


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “TOKİ şu anda Türkiye’nin her yerinde çok şey yapmaya başladı. TOKİ’nin alanını biraz daraltmamız lazım, çok açıldı. Sıkıntılar oluşabilir diye düşünüyorum” demesi..
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, bölgelerindeki hazine arazileri için TOKİ projesi isteklerinden ötürü milletvekillerini “Bana TOKİ’den bahsetmeyin!” diye yanıtlaması..
Doğanbey Kentsel Dönüşüm Projesi’nin olumsuzluklarından ötürü hayli dertli olan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın önceki gün Hürriyet Bursa’nın manşetinde yer alan “Kentsel dönüşümün TOKİ eliyle değil, müteahhitler tarafından yapılmasını istiyoruz” şeklindeki çağrısı..
Hepsini üst üste koyun.
Ne çıkıyor?
Bu TOKİ de fazla oldu ama!
* * *
Yıllardır milletvekilleri, belediye başkanları seçim bölgelerine yatırım yaptırmak için neredeyse TOKİ’nin kapısında yattılar. O kadar apar topar yürütüldü ki işler.
Bursa’da en çarpıcı olanı Doğanbey! Yerleşim başladığında otopark sorunu yüzünden insanlar birbirini çiğneyecek orada!
Binlerce konut var, okul yok! Yeni fark edilmiş okul olmadığı. Yerel yetkililer, yakın çevrede sınıfları adeta balık istifi olan okulları adres gösteriyorlarmış bu konuda yakınanlara..
Daha eski bir projeye bakalım. Yıldırım’da yapılan Akçağlayan Konutları.. Dağın yamacına kuruldu. Neredeyse 6 ay güneş görmüyor. Kışın güneş dağın arkasında doğuyor, arkasında batıyor. Yıllarca satamadılar villa tipi evleri. Hala daha satılmıyor.
Öyle ki, Bursa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki iki villa ihaleyle satılacak. İhale süresi 31 Aralık 2012 tarihine kadar.. İki villanın satışı her salı encümende!
Orhangazi’deki TOKİ konutları ona keza.. Daireleri satacağız diye az göbek çatlatılmadı.
En son Gürsu’da yapılan TOKİ konutları var ki, akıllara ziyan! Dışkaya Köyü mevkiinde, tam dağın tepesinde..
* * *
Hal böyleyken CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli diyor ki;
“Köylerimizin TOKİ’leşmiş halini hayal etmek bile istemiyorum.”
Hayal etmeyi bırakın, gerçekleşti bile. İşte Gürsu’da dağın tepesinde çok katlı binalarla dolu TOKİ Köyü..
Gitmesek de, görmesek de o köy bizim köyümüz!
—DÖRT DÖRTLÜK—
Nohut oda, bakla sofa
Cümle alem geçti safa
Müteahhitler çok kızgın
Artık dank etti kafa