Dibay Medya bünyesindeki Bursa Haber Gazetesi’nin 69. kuruluş yıldönümü bu akşam Çekirge’deki Gönlüferah Otel’de kutlanacak. Gururluyuz, mutluyuz… da, 69 yıllık tarihinde Bursa Haber çatısı altında verdiğim mesai çok uzun değil… 1989 yılında adı henüz Hakimiyet iken sadece 1 ay ve 4 Kasım 2013’ten buyana aralıksız… Ancak Bursa Haber gazetesinde 1 aylık mesaimin, çocuklara, torunlara ya da mesleğin çömezlerine anlatılacak yanı var.
Askerlik görevine, Cumhuriyet Gazetesi Bursa Bürosu muhabiriyken gitmiştim. Dönüşte yeniden orada çalışmayı düşünmüyordum. Temsilci ile bazı tatsızlıklar yaşamıştık. Dönüşte nerede çalışacağımı bilmiyordum. Yerel gazeteleri, İstanbul gazetelerinin bürolarını ziyaret edip, nabız yoklamaktı amacım. Acaba hangisi beni işe alırdı, alırlarsa ne kadar maaş verirlerdi? İlk ziyaretimi, 1989 yılında Heykel Kafkas’ın hemen üst tarafında Basak Caddesi’nde bulunan Hakimiyet Gazetesi’ne gerçekleştirdim. Yazıişleri Müdürü Ahmet Emin Yılmaz ağabeyle konuşurken, askerliği bitirip geldiğimi söyledim. Nerede çalışacağımı sordu. Henüz kimseyle görüşmediğimi söyledim.
“Gel bizde çalış o zaman” dedi, “Olur” dedim ve başladım.
Benim Hakimiyet Gazetesi’nde çalışmaya başladığımı duyan Bursa Hakimiyet’teki ağabeyler bastı fırçayı. “Niye bizimle konuşmadan gittin?” diye…
Sonra dediler ki, “Bak nasıl olsa Gemlik’te oturuyorsun. Gemlik’te Bursa Hakimiyet’in bürosu boş. Geç oraya” dediler. İkna etmek için de, “Bir İstanbul gazetesi, bir ajans ve TRT muhabirliği de yaparsın, Bursa’da bir muhabirin aldığı maaşın 3-4 mislini kazanırsın” dediler. Kabul edip gittim. Gerçekten de öyle oldu… Bir ay sonra kaçıp gitmem, başta Ahmet Emin Yılmaz Ağabeyim olmak üzere, Hakimiyet Gazetesi’nin diğer yöneticilerine de ayıp ettim ama ben emeğimi satıyordum ve daha çok veren ve daha iyi koşullar sunan yeri tercih etmeliydim.
Bana kırılmamışlar ki Ahmet Ağabey ve diğer meslektaşlarımla diyaloğum hep sürdü. Hatta Gemlik muhabiriyken bir gün yine ziyaretlerine gittiğimde haber müdürü İsmail Akgül, ilçeden haber atlamama gönlü razı olmamış ki, “Sen geziyorsun buralarda. Gemlik’ten bomba gibi haber atladın” dedi. Daktiloda yazdığı habere baktım. “Gemlik’in Adliye Köyü’nde gökten soba büyüklüğünde yeşil renkli buz düştü!”
İnanmadım. Eğleniyorlar diye düşündüm. Herhalde benden intikam alıyorlardı. İçim rahat etmedi. Gemlik’e döndüm. Olay doğruydu. Geç vakit de olsa haberi toparladım.
Ertesi gün İl Hıfzıssıhha’ya tahlile gönderilecek buz sağlık ocağında buzdolabına konulmuştu. Akşam vakti sağlık ocağı görevlisini lojmandan kaldırıp, fotoğrafını çekerek gazeteye yetiştirmiştim. Haberi atlamaktan kurtuldum. Üç gün sonra, buzun tahlil sonucunu tüm gazetelere atlatan da ben oldum. Buz, bir uçaktan düşen, tuvalet atığıydı!
