkânlarını sonuna dek kullanarak haksız rekabet ortamı yaratıp seçimin meşruluğuna ve güvenliğine gölge düşürenlere, insanlarımızın kutsal din duygularının maddi çıkarlar için sömürülmesine, hukuksuzluğa, ülkemizin etnik ve mezhepsel temellerde parçalanma senaryolarına dur diyeceğine inancımız tamdır. Nitekim Türkiye’nin milli meseleleri temelinde bu büyük uzlaşı kültürünün yarattığı beraberliğin Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra da sürmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Halkımıza 10 Ağustos günü sandıkları hiçbir surette boş bırakmaması, oyuna ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkması çağrısında bulunuyoruz. Bu çağrının kati surette kabul göreceğine inanıyoruz.
Oylar; Cumhuriyet’e, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, demokrasiye, milli birlik ve beraberliğe…
Oylar 10 Ağustos’ta büyük uzlaşının ortak adayı Sayın Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’na…”