Takkeyi öne koymak, biz Türklerin SWOT analizidir

swotDaha ben doğmadan önce, 1960’lı yıllarda Harvard Üniversitesi profesörleri Learned, Christensen, Andrews ve Guth oturmuşlar ve “öyle bir yöntem geliştirelim ki, bunu uygulayan bir işe girişmeden önce neyi var neyi yok görsün ki, ona göre çıksın yola” demişler. Ne çıkmış ortaya biliyor musunuz? Bugün pek çok profesyonel işletmenin hem teknik, hem üretim-pazarlama, hem de insan kaynağı kullanımında güçlü ve zayıf yanlarıyla, fırsat ve tehditleri görebildiği SWOT Analizi…

SWOT, İngilizce güç, zayıflık, fırsat ve tehdit kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor.

Biz Türkler de yaparız SWOT analizi! Takkeyi önümüze koyar, kara kara düşünürüz. Genellikle de iş işten geçtikten sonra!

Ancak SWOT analizinin, bir işe girişmeden yapılması gerekiyor. Stratejik bir teknik… Bununla, bir proje ya da ticari girişimin hedeflerini belirlemek, amaca ulaşmak için olumlu ya da olumsuz her türlü faktörü ortaya koymak mümkün…

KİŞİSEL ANALİZ DE MÜMKÜN

SWOT analizini, sadece şirketlerin ticari faaliyet ya da projeleriyle sınırlandırmak olanaksız. Bugün işgücü piyasasında da rekabet büyük… Dolayısıyla, kişisel SWOT da mümkün…

Şimdi önümüzde bir yerel seçim var. Belediye başkanlıkları için pek çok aday adayı çıktı. Bunlardan kaçı acaba SWOT analizi yaptı, merak ediyorum doğrusu…

Sığ düşüncelerle, “Bilmem ki yaptı da ben mi yapamayacağım” düşüncesiyle aday adayı olan çok kişi var.

Mesela, bir aday adayı çıksın desin ki; “Ben yaptım arkadaş. Benim güçlü yanlarım bunlar, zayıf yanlarım bunlar! Fırsatlarım bunlar, tehditlerim bunlar!”

Diyen çıkar mı sizce?

Sanmam… Hangi aday adayı bu kadar şeffaf davranabilir ki?

Zaten böyle bilimsel ve şeffaf davranan adayın Türkiye siyasetinde yeri yok ne yazık ki!

Kendileri yapmadığı için, Ankara’da birileri yapıyor onların analizini… Sonuca boyun eğiyorlar mecburen…

////

Kadın girişimciler gelmedi
lise öğrencileri getirildi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen “Büyüyen Türkiye’de Kadın Girişimcinin Rolü” başlıklı panele gittim dün… BTSO Meclis Salonu tıklım tıklımdı. Ezilen, sömürülen, karnından sıpa, sırtından sopa eksik edilmeyen kadınlarımızın en başta kocalarına, sonra da düzene isyan edip de geldiklerini sandım, yanılmışım.

Salonun büyük bölümünü lise öğrencileri doldurmuştu. Kendiliğinden gelmemişler tabii.. Özel Emine Örnek Lisesi 9 ve 10. sınıf kız öğrencileri getirilmiş. TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Emine Örnek Hocam ne yapsın? Onca duyuruya karşın gelmediyse kadınlar kollarından tutup zorla getirecek değil ya? O da salon boş kalmasın diye, okulunun lise kısmında okuyan kız öğrencileri getirmiş.

Aslında bakarsanız iyi de olmuş. Girişimcilik, eğitim hayatı bittikten sonra başlar diye bir kural yok. Asıl bu çağda verilen eğitim önemli…

HAVADA KARADA ÖLÜM YOK

Panele alt başlık olarak “2023 hedeflerine ulaşmada kadın girişimciler” denmiş ama konuşmacılar, başarı öykülerini anlattılar. Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilçin Meydan’ın kolaylaştırıcılığında panelistler Yazılım Sanayicileri Derneği Başkan Yardımcısı Zeynep Sarılar, iş kadınları Betül Helvacı, Rüveyda Kocaman ve Berna İlter, başarı öykülerini, karşılaştıkları engelleri nasıl aştıklarını anlattılar. İşlerini büyütürken, aile ve annelik sorumluluğunu da unutmadıklarını aktardılar.