İşin en çarpıcı tarafı da, bana haberi atlatan ilçe muhabiri arkadaşlardan birinin, yeşil renkli buzun tadına baktığını çok sonra öğrenmem oldu. Gülmekten kasığım patlayacaktı.
Anılar, anılar!
Şimdi gözümde canlandılar. Çok yaşa Bursa Haber!
Gazeteciler Sosyal Hizmetler Ve Emeklilik Vakfı Olağan Genel Kurul Toplantısı bugün Basın Kültür Sarayı’nda yapıldı. Sabah saat 11.00’de başlayan genel kurula 374 üyeden 93’ünin katılımıyla gerçekleşti.
İhsan Bölük’ün Divan Başkanlığı, Sinan Tunç ve Çetin Şeyhan’ın kâtiplikleri yaptığı genel kurulda faaliyet raporunu okuyan Vakıf Başkanı Ahmet Emin Yılmaz, “Vakıf Yönetim Kurulumuz, görevde bulunduğu süre içerisinde üyelerimizin ve toplumun yararına faaliyetlerde bulunmuş, ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü talepleri doğrultusunda kararlar alarak uygulamıştır” dedi.
Çalışma döneminde sosyal yardımlara özel önem verildiğini ifade eden Ahmet Emin Yılmaz, toplum yarına çalışma yapıldığını, tüm çalışmaların Bursa Gazeteciler Cemiyeti ile işbirliği içinde gerçekleştirdiğini ifade etti.
Çalışma raporunun oybirliği ile kabul edilmesinin ardından denetim kurulu raporu ile bilanço okunarak ayrı ayrı oylandı ve oybirliği ile kabul edildi.
Seçimlere geçilmeden önce başkan adayı Ercan Akyıldız söz aldı ve genel kurulu kazanması halinde yapacağı çalışmaları anlattı. Üyelere yönelik yardımları arttıracağını ifade eden Ercan Akyıldız, “Aktif bir döneme imza atma amacındayız. Üyelerimize en iyi hizmeti vermek için çalışacağız” dedi.
Daha sonra seçimlere geçildi ve 93 üyeden 74’ünün oyunu alan Ahmet Emin Yılmaz Gazeteciler Sosyal Hizmetler Ve Emeklilik Vakfı başkanlığına yeniden seçildi. Ercan Akyıldız’a 18 oy çıkarken, bir oy geçersiz sayıldı.
Ahmet Enin Yılmaz’ın Yönetim Kurulu asıl listesinde, Vakıf Senedi gereği doğal Yönetim Kurulu Üyesi olan Bursa Valisi Şahabettin Harput’un yanı sıra, vakıf üyeleri Mehmet Nuri Kolaylı, Erdal Çolak ve Tayyar Murad Kuter yer aldı. Yedek Yönetim Kurulu üyeliklerine ise İhsan Bölük, Celil İnce, İrfan Altıkardeş, Ruhi Berber ve Yılmaz Ardıç seçildi. Denetleme Kurulu’na Teoman Alper, Ahmet Cemal Ekentok ve Mehmet Gerçeksi, yedek üyeliklere de Sinan Tunç, Çetin Şeyhan ve İbrahim Öge seçildi.
İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği tarafından organize edilen İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinde, Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğünün önemli bir tehditle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği tarafından organize edilen İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı Basın Kültür Sarayı’nda yapıldı.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Lokalinde gerçekleşen ve Bursa’nın yanı sıra Ankara ve İstanbul’dan da gazeteci ve blog yazarlarının katıldığı toplantı sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğünün önemli bir tehditle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
“İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı kararların 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe gireceği hatırlatılan sonuç bildirgesinde, “Bu düzenleme ile önerilen dört farklı filtreleme ile Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğü ciddi bir tehdit altına girecektir. Bu kişisel hak ve özgürlük ilkesine aykırıdır” denildi.
İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı Sonuç Bildirgesi’nde şu görüşlere yer verildi:
SONUÇ BİLDİRGESİ
“1) Türkiye’de internet ortamındaki ifade ve düşünce özgürlüğü önemli bir tehditle karşı karşıyadır. 5809 sayılı kanunun bazı maddelerine göre, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10. Maddesi kapsamında “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girecektir. Bu düzenleme ile önerilen dört farklı filtreleme ile Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğü ciddi bir tehdit altına girecektir. Bu, evrensel insan haklarının kişisel hak ve özgürlükler ilkesine aykırıdır.
2) İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile ilgili 2007 yılında düzenlemeler yapılmış ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na 4 yıl önce bu yetki zaten tanımıştır. Bu nedenle, BTK tarafından uygulanacak “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı karar geri çekilmelidir.
3) Yapılmak istenen düzenleme, erişim saylayıcı (ISP), yer sağlayıcı (hosting) ve işletici firmalar için ticari yük getirecek olup, internet hızının da düşmesine neden olacaktır.
4) İnternet kullanıcılarının sosyal ağlardaki (facebook, twitter) paylaşımları filtrelenmeyeceği için, bu sitelerin tamamen engellenmesinden endişe duyulmaktadır.
5) Ulusal ve uluslararası çerçevede internet kullanıcıları Türkiye’de gerçekleşecek bu düzenlemelerden kaygı duymaktadır. 22 Ağustos 2011’da yapılacak internet sınırlaması ile birlikte Türkiye’nin aynı yasakları uygulayan ülkelere benzeyeceğinden endişe edilmektedir.”
“İNTERNET HAYAL OLACAK”
Çalıştayın açılışında konuşan İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği Başkanı Levent Özen, yaşamımıza büyük kolaylık getiren ve yeni bir çağ başlatan internetin, yapılmak istenen düzenlemelerle Türkiye için adeta “hayal” olacağını ifade etti.
İnternetin “dünya ile entegrasyon, yenilikleri izleme ve öğrenme, haber alma, düşünceyi ifada etme” gibi sayısız yararı olduğunu ve çağdaşlaşma yolunda ilerleyen ülkelere zaman kazandırdığını söyleyen Başkan Özen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 22 Ağustos’ta tüm Türkiye’yi adeta sansürleyeceğini kaydetti.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı da, internet haberciliğinin son 20 yıldaki gelişimini anlatarak, sansürün bu gelişimi durduracağına dikkat çekti. BGC Başkanı Kolaylı şunları söyledi:
“Meslek yaşamıma başladığım günden bu yana sansüre karşı çıktım ve her platformda mücadele ettim. Sansür, bu kez internet ortamında gündeme geldiğinden, kuruluşunu henüz tamamladığımız İnternet Gazeteciliği ve Blok Yazarları Derneği olarak harekete geçme ihtiyacı hissettik.
Bugün geldiğimiz noktada tüm dünyada medyadaki dönüşüm desteklenirken, ülkemizde yapılmak istenen değişiklik, düzenlemeden çok sansürleme, kontrol altına alma yönünde ilerliyor. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insana zarar veren, evrensel suçların engellenmesi elbette gerekli. Ancak evrensel suçların konusu dışında kalan ve adeta “sözcük sözcük” tarama yaparak internete sansür getiren düzenlemelere, yazılı ve görsel basında karşı olduğumuz gibi, elektronik yayıncılıkta da karşı olacağız.
Aslında, aileler için geliştirilmiş filtre programları piyasada zaten mevcut. Yasada belirtilen ‘katalog suçlar’ için de mahkeme kararı ile erişim engelleniyor. Tüm bunlar zaten yaşamımızdayken, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 22 Ağustos’ta filtreleme yapmak istemesindeki asıl amacını anlamakta güçlük çekiyorum.”
İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği tarafından organize edilen İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı, sansür uygulamasından geri adım atılmaması halinde Haziran ayında tekrar toplanılması kararıyla sona erdi.
THY’nin ortaklığı bulunan SunExpress’in, Yenişehir Havaalanı’ndan Erzurum, Antalya ve Trabzon uçak seferlerini iptal kararına ilişkin haberi ilk önce cuma günü www.ahmeteminyilmaz.com’dan öğrendik.
Şimdiye kadar Bursa aleyhine olan her olayda gördüğümüz gibi (!) Bursa kamuoyunun ayağa kalkacağı belliydi bu haber sonrasında!
Yoksa siz görmediniz mi, ayağa kalkmış ve sokaklara dökülmüş kamuoyunu!
Güç bela yıllarca çaba harcanarak sivil trafiğe açılan…
Açılması yetmediği gibi, yine yıllarca uğraşılıp tarifeli uçak seferleri başlatılan Yenişehir Havaalanı’nda son sefer perşembe günü…
Unutmayın…
Nasıl ki uçak seferlerinin başlamasını bayram kutlar gibi törenlerle kutladıysak, seferlerin iptalini daha fazla katılımla protesto etmeliyiz!
Kimin protesto edileceğini biliyorsunuz artık siz!
* * *
“Türkiye’nin 4. büyük kenti Bursa, nasıl olur da hava ulaşımsız kalır?” şeklindeki bir serzenişle başlarsak eğer söze, konuya duygusal baktığımız ayan beyan çıkar ortaya…
SunExpress’in, Bursa-Yenişehir’den Antalya, Trabzon ve Erzurum’a yaptığı uçak seferlerini iptal kararının altında yatan nedenin, şirketin İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı ile yaptığı anlaşma olduğu duyuruldu.
Son zamanlarda İstanbul Sabiha Gökçen Havalanı’nın afili reklamlarını görüyorduk televizyon ekranlarında…
Bu reklam, Bursa’nın başına örülecek çorabın da ilmekleriymiş meğer…
Hem, yakın tarihte İstanbul’daki hava muhalefeti nedeniyle 9 uçağın, Bursa dururken Ankara, Antalya ve İzmir’e yönlendirilmiş olması da, belki Bursa üzerine oynanan oyunun bir işaretiydi de, nedense kimse önemsemedi!
Özel bir kuruluş tek başına almış olsa kararı, “Ticari olaydır, elbette kar-zarar ve verimliliğe bakacaklar” deyip geçer, üzerinde durmayız…
Ancak işin içinde devlet kuruluşu olan THY olduğu için, alınan kararda ticari kaygıdan çok siyasi etki olduğu kesin…
* * *
Şimdi bu durumda istatistiklere bakmak gerek…
Bursa Yenişehir Havaalanı gerçekten verimsiz mi?
2009 yılında gelen-giden uçak sayısı 2 bin 29, gelen-giden yolcu sayısı 73 bin 746… 1 milyon 300 bin kilo da bagaj taşınmış Yenişehir Havaalanı’ndan…
Bu sayıda yolcu, bu uçuşları finanse eder mi bilmem ama son kararla “Bursa Uçağı” 1975’ten sonra ikinci kez çakıldı!
35 yıl önce Marmara Denizi’ne çakılan uçaktaki 41 yolcunun cesetleri de bulunamamış, şimdiye kadar uçağın enkazına da inilememişti.
Bu kez Bursa’nın prestiji çakıldı!
İçinde kimler mi var?
VIP koltuklarında Devlet Bakanı Faruk Çelik ile Bursa milletvekilleri var… Bursa Valisi Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe var! Sanayiciler, işadamları ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileri var…
Ama yas tutmayalım… Biz en iyisi perşembe günü Yenişehir Havaalanı’na gidelim de, son Trabzon uçağını “Bursaaa’nın, ufak tefek başlaaarı…” türküsü eşliğinde uğurlayalım…