Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe

Patron Cüneyt Dizdar en önde, arkasında genel müdür Hülya Aytekin, Hülya Hanım’ın arkasında genel yayın yönetmeni Tayfun Çavuşoğlu ve arkada dizilmiş biz “yazamaz çizemez takımı(!)” dün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yeniden seçilen Recep Altepe’ye hayırlı olsun ziyaretine gittik! Biz kalemşörler, buradan da diyemez miydik Recep Altepe’ye “hayırlı olsun?” Derdik elbette… İşte hem nezaket, hem de bir arada, öyle çay kaşığı şıkırtıları arasında iki lafın belini kırmak, makam odasından, başkanın mimiklerinden ayrıntı yakalamak başka bir keyif tabii ki gazeteci için… Daha ilk anda gözüme ilişen ayrıntı, fotoğrafta da gördüğünüz, ama sayfanın tek renk olmasından ötürü fark edemediğiniz yeşil beyaz nostaljik radyo… Radyonun yeşil beyazından Bursaspor konusuna bir girdik, radyo frekansı gibi yayıldı da yayıldı konu! Yayıldı yayılmasına da, Altepe’nin Bursaspor’la ilgili söyledikleri es geçilecek gibi değil! Bursaspor’un başarısızlığı üzerine yönetime yönelik eleştirilerin haksız olduğunu vurgulayan Altepe, “Kayseri maçında takım gol atmış, yememiş yanlış anlamayın. Protestoya başlıyorsunuz. 3-4’üncü dakikada protestoya başlamak takımın yenilmesini istemek demek. Başarısızlık beklemek. Başarısızlık kime yarayacak? Kulüp yönetimi gitsin! Daha güçlü bir yönetim mi gelecek? Gelebiliyorsa buyurun hayırlı olsun! Bu kadar negatif bir ortama kim girmek ister? Başına iş mi açsın? Maç boyunca tribünlerden kendisine edilen küfürleri dinlemek için kimse gelmez!”

 

“Mudanya’dan yararlanmak isteyen

pazar günü aracıyla gitmeyecek”

 

Yeniden seçildiğinden bu yana ziyaretçi sayısını sordum dünkü ziyarette Recep Altepe’ye… Başkanlık makamına gireni çıkanı sayan numaratör koymamışlar. “5 yıl boyunca bizim ziyaretçimiz bitmiyor zaten” dedi. Sonra, dünkü yazımda bahsettiğimiz Mudanya’daki trafik çilesini hatırlattım. “Pazar günleri Mudanya’ya girilmiyor, giren de çıkamıyor” dedim. “Normal” dedi. Dünyadaki diğer büyükşehirlerde de, sayfiye yerlerine akın olduğunu, küçük bir alana çok kişi talep gösterince tıkanmayı garipsememek gerektiğini ifade etti. Çözüm ne peki? Yanıtı şu Altepe’nin; “Hafta sonu Mudanya’dan yararlanmak isteyen ve trafikten yakınan insanlar özel araçlarıyla değil, toplu ulaşım araçlarıyla gidecekler.” Altepe’ye, “Mudanya’da ne yapılacaksa biz yaparız. Mudanya Belediyesi çivi bile çakamaz” ifadelerine Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’ın alınmış olduğunu hatırlattık. “Hayır, Mudanya Belediyesi istediği her şeyi yapabilir de, şu açıdan öyle dedim. Gücü yetmez. Bütçesi ne kadar ki? Mudanya Belediyesi’nin biz olmadan kendi başına bir şey yapma şansı yok. Bakın bütçesine? Sayılan işlerin yüzde 10’unu bile yapamaz. Yaparsa, engel olmayız ki zaten! Destek oluruz.”

 

65 yaş üstüne seyahat

kısıtlaması geliyor!

 

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 65 yaş üstü herkese ücretsiz ulaşım olanağı sağladı ya, emekli maaş kuyruklarından sonra yaşlılarımızın sosyalleşme için yeni mekanı Bursaray, tramvay ve otobüsler oldu anlaşılan… Baksanıza, ücretsiz kartla günde 40 biniş yapan yaşlı varmış Bursa’da! Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe ile dün sohbet ederken, trafik sıkışıklığından açılınca konu, pik saatler dediğimiz işe gidiş dönüşlerde 65 yaş üstü yolcuların da yollara düştüğünden yakındı. Sabah namazına farklı bir camiye gitmek için erkenden yollar düşenler olduğu gibi, ücretsiz kartla günde 40 biniş yapanlar oluyormuş. Altepe, yaşlıların toplu ulaşım araçlarını en azından saat 10.00 gibi biraz daha geç saatlerde kullanmalarını istiyor. 65 yaş üstü yolcuların ulaşım sistemlerini kullanma sıklığını takip ediyorlarmış. Kısıtlama getirmeyi düşünüyorlarmış. “Belki günde 10 binişle sınırlarız” dedi. Duydunuz mu amcalar ve teyzeler! Birkaçınızın, bedava diye toplu ulaşımı orantısız kullanması Recep Altepe yönetimini önlem almaya zorlamış. Yaşlılar biraz da daha zorlarsa, bu hak elinizden tümüyle gidebilir diyeceğim ama Altepe böyle bir şey yapmaz!

