Ligin başından bu yana gerek hatalı transferler, gerekse teknik direktör Ertuğrul Sağlam’ın hatalı kurguları nedeniyle, Bursaspor bekleneni veremedi şimdiye kadar. Nitekim yumurta kapıya dayanınca fol arayan tavuk gibiydi, İstanbul Büyükşehir Belediye karşısında…

Hadi şampiyonluktan geçtik, bari Play Off Avrupa Ligi grubuna kalmalıydı yeşil beyazlılar ama durum pek de iç açıcı değildi. O nedenle evinde ağırladığı İstanbul Büyükşehir Belediye maçını mutlaka kazanmalıydı.

Maçın başından sonuna takımın ortaya koyduğu oyun, futbolcuların bireysel çabaları bu bilincin oluştuğunu gösterdi. Onlarca gol pozisyonu değerlendirilemedi. Ama Bursaspor’un kaçırdıkları kadar olmasa da İstanbul BŞB’nin de Bursaspor kale direklerini döven iki net pozisyonu vardı.

Bol pozisyonlu güzel futbol, buz gibi havaya rağmen tribünleri dolduran taraftarı coşturdukça coşturdu.

Ancak bu maçla ilgili sahada oynanan oyundan çok yazılması gereken, maçın hakemi Suat Arslanboğa’nın kararlarıydı. Sanki maçı yönetmeye değil de, Bursaspor’a kaybettirmek için gönderilmişti. Daha ilk dakikalarda Ozan İpek’in ceza alanında düşürülmesi karşısında devam kararı vermesiyle belli olmuştu Arslanboğa’nın niyeti… 6’sı Bursaspor’a, 2’si İstanbul BŞB’ye 8 sarı kart çıkardı. İkinci sarıdan biri İstanbul BŞB’li Webo, diğeri de Vederson’a olmak üzere iki kırmızı kart gösterince anladık ki bu hakem kartlarla oynamayı seviyor!

İster istemez düşündük… Futbol Federasyonu, Bursa’ya hakem yerine krupiyer mi göndermişti acaba?

Bursaspor’un İstanbul BŞB karşısındaki mücadelesi 3 puanlık değil, ligdeki sırlamadan ötürü 6 puanlıktı aslında… Ve krupiyere rağmen kazanmayı bildi. Ancak tehlike geçmedi. Bundan ötürü haftaya Samsun maçının daha kolay olmayacağı kesin…

Kart cezalıları çok… Ertuğrul Sağlam, Samsun’a nasıl bir takımla çıkacak meraklardayız.

Bursaspor’un dün Orduspor karşısında verdiği mücadeleyi, fizik kurallarıyla açıklamaya çalışalım… Bursaspor’un takım yapısı ve oyun sisteminde, ulaşım planlamalarında kullanılan şişe ağzı modelini gördük dün… Adeta bir şişenin içine sıkışan Bursaspor, çıkışa bir türlü ulaşamadığı gibi, “fındık kabuğundan gemiler”in yarattığı dalgalarla çalkalanıp durdu.  Ne orta sahada doğru dürüst organizasyon yapabildi, ne de şişenin ağzına doğru hamle…

Bursaspor her zamanki gibi, kanatlarda adam eksikliğinin sefaletini yaşadı yine… 90 dakika boyunca sürekli önde basan Orduspor karşısında, bırakın ulaşmayı, şişenin ağzını göremedi bile…

Maçın ikinci yarısında ve özellikle son dakikalara doğru yaklaştıysa da çıkışa, ileri uç oyuncuları yeni transfer Pinto, Ozan İpek, Adem Koçak’ın yerine giren Turgay Bahadır, Pinto’nun yerine royuna giren Bangura bir türlü gol atma becerisi gösteremedi.

Takımın dinamosu Batalla da, sürekli markajın etkisiyle kıpırdayamadı adeta… Yakaladığı bir iki fırsatı da yine sıkı markajdan dolayı gole dönüştüremedi.

Bursaspor dün şişenin ağzını bir türlü bulamadı ama Atatürk Stadı’nın tribünlerini inleten o muhteşem taraftar dün akşam büyük ihtimalle kahırdan şişenin dibini gördü.