Bu ülkede kadın olmak zor… Hele iş dünyasında kadın olarak tutunabilmek daha da zor… Ancak binbir sıkıntıyla attıkları sağlam temelleri olanlara havada karada ölüm yok!

////

Kadınların ekonomik
fırsatlara erişimi
nasıl artırılır?

Türk kadının ekonomik ve sosyal statüsü oldukça hazin… Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Dünya Bankası, Türkiye’de kadınların ekonomik fırsatlara erişimini sağlamak ve bu çerçevede kadınların daha çok ve daha iyi koşullarda istihdam olanaklarına erişimini arttırmak için bir proje uyguluyor.

İsveç Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Ajansı’ndan sağlanan hibe ile uygulanan proje, söz konusu alanlarda politika tasarlanabilmesi için gereken kanıt zeminini güçlendirmeye, bilgileri derlemeye ve bunları temel aktörler ve paydaşlara aktarmaya, belli gruplara yönelik hedeflenmiş destek uygulamalarını gerçekleştirmeye odaklanıyor.

Yapılacak araştırmalarla, istihdamda toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili araştırmaların ve bilgi üretiminin ulusal düzeyde ve politika yapma odağıyla geliştirilmesinin sağlanması hedefleniyor. Araştırmaların desteklenmesine ayrılan bütçe 300 bin dolar…

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Vatandaş kıl olur, liderine tapar
Bunu duyanın aklı izanı saşar
Suç ve cezanın tanımı değişti artık
İmam ne yaparsa cemaat ne yapar?

Ticarette kadın olmanın e hali!

e-ticaretBu e-ticaret var ya, tam da kafası ticarete çalışan kadınlar için biçilmiş kaftan.. Neden mi? Türkiye’de kadın olmak zor ya.. Hele bir kadın için iş hayatında tutunabilmek zorun da zoru ya.. İşte ondan.. Ne üretiyorsa, ne satıyorsa, internet üzerinden satacak. Müşteri bağlantılarını da buradan yapacak, para pul işlerini de yine internet üzerinden yürütecek. Tabii bütün bunları yapabilmek için de bilişim teknolojileri ile barışık olmak, korkmamak gerekiyor.

Geçen hafta TOBB bünyesindeki Bursa Kadın Girişimciler Kurulu tarafından Elektronik Ticaret Siteleri ve İşletmecileri Derneği (ETİCAD) işbirliği ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) düzenlenen “Ticarette kadın olmanın e hali” başlıklı seminerin bir bölümünü izledim.

Seminer, BTSO’nın büyük salonunda yapılınca, konuya göre hayli iyi olan katılımcı sayısı da az göründü. TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Emine Örnek’in sunuş konuşmasında vurgusu, toplumsal kalkınma için öncelikle kadının eğitilmesi gerektiğine yönelikti.

Seminerin yöneticiliğini, ilk kez iki bilgisayarı telefon hatları üzerinden konuşturan BBS sistemini kurarak Türkiye’deki ilk internet ağını oluşturan Atıf Ünaldı’nın yapması da anlamlıydı tabii ki..

Pasta iştah kabartıyor

BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Şakir Umutkan’ın da dediği gibi, internet sayesinde dünyanın her tarafı herkesin pazarı.. Ayrıca dünyanın her yerindeki üretici ve satıcılar da birbirinin rakibi.. Günümüz dünyasında e-ticaret hacmi 1 trilyon doları aşmışken, böylesi bir pasta için verilecek mücadele de çetin olur haliyle..

Zira Türkiye’de de önemi anlaşılmaya başlayan e-ticarete ilişkin 2012 verileri, 30,6 milyar lira olan internet üzerinden alışveriş pastasının 2013’te 50 milyar lirayı bulacağını işaret ediyor.

Özetle pasta büyük.. Peki kadınlar bu pastadan ne kadar pay alabilir? Ne yapmalılar?

İşte bu soruların yanıtlarını, ETİCAD Başkan Yardımcısı Mehmet Erdemir verdi kadın girişimcilere..