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Yeniden seçildi Recep Altepe
Ondan soruluyor artık dağ bayır tepe
Başarılıymış ki yeniden seçildi
Başaramayanı koyuyorlar zaten tefe

BursasporŞampiyon Bursaspor’a, kulüp üyeliği için en kötü sezonunda başvurmuş olmam, pek çok kişi tarafından yadırgandı. Şampiyon olduğu yıl neden üye olmamışım da… Ben her zaman, mağdur ve mazlumun yanında olan birisi olarak, en kötü zamanında üye olmalıyım ki üyeliğim anlam kazansın, değeri artsın! Ama artmadığını, artmayacağını, hatta ilk fırsatta uygun bir gerekçe bulunup üyelikten bile atılabileceğimi anladım!

Neden mi?

Hadi başlayalım!

Medyalarda, Bursaspor’u takip eden muhabir ve kameraman arkadaşlarımız var. Bursaspor’la yatıp Bursaspor’la kalkıyorlar. Sokak tabiriyle, kulüp yöneticilerinin, teknik adamın, futbolcuların ciğerini biliyorlar! Bir şeyler ters gidince de eleştiriyorlar haliyle…

BİR GAZETECİYE YASAK!

Takdir ettiğim meslektaşlarımdan biri Süha Gürsoy… Aynı kurumda birlikte çalıştığımız da oldu. Şimdi Bursa Hakimiyet’in Spor Müdürü… Süha, Bursaspor’la ilgili eleştirel yazıları nedeniyle geçenlerde yönetim kurulu üyesi Rıdvan Şen tarafından Özlüce Tesisleri’nden çıkarılmış! Kapıya da talimat vermişler, Bursa Hakimiyet ekibi, özellikle de Süha Gürsoy tesislere alınmayacak!

Allah Allah!

Kaç gün geçti üzerinden… Süha hala Bursaspor Tesisleri’ne alınmıyor. Dün de alınmadı.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı iki kınama açıklaması yaptı. Bursaspor yöneticilerini uyardı. Yaptıklarının yanlış olduğunu anlattı.

MESLEK ÖRGÜTÜ BAŞKANI NE YAPTI?

Bursaspor’u takip eden muhabir ve kameramanların Özlüce Tesisleri önünde eylem yaptıklarını duydum sevindim. Meslektaşlarına ve mesleğin onuruna sahip çıkan arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum.

Yalnız bir şey duydum, doğruysa eğer çok ayıp! Bursaspor yöneticilerine en sert tepkiyi göstermesi gereken spor basını meslek örgütünün başkanının, meslektaşları kapıda eylem yaparken içeriye girip haber kovalamış… Hatta içeriye girerken, eylem yapan arkadaşlara da dalga geçer gibi “Düzelir, düzelir” diyerek girmiş tesislere…

BU KAFALAR SORGULANMALI!

Neyse… Bizim daha doğrusu Bursaspor’un ve dahası tüm Bursa’nın sorunu, yönetimde bulunan zihniyet!

Bu zihniyetin sorgulanması gerek!

Bursaspor’un deplasmanda Kayserispor’a 2-0 yenildiği maç sonrasında Teksas tribünü lideri Selim Kurtulan‘ın, Başkan Erkan Körüstan ve yönetici Yüksel Çolak tarafından tekmelenmesini hatırlatalım…

Kadir Has Stadı’ndan ayırlırken Selim Kurtulan, Bursaspor Başkanı Erkan Körüstan’a “Başkanım bize laf yetiştireceğine takımın haline baksana” demesi  üzerine film kopmuştu.

Başkan Körüstan, Selim Kurtulan‘a önce tekme atıp sonra kovalamıştı. Amigo Selim kaçmak isterken bu kez arkasından koşan yönetici Yüksel Çolak’ın tekmesine maruz kalmıştı.

KEKSİN SİRKE KÜPÜNÜ DELER!

Eleştiriye tahammülü olmayan başkan ve yöneticiler varken, yazıları beğenilmeyen basın mensuplarının tesislere sokulmamasını anlamak zor değil…

Çünkü, günümüzün siyasi partileri de, sivil toplum örgütleri de, spor kulüpleri de “ileri demokrasi” anlayışıyla yönetiliyor!

