Yanıyorum memleketimin haline!
Hafta sonunu Siirt’te geçirdik. Sebebi ziyaretimiz, Gazeteciler Konfederasyonu’nun toplantısıydı. Mesleki toplantının ayrıntılarını dün aktardık. Bugün de, Siirt şehrinin ekonomik, sosyal ve kültürel fotoğrafını çektik. Bir okuyun hele… İlginç notlar bulacağınızı sanıyorum. Diyarbakır’dan Siirt’e geçerken, en büyük ilçesi Kurtalan’da indim… Ekipteki herkes dedi ki “Ne yapacaksın burada?” 1970’li yıllarda Gemlik’te yaşayan ve uzun yıllardır görmediğim Kurtalanlı çocukluk arkadaşımı ziyaret ettim.
MANÇO’NUN ARKADAŞI
Kurtalan, çok önemli bir ilçeydi. Günümüzdeki önemi, son seçimlerde yörede AKP’nin belediye kazandığı tek yerdi. Haydarpaşa Garı’ndan kalkan Kurtalan Ekspresi’nin güneydoğuda gidebileceği son istasyondu. Merhum ünlü müzisyen Barış Manço’nun üvey anne zulmünden kaçtığı ilçeydi. Yine Manço’nun Kurtalan Ekspres Grubu’nun adı da buradan geliyor. Barış Manço’nun “Arkadaşım Eşek” başta olmak üzere pek çok şarkısına esin kaynağı olan memleketiydi.
Kurtalan zengin bir ilçeydi. Halkı varlıklıydı. Çözüm süreci nedeniyle bölge sakinleşmiş, tam İran, Irak ve Suriye ile ticaretin artacağı sırada Irak’ta ortaya çıkan IŞİD terörü, hesapları altüst etmişti.
KAHVALTI TEK ÇEŞİT: BÜRYAN
AKP Hükümeti’nin Çözüm Süreci’ni sonuna kadar destekliyor halk… “Her şey çok güzel olacak” diyorlar. Batıdaki “bölücü” adlı “öcü” düşünce var ya… Kesinlikle halkın öyle bir talebi yok. En son yaşanan bayrak olayına da “bal gibi provokasyon” diyorlar.
Siirt’te öyle bir hava var ki, güneşin altında kavrulurken gölgeye geçtiğiniz anda iklim değişiyor sanki. Sabahları kahvaltıda sadece büryan var. Büryan et yemeği… Kuzu veya keçi eti özel kuyularda pişiriliyor. Sabah saat 5’te servisine başlanıp öğlende bitiyor. Pide arasında fırına sürülüp ısıtılarak servis edilen büryanın yanında sadece domates ve soğan yeniyor. Evet evet, kahvaltıda soğan!
Büryanın özelliği tarlaya çalışmaya gideceklere enerji vermesi, uzun süre tok tutmasıymış…
Tabii ki büryanın kalitesi, mevsime göre değişiyor. Kesilen kuzu ya da keçinin gençliğiyle doğrudan orantılı… Perde pilavı da ikinci sıradaki meşhur yemeği… Mumbar dolması, Lebeniye adı verilen yoğurt çorbası ve Botan Balığı…
FISTIĞIN EN İYİSİ DE, AKLIM KAVUNDA KALDI
Elbette Siirt Fıstığı diğer yörelere göre muhteşem farklılıkta… Fıstık ağacının aşılamadan önceki meyvesi Bıttım’ın kavrulmuş hali ve bundan elde edilen sabun, Pervari Karakovan Balı, Zivzik Narı ile suyu, komposto ve reçel gibi türevleriyle ünlü ürünler…
Bunların pek çoğunun tadına bakamadık elbette. İki günde hepsini tüketmek olanaksız… Ancak aklım, hiç görmediğim fakat anlatımlardan bildiğim Ceffan Mayhoş Kavun’da kaldı. Hani var ya kavunun peynirle beraber eşlik etiği içecek? İşte onun lezzetine lezzet katıyormuş! Zaten o mayhoş kavun da batı illerine gidiyormuş hep. Orada yaşayanlara bile kalmıyormuş…
TİLLO’DAKİ GÜNEŞ DÜZENEĞİ
Programın son gününde, dönüş uçağı saatlerimizin farklılığı nedeniyle toplu geziye katılamadık. Ama Evliyalar Diyarı Tillo’yu görmeden gitmek olmazdı. Bursa, Bilecik ve Yalova’dan meslektaşlarımız ile iletişim biliminin bana göre Türkiye’deki bir numaralı ismi Prof. Dr. Korkmaz Alemdar hocamızla birlikte Tillo’ya gittik. Bendenizi Tillo’ya çeken, evliyalardan ziyade muhteşem bir hesapla yılda iki kez güneş ışığını mezarın başucuna indiren düzeneği görmekti.
