Ferudun Kahraman“Kentin göbeğine termik santral kuruluyor” dendiğinde ilk akla gelen “cinayet” kelimesiydi yıllar önce… Çevre duyarlılığının olmadığı, teknolojinin bugünkü kadar gelişmediği yıllarda, Orhaneli’ye kurulan termik santralle ilgili çevrecilerin ne mücadeleler verdiğini hatırlıyoruz. Bacasında filtre olmadan çalıştırılmaya başlanan santralin yıllarca kustuğu zehir, bugün yaygın bir şekilde görülen kanser hastalıklarının birinci nedeni olabilir. Oysa günümüz teknolojileri, en zararlı sanayi tesislerinin tehlikelerini bile bertaraf ediyor artık…

Bugün, yani 2014 yılının ağustos ayında, Bursa kent merkezine 30-40 kilometre değil, tam da göbeğinde bir termik santral kuruluyor. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulacak termik santralle ilgili bir süredir Bursa kamuoyu ikiye bölünmüş durumda…

 

KİRLİLİĞİ ORTADAN KALDIRACAK!

 

DOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Kahraman, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte uzun soluklu bir sunum yaptı. Santralın teknik ayrıntılarını verdi. Çevre konusunda aldıkları önlemleri, “santral bırakın kirletmeyi, var olan kirliliği ortadan kaldıracak” cümlesiyle açıkladı. Bir de iddia koydu ortaya…

Temel amacı, DOSAB’ın buhar ihtiyacını karşılamak, buhardan da bölgenin üçte bir ihtiyacı olan elektrik üretmek olan santralin baca emisyonu, Türkiye’deki yasal değerin üç katı, AB sınır değerlerinin de iki katı altında olacakmış. Kömür ve kireçtaşı tozu, kül ve baca emisyonları anlamında, 5. nesil olduğu söylenen santralın çevreye olumsuz etki yaratmayacağı söyleniyor.

 

BAĞIMSIZ DENETÇİYE VERELİM!

 

İddia demiştik…

Ferudun Kahraman’ın iddiası şu:

“Endişe duyan kim varsa, gelin birlikte olalım ve online izlemenin yanında bir önlem daha alalım. Tesisin çalışma sürecinde, çevre değerleri açısından uluslararası denetim kuruluşlarından birine ‘sürekli’ denetim yaptıralım. Bunu Bursa adına denetleyelim ve sonuçları internet ortamında kamuoyuna açıklayalım. Biz buna hazırız ve görüşmelerimize de başladık. Çünkü projemize güveniyoruz.”

Biz gazeteciler her şeyden anlarız (!) ama o kadar değil tabii… Termik santralin teknolojisi, çevreye vereceği zarar konusunda yorum yapamam elbette… Diyorlar ki, “bu santral DOSAB’da kömürle buhar elde eden denetimsiz 100’e yakın fabrika bacasını susturacak, bu fabrikalar buhar ihtiyacını daha temiz bir şekilde çevreye zarar vermeksizin üretim yapacak bu santralden karşılayacak!”

 

ÇED ALINMIŞ, İŞ BİTMİŞ DEĞİL!

 

Ya inanıp santralın yapılmasına ses çıkarmayacağız ya da külliyen karşı çıkacağız!

Dedik ya Bursa kamuoyu ikiye bölünmüş durumda diye… Şahsen, ben de neresinde duracağımı bilemedim.

Görüyoruz ki, çevre ve insanlığı kaygılarının yanı sıra kent dinamikleri arasında nedeni anlaşılamayan bir mücadele var. Hatırlayacaksınız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de, iki hafta kadar önce meclis toplantısında santrali savunmuştu.

DOSAB Termik Santralı’yla ilgili tartışmalar daha çok su götüreceğe benziyor. Zaten Ferudun Kahraman da, ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) başvurusunu haziran ayında yaptıklarını söylüyor. “ÇED alınmış, iş bitmiş değildir” diye de ekliyor.

5-6 ayı bulacak ÇED sürecinde, 12 farklı kurumun teknik uzmanları inceleme yapıp rapor verecek. Kahraman, çevreye olumsuz etkisi olmayacağı konusunda garanti ve taahhütte bulunmalarına karşın, ÇED sürecinde ortaya konacak eksiklikleri de gidermeye hazır olduklarını bildiriyor.

