Birleşmiş Milletler (BM) meğer 15 Ekim 2008 tarihinde ilan etmiş de ben kaçırmışım ve her yıl bu tarih, “Dünya El Yıkama Günü” olarak kutlanıyormuş. Kutlama da değil aslında… Temizlik bilincini artırmak için etkinlikler yapılıyormuş. Zira dünyada her yıl 3.5 milyon çocuk ishal ve zatürreeden ölüyormuş. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kozmetikçiler, kimyacılar, sabun ve diğer temizlik ürünü imalat ve pazarlamacılarının üye olduğu 22. meslek komitesi de, bilinçlendirme amaçlı bir çalışma başlatmış.
BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran ile 22. Meslek Komitesi Başkanı Kerim Sabuniş, İl Sağlık Müdürü Özcan Akan, İl Milli Eğitim Müdürü Veli Sarıkaya ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Tekin Akış ile bir araya gelmiş.
BÖYLE BÖYLE DEĞİŞECEK!
İlker Duran demiş, dünyada her yıl 3.5 milyon çocuğun ishal ve zatürreeden hayatını kaybettiğini. Ellerin sabunla yıkanmasının, hastalıkların önlenmesinde etkili olduğunu, bu yolla çocuklardaki ishal vakalarının yüzde 50 oranında azaltılabileceğini söylemiş. Ayrıca mevsim geçişi nedeniyle grip ve benzeri hastalıkların bulaşıcılığını azaltmak ve kayıpların önüne geçmek adına BTSO olarak çocuklarımıza el yıkama konusunda duyarlılığı artırmak istediklerini anlatmış. Bu konuda bir panel, çocuklar arasında şiir, kompozisyon ve resim yarışmaları düzenleyeceklermiş…
Çok iyi… Böyle böyle değişecek aşağıda vereceğimiz temizlikle ilgili istatistik veriler… Başka türlü mümkün değil.
Neymiş o veriler bakalım hele!
SABUN VARKEN KULLANILMIYOR!
Türkiye’de bir kişi yılda 800 gram temizlik kağıdı tüketiyor. 100 aileden sadece 24’ü tuvalet kağıdı kullanıyor. Amerika ile kıyaslayalım. ABD’de bir kişi yılda 24 kilo temizlik kağıdı tüketiyor.
Ülkemizde kişi başına düşen sabun tüketimi dünya standartlarının çok altında! Yıllık katı sabun tüketimimiz 600 gram, sıvı sabun tüketimi ise 100 gram…
Türkiye’de işletmelerin yüzde 70’inde sıvı sabun kullanılmıyor, yüzde 20’sinde ise hiç sabun yok!
El yıkamanın önemli olduğu kritik durumlar nedir? Tuvaletten sonra, çocuk bezi değiştirdikten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce… Sabunla el yıkama alışkanlığı yüzde 0 ile yüzde 34 arasında değişiyor dünyada…
Bir araştırmaya göre de; evde sabun olduğu halde el yıkamada sabun kullanımı yüzde 3 ile yüzde 47 arasında değişiyormuş. İlginç…
VİCDAN KİRİNE SABUN VAR MI?
Temizlik kültürü genetiktir bana kalırsa… Türkiye’de sabun kullanımının standartların altında olması, sanıyorum ki göçebe yaşayan atalarımızdan miras bir genin eseri… “Suya sabuna dokunmamak” ya da “ne akar ne kokar” gibi bir deyişlerimiz de var üstelik… Bu deyişlerin anlamı farklı elbette ama temelinde temizlik/tembellik olduğu kesin…
Göçebe atalarımızın temizlik konusunda olanaklarının ne kadar kısıtlı olduğunu göz önüne alırsak, bugün evlerimizde musluğu çevirdiğimiz anda su akıyorsa ve elimizin altında varken sabun kullanmıyorsak yuh artık! Bu durumda toplu taşıma araçlarında ter kokusundan burnumuzun direğinin kırılması da gayet normal!
Çok da dert etmiyorum aslında… Kırsal nüfus kentleştikçe, gelecek kuşaklar etkileşimle temizlik alışkanlığı elde edecektir mutlaka…
Esas kaygım, vicdanların kirlenmesi ve o kirliliği ortadan kaldıracak sabun ve deterjanlardan uzak durulması! İşte başlıktaki önerimin nedeni bu!