Tillo, Süryani dilinde “yüksek ruhlar”, Arap dilinde “yüksek yer” anlamına geliyor. Peygamber soyundan geldiğine inanılan Şeyh İsmail Tillovi (Fakirullah) ki, şu sözüne bayıldım: Anlarsa uzağım yakınımdır, anlamazsa yakınım uzağımdır!
GÜNEŞ MEZAR BAŞINDA!
Erzurumlu öğrencisi İbrahim Hakkı, kendisini yetiştiren İsmail Fakirullah vefat edince demiş ki; “Yeni yılda doğan güneş, ilk olarak hocamın başucunu aydınlatmazsa, ben o güneşi neyleyim?” Bunun üzerine türbe ve Tillo’nun yaklaşık 3 kilometre uzağında bir tepe üzerinde, ortasında 40×50 santimetrelik açık bir pencerenin de bulunduğu taştan bir duvar inşa eder. Güneş, 21 Mart ve 23 Eylül’de, yani ekinoks adı verilen iki dönemde de bu duvarın ardından doğar. Duvardaki pencereden giren güneş ışığı, 3 kilometre ilerideki türbenin kulesine, oradan da kırılarak türbenin penceresinden içeri girer ve hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucunu aydınlatır.
HİJYENDEN UZAK ŞİFA MI?
Tillo’nun resmi adı Aydınlar… Ama halk kullanmıyor… Şifa kaynağı ve kutsal olduğu iddia edilen su kuyusunun olduğu sokağa da Hürriyet Sokağı denmiş… Sokak tabelasını görünce Korkmaz Alemdar Hoca ile birbirimizin yüzüne baktık. Kürtçe konuşulan sokaklarına Türkçe alakasız isimler vermek hangi akla hizmetti ki? Belki bugün çözmeye çalıştığımız sorunun temelinde yatan da buydu!
Ve anlaşılmayan şuydu: Maneviyata büyük önem veren siyasi bir iktidar varken, üstelik Başbakan’ın eşi Siirt’liyken, bu manevi mekanlar nasıl olur da bu kadar pis ve bakımsız olabilirdi?
Hijyenden eser olmayan ve içindeki çer çöpün görüldüğü kuyudan çıkarılan suyu şifalı diye içmek hangi akla hizmetti?
Neyse; Buralar çok sıcak…
Yanıyorum!
Hele gördüğüm manzara karşısında, yanıyorum memleketimin haline!
Ayrıca bakınız:
Geçelim, geçelim! İyi tatiller(!) dilerim sevgili okur. Bu yazıyı okuyorsan, kurban bayramı telaşının […]
Bursa Türkiye’ye örnek oldu Siyasi partilerin Bursa il başkanları, tüm Türkiye'ye örnek olacak birliktelikle teröre […]
Basının bilinçli hareketi, dörde beşe katlar bereketi Gazeteci, yorum yaparken yazısını dikkat çekici hale getirmek için kışkırtıcı ifadeler […]
Emperyalizmin dölü! Başta Güneydoğu ve Doğu olmak üzere batı illerinde ve tabii ki Bursa’da da Kürtler […]
Yoruma kapalıdır