Bursa’nın gözbebeği Bursaspor, geçen sezonu hasbelkader bitirdi. İddiasız bir şekilde, küme düşmemeye odaklı bir anlayışla geride bırakılan sezonda taraftar da çok sitem etti aslında… Başarıya ilişkin umutların azalması tribünlere de yansıdı.

Recep Bölükbaşı başkanlığındaki yeni yönetimle birlikte umutlar canlandı. Şenol Güneş’in teknik direktörlüğe getirilmesi de, flaş transferler yapılamaması nedeniyle camiayı coşturmaya yetmedi.

Sivasspor ve Eskişehirspor’un aldıkları ceza sonucu UEFA tarafından Karabükspor ile birlikte Avrupa kupalarına davet edilen Bursaspor’u, geçen hafta Avrupa Ligi Ön Eleme maçında Gürcistan’ın Chikhura Sachkere takımı karşısında izledik. “Gol yememe” amacıyla gelip başarılı olan rakibi bir türlü geçemeyen Bursaspor, yarın deplasmanda rövanş maçına çıkacak.

Evinde seyirci avantajını tabelaya yansıtamayan Yeşil Beyazlıları deplasmanda pek çok olumsuzluk bekliyor. İlk maçın golsüz sona ermesi doğal olarak deplasmanda gerginlik yaratacaktır. En büyük olumsuzluk bu…

Daha sonra da takımdaki sakatlıklar… Geçen sezondan beri sakatlıklardan ötürü istenen düzeye gelemeyen Serdar Aziz, Onurcan Piri, sezon öncesi çalışmalarda sorun yaşayan Emre Taşdemir

Chikhura Sachkere maçında sakatlanan Fernandao, son çalışmada da Belluschi eksikler listesine eklendi.

 

NEDEN OLMASIN?

 

Özlüce Tesisler’den gelen haberlere bakılırsa, Şenol Güneş sıkıntıda… Takımı sırtlayacak oyuncular sakat… Eldeki olanaklarla yerlerini doldurmaya çalışıyor. Fernandao’nun yerine Enes Ünal ve Batuhan Altıntaş’ı denediğini duyduk. Belluschi’nin bulunduğu bölge için de Şamil Çinaz’ı denemiş Güneş Hoca!

Rakibin oyuncularını, oyun stilini Bursa’da gördü teknik kadro da, oyuncular da… Rakibin, evindeki maçta aynı stratejiyi uygulayacağını sanmıyoruz. Daha saldırgan, skora odaklı bir oyun sergileyecektir muhakkak… Bursa’daki maçta defalarca rakip kaleye giden, goller kaçıran Bursaspor, yemeden gol atmayı becerebilmeli…

Eldeki kadroyla deplasmanda alınacak galibiyetle tur atlamak, başta Şenol Güneş olmak üzere tüm futbolcuların, yönetimin ve camianın moralini yükseltecektir. Avrupa Ligi’nde tur, Bursaspor’un lige de moralli başlamasını sağlayacaktır.

Başlıkta ifade ettiğimiz gibi, Bursaspor genel itibariyle “rölantide” gibi görünse de bütün mesele başarılacağına inanmakta…

Bursaspor’a yarınki rövanş karşılaşmasında başarılar diliyoruz. Yeşil Beyazlıların turla döneceklerine inanıyoruz. Kalbimiz yarın Gürcistan’da atacak…

 

///

 

100 zararlı bacaya

karşılık bir baca!

 

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulacak termik santrale yönelik tepkiler, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gündeme gelmiş. CHP’liler sormuş, Başkan Recep Altepe yanıtlamış. Yanıt ilginç:

“Söz konusu santral Avrupa normlarından daha üst seviyede olacak. Çevreye saygılı tesisleri artırmalıyız yoksa istenilen refah seviyesine ulaşamayız. Burada bacasız bölgeye baca yapılmıyor. 100’ü zehirli gaz salınımında bulunan 440 fabrikanın olduğu bir bölgeye baca yapılıyor. 100 zararlı bacanın susması için bu baca yapılıyor. Her şey Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolünde ve denetiminde gerçekleşiyor. Olay bundan ibaret!”