Bursaspor yöneticileri, şapkalarını önüne koyup bir kez daha düşünmeliler. Unutmasınlar ki Bursaspor, tüm Bursa’nındır. Sevinci sevincimiz, üzüntüsü üzüntümüzdür. Yanlış giden bir şey varsa eleştirilir. Yönetici olmak, eleştirilere sağduyu ile yaklaşıp, olumlu sonuç çıkarmayı gerektirir. Bunu yapabilmek, öncelikle sakin olmayı gerektirir.

Keskin sirkenin küpünü deldiğini unutmasın Körüstan ve arkadaşları…

 

 —BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Eleştiriye yok tahammül
Belli ki henüz yok tekamül
Tekamül yaşla değil başla
Yaratamazsınız olumsuz teamül

“Öfke kontrolü” dediğimiz yeteneğin herkeste olması mümkün değil. Daha barışcıl ve daha başarılı olabilmemizin yegane koşuludur öfke kontrolü ama ne mümkün? Tabii ki en çok ihtiyacı olanlar, yöneticiler ve liderler… Hem ticari, hem siyasi liderler… En ağır sözleri işitse de, sinirleri alt üst edecek olay ve fikirlerle karşılaşsa bile sakin olmalı lider… Tahriklere kapılmayacak… Kapıldığı anda, amiyane tabirle “papazı buldu” demektir!

O KOLTUKTA ARTIK ZOR!

Konumuz Bursaspor… Malum takım dökülüyor. Taraftarın boynu bükük… Bursaspor’un önceki hafta 2-0 yenildiği Kayserispor maçından sonra Başkan Erkan Körüstan’ın kendisine “Başkanım bize laf yetiştireceğine takımın haline baksana” diyen tribün lideri Selim Kurtulan’a tekmeleyerek kovalaması, Körüstan’ı bitiren olaydı kanımca… Ardından, takımın kendi sahasında Konyaspor’a 2-1 yenilmesi, bardağı taşırdı. Hem başarısız olsacaksın, hem eleştiriler karşısında şiddet göstereceksin, o koltukta artık zor durursunuz Sayın Körüstan…

KİM KİMİN YÖRÜNGESİNDE!

İşin kötü tarafı, Körüstan’ın başarısızlık sonunda sergilediği agresifliği, kongre sürecinde kendisini destekleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’ye de olumsuzluk olarak dönecektir. Her ne kadar Altepe’nin takımın bu hale gelmesinde doğrudan dahli yoksa, Bursaspor camiasını iyi bilen, kimin kimlerin yörüngesinde hareket ettiğini bilenler, faturayı Recep Altepe’ye de kesecektir muhakkak… Altepe açısından şanssızlık da, yerel seçime şurada bir hafta kalmış olması… Domino etkisiyle, fanatik Bursasporluların, takımın başarısızlığı ile ilgili faturayı Recep Altepe aleyhinde sandığa yansıtması da kaçınılmaz görünüyor.

///

 

Mustafa Balbay ile sahilde yürüyüş!

Düzmece “Ergenekon Operasyonu” kapsamında tutuklanan ve 34 yıl  8 ay hapis cezasına çarptırıldıktan sonra tahliye edilen CHP İzmir Milletvekili, Gazeteci Mustafa Balbay, partisinin seçim çalışmalarına destek vermek üzere dün Bursa’daydı. Çeşitli konulara 29 kitabı bulunan Mustafa Balbay, ayrıca Bursa Kitap Fuarı’nda da kitaplarını imzalarken, Mudanya’da partililerle birlikte sahil yürüyüşü yaptı.

Mudanya Mütareke Evi önünden başlayan yürüyüşün bir kısmına katıldık. Sahil boyunca ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri bulunan CHP’liler sloganlarla AKP Hükümetini ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto ettiler.

HALK MİLLETVEKİLİNİN OMUZUNDA OLMALI

Balbay’a, Mudanya sahil yürüyüşünde Bursa milletvekilleri Aykan Erdemir ile İlhan Demiröz, CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik ve CHP’nin Mudanya Belediye Başkan Adayı Hayri Türkyılmaz eşlik etti.

Mudanya Sahili’nde AKP seçim bürosu önünden geçerken bazı partililerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP aleyhinde sloganları, başta Mustafa Balbay ve diğer milletvekilleri olmak üzere parti yöneticileri tarafından susturuldu.

Korteje katıldığımız sırada konuştuğumuz CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, “Nasıl görüyorsun?” dedi. “Yeni geldim henüz bir şey görmedim” yanıtını verdim. “Şöyle arakaya baksana” dedi. Demiröz’ün omuzlarına yüklenerek yükseldim ve baktım ki, kalabalığın arkası görünmüyor.