Elbette “N’olcak bu Bursapor’un hali?” muhabbetti eşliğinde…

Taraftarlar “Ya kıyametler kopacak ya da dünya batacak, senden öyle ayrılacağız Hocam”, “Hepimiz Ertuğrul Sağlamız” yazılı pankartlar açıp sevgi çemberi oluştursa da, bu tür motivasyonların başarıya giden yolda tek etken olduğunu söyleyemeyiz. Bursaspor’un play-off grubuna kalması için motivasyon da yetmeyecek anlayacağınız…

Etiketler:
 

Şampiyon Bursaspor bu sezon kötü diye, rakiplerinden durmadan üç yiyor, evinde bile maç kaybediyor diye stadı yakacak değiliz elbette… Hem yaksak ne olacak? Bursasporlu futbolcular, yanan tribünleri görünce, medyada çıkan eleştirileri okuyunca daha mı iyi top oynayacak? Taraftarlar tesisleri basıp da, futbolcusundan teknik adamına, idarecisine kadar sövünce, ligin ortalarında kör topal ilerleyen Bursaspor birden şaha kalkıp, başa mı güreşecek?

Asla…

* * *

“Volkan’ı niye sattın, Sercan’ı niye verdin?”

Giden gitti artık. Transfer ayını bekleyip, en başta Ertuğrul Sağlam ve Bursaspor yönetiminin ne yapacağını beklemekten başka çaremiz yok…

Evet, Volkan gitti gideli Bursaspor çolak kaldı. Yabancılar kof çıktı. Sadece soldan Ozan’ın bindirmeleri, bir de orta sahada Batalla ile –o da günündeyse eğer- maç kazanmak olanaksız… Bunu herkes biliyor.

O halde sağduyulu bir şekilde davranıp, kızgınlığımızı bastıracağız. Zaten stres altında olan Ertuğrul Sağlam ve oyuncularını daha da strese sokmayacağız…

Aşıklar laf dinlemez bilirsiniz… Söylenenler bir kulağından girer ötekinden çıkar. Tek düşünce vardır, aşka karşılık bulmak… Bursaspor aşıklarının beklediği karşılık da, sürekli başarıdır. Bu mümkün müdür peki? Elbette değil…

* * *

Bursaspor’un evinde 1-0 kaybettiği Eskişehirspor maçıyla ilgili değerlendirmemizi bir teşbihle noktalayalım. Yeşil Beyazlılar dün maça çıkmadan önce puan cetvelinde 4X4X4 bir görüntü veriyordu. 4 galibiyet, 4 beraberlik, 4 yenilgi… Dört dörtlük bir durumdu bu… “Dört çeker” anlamına gelir miydi bilmem ama gelmediğini gördük. Nitekim Eskişehir’in dümdüz bozkırını bile aşamadı Bursaspor!

 

GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ

İki renk var sadece beyazla yeşil

Tüm Bursa olmuş sana kefil

Güldür artık taraftarını Bursaspor

Başarısızlığından oldu herkes sefil

Bursaspor-Samsunspor maçını tek cümleyle özetlemek gerekirse, en yakışanı “Sade suya tirit” olurdu herhalde… Siz bakmayın Bursaspor’un haftalar sonra 3 puanla tanışmasına… Maçı izleyenler biliyor ki, Bursaspor sergilediği futbolla artık bir sıra takımı! Şampiyondan eser kalmamış… Rakip oyunculardan Zenke, çift sarıdan kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakmasa, bir de ikinci yarıda Battalla alınmasa oyuna, bırakın üç puanı, bir puanı bile zor görürdü Bursaspor…

Ertuğrul Sağlam’ın sahaya sürdüğü 11’in ilk yarıda ortaya koyduğu oyuna baktığımızda içler acısı bir durum vardı. Turgay, rakip alanda korkuluk gibiydi. Nitekim ikinci yarıda yerini Tagoe’ye bıraktı ama O da pek varlık gösteremedi.

Hemen her maçta rakibin sağ kanadına felç indiren Ozan İpek’in kafası başka yerlerdeydi sanki… Bursaspor’un sağ kanadındaki İsmail Haktan Odabaşı ise çaba gösterdi ama iyi kapanan Samsunspor defansı karşısında etkisiz kaldı.

Sestak’ın sayılmayan golü tabelaya yansımış olsaydı, ikinci yarı daha farklı olabilirdi. Hakem Abitoğlu’nun önce santrayı işaret edip, sonra da gol pasının Turgay Bahadır’ın kolundan geldiğine hükmederek golü iptal etmesinin açıklaması ancak, “Hakemdir! Ne derse o olur!” şeklinde yapılabilirdi.

Batalla ile oyunu açan Bursaspor 72’de Baser’in golüyle rahatladı. Ancak farkı getirecek goller basit şekilde harcandı.

Özetle…

Bursaspor-Samsunspor karşılaşması “sade suya tirit” gibiydi. Tatsız ve zevksiz… O nedenle atılan bir golle gelen üç puan, o meşhur türkünün sözleriyle anlatılabilir:

“Tiridine bandım… Üç puanı kaptım.”

2 / 121234...Son »