Deniz otobüsüyle 2 saatlik yolculuk sonunda Bursa’dan İstanbul’un kalbi Kabataş’a ya da Kabataş’tan Mudanya’ya ayak basmak oldukça keyifli… Ancak hava koşulları elverdiğinde… Rüzgarlı havalarda yolculuk kabusa dönüşüyor. Dahası, yolculuk yapılamıyor.
Önceki gün hem İDO, hem BUDO deniz otobüsü seferlerini iptal etti.
İstanbul’dan kalkışta bir sorun yoktu da, Mudanya’ya yanaşmak mıydı acaba dert?
Mudanya’ya büyükçe bir dalgakıran yapılsa bu sorun aşılabilir miydi?
Bu soruları, Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy’a sorduk.
DAYANMA SINIRI KAÇ KUVVET!
Mesele Mudanya’ya yanaşamamak değilmiş. Bozburun’muş!
Bozburun’da coğrafi koşullardan ötürü rüzgarın denize daha sert indiğini söylüyor Fidansoy…
Dolayısıyla deniz kabarıyor, yolcular çok etkileniyormuş. Önceki gün poyraz 6.5 kuvvetindeymiş. 4 kuvvet rüzgardan sonrası yolcu perişan oluyormuş.
5 kuvvetteyse eğer rüzgar, yolcuları binmeden önce uyarıyorlarmış. Oysa araçlar 8 kuvvete kadar dayanıklıymış.
İDO 4 kuvvet rüzgarda sefer iptal ederken, BUDO 5 kuvvette iptal ediyormuş.
Fidansoy, denizcilerin, her ne kadar iç deniz olsa da Marmaranın okyanus gibi olduğundan bahsettiklerini aktarıyor. Dolayısıyla, bir deniz otobüsünün seferden önce boş olarak Bozburun’a gidip test yaptığını, kaptanların buna göre karar verdiğini anlatıyor Levent Fidansoy…
SEFER İPTAL OLUNCA?
Seferler, hava koşullarından ötürü iptal olunca Bursa-İstanbul-Bursa arasında bilet almış yolcuların vay haline? İptal, cep telefonlarına SMS ile bildiriliyor ama o andan itibaren nereden, hangi yolla gideceksin bul bakalım?
Feribotlar büyük olduğu için fazla etkilenmiyor. Dolayısıyla seferini yapabiliyor. Deniz otobüsü iptalinde tüm yolcular feribota hücum ediyor. O ana kadar yarısı boş olan feribot, internet üzerinden satışlar nedeniyle birkaç dakika içinde doluyor. Önceki gün de öyle oldu…
Ağzım yüzüm derken, birkaç dakikada biletler tükeniverdi. Sonraki seçenek Yenikapı-Yalova’ydı ki oraya ulaşımda sorun yoktu.
Eee, sonuç?
Daha yeni ulaşım teknik ve araçları geliştirilinceye kadar, poyraza boyun eğeceğiz!
////
Açık verince yüzü kızaran
siyasetçinin şansı yok!
Bu ülkede yok elbette… Siyasetçi dendiğinde hiç renk vermeyen, pişkin davranan yüzler geliyor gözümüzün önüne…
AKP’nin Yıldırım aday adaylarından Ayhan Özbek gazetede misafirimiz oldu. Projelerini anlattı. Partinin kendisini aday gösterip göstermeyeceği konusunda “Bazı şeyler elinizde değil” dedi.
Projelerinden en önemlisi, çarpık yapılaşmanın kangrene dönüştüğü Yıldırım’da İmar Kanunu’nun 18. maddesini uygulamayacak olması!
Nasıl peki? Şuyulandırmayı yöneten bu maddeyi uygulamadan, ilçe için gereken yolları, sosyal donatı alanlarını nasıl oluşturacak?
ÇİZİN ÖZBEK’İ!
Vatandaş memnuniyetini ön planda tutarak kamulaştırma yapacakmış Ayhan Özbek!