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Fakiri görmeyelim hakir

Allah adını edelim zikir

Müreffeh yarınlar için

Üretelim yararlı fikir

Bursalı sanayicileri 2009 yılında vuran ve sadece BTSO OSB’ye 32 milyon 369 bin liraya patlayan öncü BOTAŞ depreminin artçı sarsıntısı 5 Haziran 2012 tarihinde gerçekleşti. Bu kez fatura 9 milyon lira! Açalım konuyu.. Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ)’ın Bursa’daki doğalgaz dağıtım şirketi Bursagaz’ı özelleştirmesinden sonra, serbest tüketicilerden “taşıma bedeli” adı altında bedel almaya başladı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) 27 Ocak 2004 tarihinde taşıma bedeli üst sınırını bir metreküp için 22,778 lira olarak belirledi. 27 Eylül 2004 tarihinde bu bedel 8,786 liraya düşürüldü. Bursagaz, EPDK kararlarının iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Yürütmenin durdurulmasına gerek görmeyen Danıştay, 3 yıl sonra 23 Ocak 2007 tarihinde kurul kararlarını iptal etti.

Bunun üzerine EPDK taraflara, ilk karardaki taşıma bedeline ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini bildirdi. Böylece Bursagaz 2004-2006 yılları arasındaki doğalgaz taşıma fark bedellerini BOTAŞ’a olan borçlarından mahsup etti.

Bu kez BOTAŞ, Bursagaz’ın yolunu açan EPDK kararının iptali için Danıştay’a başvurdu. Bu arada BOTAŞ, Bursagaz’ın mahsup ettiği fark bedellerini serbest tüketiciler Bursa OSB, DOSAB, NOSAB, GÜSAB, BPO B Plas ile BURBEST’ten tahsil yoluna gitti.

BTSO OSB’ye 24.1, DOSAB’a 16.2, Gürsu OSB’ye 1.2 milyon ve NOSAB’a da 295 bin lira taşıma fark bedeli faturası gönderildi. Dayanak olarak da Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun gösterildi.

Depremin etkisi Eskişehir OSB’ye de 12 milyon liraya patladı. BOTAŞ’ın EPDK kararı aleyhine açtığı davaya Eskişehir OSB müdahil olmak istedi, reddedildi.

Ödeme emrine karşı bütün doğalgaz kullanıcıları Ankara idare mahkemelerinde ayrı ayrı dava açtılar. İzlenen yol, bölgelerin hukukçu ve mali müşavirlerinden oluşan heyetlerce belirlendi. Davalardan beşi reddedildi ve iki yıldır Danıştay’da temyizde. NOSAB ve BPO B PLAS’ın davaları da Danıştay’da ancak yetki sorunu var.

* * *

Bu hengamede BTSO OSB’nin hesaplarına haciz konuldu. 24.1 milyon lira olan fark bedeli, 2010 yılında ihtirazi kayıt düşülerek gecikme zammıyla birlikte 32 milyon 369 bin lira olarak ödendi. Para çıkışmadığı için 29 bin metrekare sanayi arsası yaklaşık 12 milyon liraya satıldı. DOSAB ise ödemesini kredi kullanarak yaptı. Her iki bölgede de yatırımlar, bu bedeller nedeniyle askıya alındı.

BTSO OSB’ye 5 Haziran 2012 tarihinde gelen ikinci ödeme emri ise 2007 yılının Ocak-Eylül dönemini kapsıyor. Fatura bu kez 8 milyon 970 bin lira.

Bu faturada da aynı tuzağa düşülmeyecektir büyük olasılıkla..

Ancak, sanayi bölgelerinin BOTAŞ’ın ödeme emrine karşı dava açmamış olmaları, idare mahkemelerinin ana ret gerekçesi..

Eğer sanayicilerden bazıları tam da buradan tutup OSB’lerin o dönemdeki yöneticilerinin üzerine giderse vay onların haline!

* * *

BOTAŞ depreminin bir başka boyutu da şöyle:

İlk aşamada Botaş, borçtan düşülen fark bedelini geri almak için Bursagaz’a ödeme emri gönderdi. Bursagaz itiraz etti, reddedildi. Danıştay da onayladı. Bu karar BTSO OSB’nin dava dosyasına iliştirildi.

Bundan dolayı Botaş’ın fark bedellerini Bursagaz’dan tahsil edebileceğine inanılıyor.

Olur mu, bekleyip göreceğiz.

 

—DÖRT DÖRTLÜK—
Patladı boru, doğalgaz kokuyor
Sanayici mahkemelere koşuyor
Sesini çıkarsa, siyasi irade çözecek ama
Herkes gibi sinmiş, çok korkuyor

Etiketler: