İstanbul’dan yazıyorum dostlar… Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON), Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü adı altında Lütfi Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi’nde fuar düzenlemiş. 2006 yılından bu yana 19. köprüymüş bu…
Bursa Girişimci İşadamları Derneği (BUGİAD)’dan davet geldi: “Fuarın açılışını Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan yapacak, fuar gezilecek, sonra da Zaman Gazetesi ziyaret edilecek.”
“Hay hay, gelelim” dedik gittik.
Fethullah Gülen Cemaati’nin unsurları hepsi… Organizasyon süper… Sabah erkenden işadamı, aynı zamanda BUGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Benli, özel aracıyla aldı evimizin önünden. Güzelyalı’dan Yenikapı’ya, oradan Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ne…
Öyle kalabalık ki… Afrikalıların çokluğu dikkat çekiyor. Kayıt masasına isimlerimiz bildirilmiş, yaka kartlarımız hazırlanmış…

BAKANLAR KURDELE KESTİ

Görevli kartı bulunan bir genç, aval aval bakındığımızı görünce, nasıl yardımcı olabileceğini soruyor. Basın bilgilendirmesi istediğimizi söylüyoruz. Cep telefonunu çıkarıp, mail adresimizi istiyor. Hoop, program anında telefonumuzda…
Sonra Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan geliyor, konuk Tanzanyalı kadın bakan ile birlikte kurdele kesiyor. Ardından stantları geziyor…
Stant turundan sonra Bakan Çağlayan sağına TUSKON Başkanı Rızanur Meral’i, soluna da Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’yi alarak basın toplantısı yaptı.
Bakanın sözlerinden birkaç notumuz var aktaracağımız ama geçmeden önce, fuarla ilgili gözlemlerimizi aktaralım…
130 ülkeden bin 100 civarında yabancı, yurtiçinden de 800 firmanın katıldığı fuarda 115 stant var. Bu yılki Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü fuarının ana teması gıda, tarım, hızlı tüketim mamülleri ve ilgili makineler…

BU MALLARLA MI REKOR KIRILACAK?

Stantlara baktığımızda, şekerlemeciler, helvacılar, kurabiyeciler, kuru meyveciler, tatlıcı ve pastacılar dikkat çekiyor. Çocuk bezleri ve kadın pedleri, parfümler, süt sağma makineleri, pasta fırınları, bir kullanımlık hijyen giysiler falan feşman!
Küçümsemiyoruz elbette, ticaret ticarettir. Fakat burada sergilenen ürünlere baktığınızda görünen şu: Bu mal çeşitleriyle ihracatta rekor filan kırılmaz… Burası da gıda ve tarım fuarı değil, olsa olsa global bir panayır!
Görüntü böyle, fakat TUSKON açıklamasına göre katılımcı firmaların bazıları, geldikleri ülkenin en büyük market zinciri… Dubai’den Ortadoğu’nun en büyük salça üreticisi, tahin üretimi için susam ve fındık tedarikçisi arıyormuş… Brezilya ve Güney Amerika’nın değişik kategorilerde bin 900′den fazla satış ağı bulunan en büyük perakende süper market zinciri, gıda ve hızlı tüketim mamulleri satın almak için gelmiş…
Orta Afrika’dan, sattıkları ürünlerin yüzde 100′ünü ithal eden ülkenin en büyük market ağına sahip, en zengin birinci ve üçüncü grupları da fuardaymış…
Fuar stantları da bin 500 avro ile 4 bin 500 avro arasında değişmiş. Stant açmaksızın, sadece ikili iş görüşmelerine katılmak isteyenler de 200 avro ödüyormuş.

PAKİSTAN, BOSNA VE TACİK
HEYETLER BURSA’YA GELİYOR

Bu arada yabancı işadamları, Türk misafirperverliğini göstermek için evlerde konuk edilenler de varmış. İstanbul’daki program boyunca Bursalı gazetecilere eşlik eden BUGİAD Başkanı Ali Fuat Er, gelen konuklara tercihinin ne olduğu soruluyormuş, evde kalmak isteyen ev, otelde kalmak isteyene otel ayarlanıyormuş.
Mesela İstanbul’daki organizasyon bittikten sonra Bosna Hersek, Pakistan ve Tacikistan heyetleri Bursa’ya gelecekmiş. Diğer ülke grupları da başka illere dağılacakmış. İş görüşmesi yapmak isteyen görüşmesini yapacak, gezmek isteyen gezecekmiş.
Bütün bu çabaya ilişkin şunu söylemek olanaklı:
Biz yükte hafif, pahada ağır, katma değeri yüksek teknolojik ürünler üretemediğimiz takdirde, dünyanın hamallığını yapmaya devam ederiz.

///

Çağlayan: Nefes alınan her
yerde Türk ihraç malı var

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, basın toplantısında hedefleri anlattı. Nefes alınan her yerde Türk ihraç mallarının bulunduğundan övgüyle söz etti. En son Mikronezya ve Nauru’ya ulaştıklarını, böylece Türm malının girmediği gümrük bölgesi kalmadığını söyledi.
Türkiye’nin ihraç malları çeşidinin 20 bini geçtiğini de söyledi Bakan Çağlayan… Tabii en büyük sıkıntı komşu ülkelerle olan ticaretteki aksamalar…
“Yönümüz tüm dünya” dese de, burnumuzun dibindeki komşularla ticaretimizdeki rakamlar hiç de hoşnut etmiyor. Yakında kalabalık işadamı heyetiyle Irak’a, 15-16 Ocak’ta İran’a gideceklermiş…
Batı dünyasının, hala Afrika’nın madenleri ve petrolüyle ilgilendiğini savunan Çağlayan, Suriye’de kargaşa olmasının Türkiye için 3 milyar dolar ihracat kaybı anlamına geldiğini söyledi.
Çağlayan’a soru yöneltme şansımız da oldu. İhracatçının, değerli TL’den yakındığını, mevcut para politikasına devam edip etmeyeceklerini sorduk. Topu, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye attı. O da, “Bugünkü kur makul” diye yanıtladı.

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Çıkarsın herkes malını pazara
Satmaz kimse malını zarara
Dörtlük döktürür, şiir yazarım
Getirmesin kimse beni nazara

ihracatEkonomi, gündemde çok yer tutmuyor. Hep suni gündemlerle oyalanan Türkiye’nin başındaki en büyük dert cari açık… Cari açığı körükleyen nedenlerin başında da, düşük kur geliyor. Bilinen ve iş dünyasının yıllardır seslendirdiği bir gerçek bu… İhracatın artması için dövizin değerlenmesi gerekiyor ki, hükümet enflasyonu baskılamak için TL’yi değerli tutarak sıcak paraya kapı aralıyor.
Adı üstünde sıcak para… Geliyor ve kolaylıkla da gidiyor. Üstelik yatırıma yönelmediği için, değerini ikiye katlayarak…
AKP hükümetlerinin yıllardır uyguladığı politika sıcak parayı çekmeye yönelik…
Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği (BUSİAD), 2003-2012 yılları arasında “Türkiye’de uygulanan döviz kuru politikalarının dış ticaret ve temel makroekonomik değişkenler üzerine etkisi”ni araştırdı. Prof. Dr. Turhan Korkmaz ve Yrd. Doç. Dr. Emrah İsmail Çevik tarafından yapılan araştırmanın sonuçları kamuoyuna açıklandı. Rapor, BUSİAD yönetimi tarafından Ankara’ya da götürülecek.

YÖNEY: REKABET EDEBİLECEK
ORTAMI YARATMALIYIZ

BUSİAD’ın raporu bilinmeyeni söylemiyor ama BUSİAD Başkanı Oya Yöney’in mesajı, geleceğe yönelik bir uyarı taşıyor. Diyor ki;
“2023 hedeflerinde öngörülen ihracat rakamlarına erişebilmek ve ihracatçımıza rekabet edebilecek ortamı yaratmak zorundayız.”
Esnek döviz kuru politikasıyla, sabit yatırımcıların dışında kısa vadeli aktörlerin, yani sıcak paranın Türkiye’ye gelmesinin özendirildiğini, bu durumun da ithalatı teşvik ederek ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını söylüyor Yöney…
Çalışmayı, Türkiye’nin kalkınmasının; katma değeri yüksek ihracat odaklı ürün ve hizmetlerle gerçekleşeceği inancıyla yaptırdıklarını açıklıyor.

