


Bir işyerinde huzur her şeyden önemli… Hele o işyeri, yönetimi seçimle belirlenen bir kurumsa, her seçim dönemi kriz var demektir. Bu konuda verebileceğimiz en çarpıcı örnek belediyelerdir. Seçilmişlerin kendi kadrolarıyla çalışma hakkı vardır ama bu hak Türkiye’de ne yazık ki bazen suiistimal edilmektedir.
Kurum siyasi ise partizanlık ağır basar, değilse “onun adamı-bunun adamı” anlayışı…
Türkiye’nin ilki olan Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nde de şu sıralar böyle bir kriz yaşanıyor… Fırtınalı bir seçim sürecinden sonra Celal Sönmez ve kadrosundan OSB yönetimini devralan Ali Uğur başkanlığındaki ekibin ilk işi personele et atmak olmuş… Ali Uğur, tasarruf amacıyla personel eksiltme yoluna gideceklerinin sinyalini daha önce vermişti.
OSB’de 230 personel vardı ve bu sayı yeni başkan Uğur’u çok rahatsız ediyordu. Geçtiğimiz hafta Ekohaber gazetesine yaptığı açıklamada, yıllar itibariyle çalışan sayılarını verip, kadronun ciddi şekilde şişirildiğinden yakınmış… Sonra da “Kendi kadromuzu kuracağız bir şekilde” demiş…
Sanayici, parasının çarçur edilmesine nasıl karşı çıkarsa, maaşını ödediği yetişmiş personelin çil yavrusu gibi dağıtılmasına, dahası huzursuz edilmesine de karşı çıkar…
İddiaya göre OSB çalışanlarına verilen yılda dört ikramiyeyi üçe düşürme girişimi varmış. Dün saat 15.00’e kadar da “imzayı atan atar atmayana yol görünür” mesajı verilmiş… Dün akşamki BTSO meclis toplantısı öncesinde Ali Uğur’a sorduk, “Henüz karar vermedik, tasarruf için her şeyi düşünüyoruz” dedi.
Ali Uğur yönetiminin yanlışı şu galiba… Kadro revizyonunun adeta davul çalınarak yapılması!
DÜN AKŞAMKİ MECLİS HAREKETLİYDİ
BTSO Meclisi’nin dün akşamki toplantısı hareketliydi. Altı ayda bir komite üyeleriyle birlikte gerçekleştirilen meclis toplantısının konuğu da Vali Şahabettin Harput idi. Harput, sanayici ve işadamlarına turizm konusundaki çalışmalarla ilgili bilgi aktardı.
Toplantının en gerilimli anını da Hüseyin Özdilek’in konuşması yarattı. Özdilek, aylık faaliyet raporunda sadece meclis başkanı İlhan Parseker’in gösterilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirip, OSB faaliyetlerinden bahsedilmemesinden yakındı. Parseker, bu eleştiriye yanıt verirken Özdilek’in müdahalesiyle karşılaşınca sinirler gerildi. Parseker, Özdilek’e “Nifak sokmayın. Ayrımcılık yapmıyoruz. Gece gündüz her yere koşturuyoruz. Bu takdir meselesidir” diye yanıtladı.
Komitelerin faaliyetiyle ilgili konuşmalarda da en dikkat çekici konuşmayı Eğitim Komitesi Başkanı Zafer Bulut yaptı. Bulut, TOBB Eğitim Şurası’na BTSO’yu temsilen kimsenin çağrılmamasını, ayrıca diğer komitelerin çalışmamasını eleştirdi. Aynı eleştiriyi Yakup Altınöz de yöneltti.
Meclis Başkanı İlhan Parseker’in “Komiteler lütfen çalışsın. Çalışmayan komite düşsün” sözleri üzerine BTSO Başkanı Celal Sönmez komite üyelerine şöyle seslendi:
“Bizleri çalıştıracak olan sizlersiniz. Sizlerden bir şey gelmezse bir şey yapamayız. Birbuçuk sene sonra seçim olacak. Üyelerden oy isterken, bir hiçbir şey yapmadık ama yine oy istiyoruz mu diyeceksiniz?”
biz de de aynı sıkıntı var. ama sizin yönetin insaflıymış. biz de ilk gelen yönetim 4 ikramiyeyi 2 ye düşürdü 2011 haziran ayında seçilen yeni yönetim 2 ikrameyi de kaldırmanın peşinde şimdi. bence yanlıştır hak eden hak ettiğini almalıdır. herkese zam şakire yok misali ile iş yürümez yöneticilere sesleniyorum kanunsuz iş yapmayın personelin de canını sıkmayınki herkez işine güzel konsantre olup öyle çalışsın. ben elektrikci olarak OG. kabinlerinde manevra yapıyorum bu manevra esnasında ben ay başını nasıl getireceğimin hesabını mı yapayım bunu yaparsam 31500 v 1 saniyede insanı kül etmeye yeter elektrik daldınlığı affetmez. benim görüşüm osb personeli üzerinde tasarruf olmaz. osb personelini müdür amir idare eder yönetim kurulu üyeleri,başkanı,başkan yardımcısı bunlar osb ye nasıl hizmet verebilirizin hesabını yapmalıdırlar.