“İşte bu” dedi, “Türk halkı, miletvekillerinin omuzlarında yükselmeli. Oysa bugünkü koşullara baktığımızda halk milletvekilinin değil, milletvekili halkın omzunda” yanıtını verdi. Alkışladım bu sözleri…

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

He he diyor, diyemiyorum “efendim”i
Efendim diye kırılanlar bakın efendi mi?
Görünce onları kötü hissediyorum kendimi
Coşkun seller gibi yıkmak istiyorum bendimi

batallaNasıl da sevmiştik onu. Başarılı bücür, 5 yıldır hem futboluyla, hem de sempatisiyle bizden biri olmuştu. Daha geçen ay Türk vatandaşı olması teklif edildiğinde sıcak bakmış ve ailesinin fikrini almak istemişti. “N’oldu da aniden tası tarağı toplayıp gitti” diye sormaya gerek yok elbette… Arjantinli Pablo Martin Batalla’nın derdi, teknik direktör Christoph Daum’dan başkası değildi.
Bir futbolcu, rahatsızlığını anlatırken “Ye teknik direktör, ya ben!” dediyse, film kopmuş demektir. Menajeri, bugün gelip takımla birlikte çalışmaya çıkacağını açıklamış. Fakat testi çatladı bir kere… Bu saatten sonra su tutar mı bilmem!
Christoph Daum’u da alkışlamak lazım… Gazeteciler, Batalla ile aralarında ne yaşandığını sormuşlar. İkinci, üçüncü kişilerle değil, bunu Batalla ile konuşacağını söylemiş… Evet, budur işte!
Bugün dönecekse Batalla, yönetim ve Daum bir araya gelip sorunu çözsünler… Çünkü taraftarın üzüntüsü, dahası beklentileri ortada… Yeşil beyaz renklere gönül vermiş herkes bu takımdan başarı bekliyor.
Dediğimiz gibi testi çatlamış artık!
Şahsen, bu tartışmada Pablo’nun cephesinde olduğumu açıkça ifade etmek durumunda hissediyorum kendimi!

GAZA GELME SAKIN BATALLA!

Tek başınıza da varlığınızı, başarınızı kanıtlamanız olanaklı olmakla birlikte gazetecilik de takım işidir. Bir haber merkezinin muhabirleri vardır. Başlarında bir istihbarat şefi, haber müdürü bulunur.
20 yıl kadar önce… Zıpkın gibi muhabirim. Bir haber için gönderildiğim yerden birkaç haberle döndüğüm yıllar.
Bizim camia, kim olduğunu anlayacaktır hemen… Haber müdürümün uygulamaları dayanılır gibi değil… Gazetenin genel yayın yönetmeni de merhum Aykan Hoca (Uzoğuz)… Gittim Aykan Hoca’nın odasına, “Y a o, ya ben” demedim ama isteğim şuydu.
“Beni haber merkezinden alıp, spor servisine verir misiniz?”
Verdi!
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum, ayrı mesele… Sineye çektim, yapacak bir şey yok!
Spor servisi muhabirliğim 6 ay mı sürdü, bir yıl mı tam hatırlamıyorum. Sonunda davranışlarına dayanamadığım haber müdürü görevden alındı ve yerine beni haber müdürü yaptılar!
Pablo Martin Batalla, benim hikayemden gaza gelmez, teknik direktörlük, kulüp başkanlığı rüyaları filan görmez umarım!

///

Öyle bir sinerji
oluştu ki sormayın!

Balkan Rumeli Sanayici ve İşadamları Derneği (Balkansiad)’ın 7. Sinerji toplantısı ve 2013 onur ödülleri törenindeydik cumartesi gecesi…
Gittiğimde açılış konuşmaları bitmiş, sıra ödüllere gelmişti. Organizasyonun “sinerji” bölümünü bekledim. Hatta salondan en son çıkanlardan biriydim, sinerji ne aşamada kuruldu anlayamadım. Galiba ağır protokol mensupları gittikten sonra Balkansiad üyesi işadamlarıyla, eşlerinin harem selamlık şeklinde ayrı gruplar halinde oynamaları sırasında sağlanmış olmalı!
Önceden alkol aldığını bildiğimiz pek çok işadamının o gece alkol almamasını da, bugün siyasal iktidarı elinde bulunduran anlayışla kurdukları sinerjiye bağlamak mümkün sanırım!

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Pazarda 10 lira kilosu hamsinin
Batıyor her hareketi ham kişinin
Medeniyet dediğin tek dişli canavar
Ağrısı geçmiyor bu milletin dişinin

1 / 131234...Son »