“BU POLİTİKA SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

Yöney, analiz sonuçlarının; Türkiye’de gerçekçi ya da aşırı değerli kur politikası uygulanması durumunda ihracatın mevcut durumdan daha fazla, ithalatın ise daha az olacağını gösterdiğini söylüyor.
Analizi yapan Prof. Dr. Turhan Korkmaz’a göre yüzde 10 daha değerli kur politikası uygulansaymış, gecelik faizler yüzde 13,8; enflasyon da yüzde 8 civarında gerçekleşirmiş…
Anlamı şu; Enflasyonu bastıracağız diye döviz kuru baskı altına alınarak ihracatın önü tıkandı, ithalatın ise açıldı. Oysa değerli kur, büyümeyi artıracak, enflasyonu artırmayacak, dış ticaret dengesine olumlu katkı yapacaktı.
BUSİAD cephesinde konuya ilişkin son söz şöyle:
“Global ekonomik şartlar gereği 2014’te değerli TL politikası sürdürülebilir değil!”

///

BUGİAD yönetiminin
yeni isimleri kimler?

Bursa Girişimci İşadamları Derneği (BUGİAD)’ın genel kurulu dün akşam Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Dün de yazdığımız gibi genel kurula mevcut başkan Ali Fuat Er önderliğindeki tek listeyle gidildi. 16 kişilik yönetim kurulunda 6 isim değişti. Ali Saffet Durmuşlar, Fethullah Özkara, Sadettin Dağlı, Mehmet Benli, Nihat Akınoğlu, Hüsnü Çayhan, Dilek Ataygeldi, Ayhan Yılmaz ve Eyüp Karakuş yönetimde yerini korurken, Sevgi Demir, Ekrem Algül, Selahattin Çelik, Mehmet Eğretli, Hakan Uzan ve Mehmet Ümit Yalçın BUGİAD’ın yeni yönetim kurulu üyeleri oldu.

///

Eziklik psikolojisi
siyaset okulu açtırdı

Orhaneli, Keles, Büyükorhan, Harmancık ve Osmangazi’ye Bağlı Dağ Köyleri Yardımlaşma ve Kültür Derneği (DAĞDER), Bursa siyasetinde etkin olmak için var gücüyle çalışıyor.
Yerel seçim atmosferine girilmesiyle birlikte, tüm siyasi partilerde dağ yöresi doğumlu aday adaylarını destekleme kararı alan dernek yönetimi, iddialı ifadelerle Bursa siyasetine damga vurma zamanlarının geldiğine vurgu yaptı.
Yaptı da… Dayanaktan yoksun, kuru kuruya iddia ortaya koymanın anlamı olmadığını istişare toplantılarında anlamışlar. DAĞDER Genel Başkanı Mustafa Bay, dün yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyerek, Uludağ Üniversitesi desteğiyle başlattıkları siyaset okulunun amacını ve programını anlattı.
DAĞDER üyeleriyle birlikte isteyen herkesin katılabileceği okuldan yararlanmak isteyenler 300 lira ücret ödeyecek.

OKULDA KİMLER NE DERSİ VERECEK?

Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay “STK’lar, demokrasi ve siyasi partiler”, Nilüfer Belediyesi Kurucu Başkanı Ziya Güney “Metropoliten yönetimler ve yeni büyükşehir yasası; Yerel yönetimler ve demokrasi; Ülkemiz ve kentimizde çevre sorunları; Kent kültürü, kentlilik bilinci ve Bursa; İmar, planlama ve şehircilik” konularında katılımcılara ders verecek.
Siyaset okulunun diğer dersleri şöyle;
Yrd. Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı “Diksiyon, iletişim, beden dili, motivasyon, başarı”; Prof. Dr. Feridun Yılmaz “Güncel ekonomik veriler ve kavramlar”; Doç. Dr. Derda Küçükalp “Temel siyasal kavramlar”; Yrd. Doç. Dr. Sezgin Kaya “Dış politika”; Doç. Dr. Zahid Sobacı da “Türkiye’nin siyasi ve idari yapısı”nı anlatacak.
“DAĞDER yönetici ve üyelerinin siyasette etkin olma isteği neden?” şeklindeki sorumuzun yankısı ise “Dağ bölgesinin geri kalmışlığının yöre insanında yarattığı eziklik” olarak geldi.

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Meğer Kürtmüş tekerleği bulan
Irklar bazen tuzak olur insana kurulan
Başbakanı örnek aldım şaşmayın tepkime
İnsanları birbirine düşürmeyin ulan!