Mali kaynak açısından bakıldığında çok da gerçekçi gelmedi. Aday adayı değil de, aday olsa anlaşılır. Seçmenin gözünü boyayacak iyi bir vaat… Fakat bu süreçte bu vaat, Ankara’da aday belirleyecek heyettekileri şöyle bir düşünceye sevk etmez mi?
“Ayhan Özbek şuyulandırma değil, kamulaştırma yapacakmış. O kadar parayı belediye bütçesinden karşılayamayacağına göre sürekli kapımıza gelip para isteyecek. Bize, bizleri yormadan iş bitirecek başkanlar lazım. Çizin Ayhan Özbek’i!”
Bu arada, sohbetimiz sırasında büyük açık verdi Özbek… Yaptıkları ziyaretleri anlatırken, “Bir adres soruyorduk…” deyince yakaladım.
Nasıl yani?
Yıldırım’a belediye başkan aday adayı olan biri, Yıldırım’da adres mi soruyor? Her sokağını avucunun içi gibi bilmesi gerekmiyor mu?
Vallahi yüzü kızardı!
“Bir daha böyle bir laf etmeyeyim ben” dedi.
O kızarıklığı görünce dedim kendi kendime, Türk siyasetine uygun biri değil Ayhan Özbek!
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Dolu olur yağarız tepene
Dokunma benim dershaneme
Böyle demiş Fethullah Hoca
Erdoğan düşünsün bana ne!
Tamam! Henüz toplum içinde birbirimize saygılı davranmayı, sıramızı beklemeyi, nezaketi hepimiz öğrenemedik. Herhangi bir şey için sıra beklerken, allem edip kalem edip önlere geçmeyi marifet sayıyoruz. Onlarca kişinin önüne geçince de, kurnazlığımızla övünüyor, sağa sola bakarak boynumuza madalya takacak birilerini arıyoruz.
Düşünün bakalım, siz yapmadınız mı hiç?
Toplumsal nezaket kurallarına uymaya çabaladığınız anlarda hakkınızı gasp edip sizi keriz yerine koyanları gördükçe kızıyorsunuz. Kızgınlık bir süre sonra sizi de aynı davranışa yönlendiriyor, yalan mı?
İnsanların birbirine karşı saygısızlığının yanında bir de hizmet veren organizasyonda sıkıntı varsa, vay halimize!
Gelelim sadede..
KAOS KELİMESİ YETERSİZ
Bursa-İstanbul arasında hem İDO hem de BUDO tarafından yapılan deniz otobüsü seferlerinde tam anlamıyla bavul işkencesi yaşanıyor.
Seyahat edenler iyi bilir. Bavulunuz varsa, deniz otobüsüne arka kapıdan alınıyorsunuz. Bavulunuzu taşıtın arka kısmındaki boşluğa bırakıyorsunuz. Sizden sonra gelenler sırayla koyuyor. Fakat bavullu yolcu yoğunluğu, yer darlığı nedeniyle yığın oluşuyor. İnişte yaşanan karmaşayı anlatmak için “kaos” kelimesi bile yetmiyor.
Üst üste yığılmış bavullar arasında kendi bavulunuzu bulmak bir dert, kalabalığın içinden çıkmak başka..
Çok basit bir çözüm önerisi:
BAGAJ SERVİSİ OLMALI
Deniz taşıtı iskeleye bağlandığı anda yolcuların tamamı ön kapıdan indirilmeli. Bavullar arkadan görevliler tarafından iskeleye taşınmalı. Bavulu olan arka tarafa yürüyüp, indirilmesini beklemeli..
Bu yöntemle yapılacak bekleyiş, her yolcunun yığın halindeki bavullar arasından kendisine ait olanı bulmak için yarattığı kaosu yaşamaktan iyidir.
Bu yöntem, diğer toplu taşıma araçlarındaki gibi bagaj fişiyle daha düzenli hale de getirilebilir. Böylece bavul karışıklığı da yaşanmamış olur.
Öyle ki, aynı seyahatte birden fazla kişide aynı renk ve boyda bavul görmek olası.. Fakat bavulların sapları adak ağacı gibi.. Bagaj fişi uygulamasıyla, karışıklığı önlemek için bavul sapına çaput bağlama gereği de ortadan kalkar.
Bursa-İstanbul arasında sık ve konforlu deniz yolculuğunu bavul işkencesiyle gölgelemeyin ey yetkililer..
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’yi zaman zaman eleştiriyoruz ama bazı işleri var ki alkışı hak ediyor. Bugünkü konumuz da işte bu işlerinden biri olan BUDO.. Yani Bursa Deniz Otobüsleri İşletmesi.. İşletmenin Mudanya-Kabataş seferleri dün törenle başlatıldı.
Doğrusunu söylemek gerekirse, önceki başkan merhum Hikmet Şahin döneminde yapılan Güzelyalı İskelesi’nden İDO hızlı feribotlarıyla İstanbul’a başlatılan seferlerden sonra, Altepe’nin İzzet Kaptan teknesiyle Gemlik Körfezi’nde “mehtap turları” düzenlemesi çok komik gelmişti!
Altepe, BUDO atağıyla hızlı feribot karşısındaki tekne ezikliğinden kurtulmuş oldu böylece!
Konunun ironik yanını geçelim de, Recep Altepe’nin BUDO hamlesini, başlangıcından itibaren hatırlayalım.
Bilindiği gibi İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ (İDO) 2011 yılı Haziran ayında özelleştirilmiş ve şirketin yeni sahibi TASS (Tepe-Akfen-Souter-Sera) Ortak Girişim Grubu olmuştu.
Özelleşen İDO’nun yaşattığı sıkıntılar 2012 yılında artmaya başladı. Taşıma ücretlerine yapılan zamlar, seferlerdeki aksamalar, Topçular-Eskihisar arasında ayrıcalıklı geçiş ve özellikle de Bursa yerel yönetimini çileden çıkaran Güzelyalı’dan İzmir’e kara taşımacılığı uygulaması..
Zaten vatandaş şikayetçiydi.. Bir de kara taşımacılığı konusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni yok sayan tavrı nedeniyle İDO, adeta Recep Altepe’nin “Arnavut damarı”na bastı!
Altepe Burulaş’a talimatı verdi. İstanbul’a deniz ulaşımı için derhal şirket kurulup, gereken altyapı oluşturulmalıydı. Oluşturuldu nitekim ve Mudanya-Kabataş arasında seferler başladı.
KARA TAŞIMACILIĞINA SON
İDO da böylece, kara taşımacılığı konusunda çiğneyip geçtiği Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni karşısında rakip olarak buldu. Bugün gelinen noktada İDO, İDOBÜS adıyla Kabataş-Güzelyalı arasında seferlerini sürdürüyor. Ancak kara taşımacılığı ayağında iflas bayrağını çekti. Bir anlamda tekerleği patladı! İDOBÜS’ün internet sitesindeki duyuruya göre Güzelyalı-İzmir otobüs seferleri 1 Mart 2013 tarihinden itibaren sona erdirilecek.
Bu arada rekabet, şimdiden vatandaşa yaramaya başladı. İDO, Kabataş-Güzelyalı-Kabataş arasında 1 liradan başlayan biletler satıyor. Ancak 1 liralık bileti yakalamak oldukça zor. İDOBÜS’ün biletleri normal koşullarda 14 lira ile 25 lira arasında değişirken, BUDO’nun fiyatları tam 18, indirimli 14 lira sabit..
BUDO, Mudanya İskelesi’nden saat 07:00 ve 15:30; İstanbul Kabataş’tan da saat 10:30 ve 18:30 olmak üzere günde iki sefer yapacak. BUDO’nun biletleri iki iskele ile BursaRay Şehreküstü ve Üniversite istasyonları ile Burulaş intrnet sitesinden alınabiliyor.
Tebrikler Recep Altepe! Hayırlı olsun halkım!
—DÖRT DÖRTLÜK—
Gemilerde rekabet var
İnatçı bir başkanımız var
BUDO da çıkmış sefere
İDO’nun çekeceği var