Öncelikle, e-ticaretin de ekosistemi olduğu bilinmeli. Bu doğrultuda öncelikle ana fikir ortaya konulmalı; İyi bir danışmanlık alınmalı; Fizibilite yapılıp ön proje hazırlanmalı; Altyapı oluşturulmalı; Özgün tasarımla öne çıkılmalı; Ürün ve görselleri hazırlanmalı; Ödeme, tedarik ve lojistik entegrasyonlar kurulmalı; Pazarlama planı oluşturulmalı; Müşteri ilişkilerine önem verilmeli; Basiretli tacir olunmalı..

Ondan sonra siz gece uyurken bile e-mağazanız satışa devam etsin..

Nasıl iyi mi?

Kadın girişimcilerin Bursa’ya gelmesine kocaları izin vermedi

kadın girişimcilerTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen 1. Ulusal Kadın Girişimcilik Zirvesi ve Fuarı, hafta sonunda gerçekleştirildi. İki günlük zirvenin açılış konuşmalarında kimin ne dediğinden daha önemlisi, yazımızın başlığını da oluşturan ayrıntı.. Yazı alanımızda yerimiz kalırsa, kim ne demiş birer cümle aktarırız.. Zira kadın girişimciliği, istihdamı, dahası eşitlikle ilgili söylemler de, fiili durum da hep aynı.. Nitekim başlığımıza taşıdığımız olgu, Türkiye’de kadının durumunu açıkça ortaya koyuyor.

Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Emine Örnek ve arkadaşlarının uzun zamandan beri hazırlığını yaptıkları zirve için 81 ile davet çıkarıldı. Fakat 49 ilden katılım oldu. Pek çok ilin kadın girişimcisinin Bursa’ya gelmeme nedeni, kocalarının izin vermemesiydi!

EY KOCALAR!

Fakat bu durum, kürsüden yapılan açılış konuşmalarında dillendirilmedi. Oysa Emine Örnek, gür sesiyle kükreseydi kürsüden “Ey kocalar! Eşlerinizin önüne koyduğunuz engeli aslında, ülkenizin, çocuklarınızın önüne koyduğunuzun farkında değil misiniz?” diye, Türkiye çapında ses getirmez miydi?

Getirse ne olacaktı ki sanki?

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin dediği gibi kadın bu ülkede hala kendi vücudunun bile sahibi değildi! Kendi vücuduyla ilgili karar alamıyordu. Çocuk doğurmak isteyip istemediğine bakılmaksızın “en az üç çocuk” doğurmaya programlanıyor, hatta zorlanıyordu.

PETROLDEN DEĞERLİ

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi, BTSO Meclis Başkanı ve 7 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde BTSO başkanlığına aday olan İlhan Parseker’in benzetmesinden yola çıkarsak, girişimci eşlerini engelleyen erkekler, bir petrol kuyusunu körelttiklerinin de farkında değiller aslında..

Öyle ya, Parseker’in Güney Kore’nin kadın istihdamıyla ilgili verileri aktararak kurduğu “Kadın girişimciliğinin istenen düzeye yükselmesi, Türkiye’nin zengin petrol yatakları bulmasından çok daha önemli” şeklindeki cümle, benzetmemizi doğruluyor.

1. Ulusal Kadın Girişimcilik Zirvesi ve Fuarı organizasyonunda pek çok aksaklık vardı ama bunları sıralayıp kadın girişimcilerin şevkini, çalışma azmini kırmak istemem doğrusu.. Zaten eleştirsem de başıma gelecekleri biliyorum. Göze alamam..

Gene Sena Kaleli’nin “Kadınlar erkekler için kıyamet, dünya için gelecek” sözünden hareketle, kıyameti yaşamak istemem! Aralık ayındaki seçimleri sırasında yazdıklarımdan ötürü kısmen yaşamıştım da..

Allah muhafaza!

 

—DÖRT DÖRTLÜK—

Ördüler şimdiye kadar ibrişim
Bundan sonra işleri girişim
Erkekler çıkarmalı bundan ders
Demeliler artık, ortağım eşim

Kadın girişimciler: Part 3

BTSO bünyesindeki kadın girişimciler bir giriştiler ki, üç gündür perişanım! “Kadın girişimcilerin evlere şenlik seçimi” başlığını nasıl atarmışım? Onca başarılı işkadınını nasıl küçümsermişim? Seçimler sırasında ne şenliği görmüşüm? Hele “şenlik” ifadesiyle birlikte yazının altındaki dörtlükte Dansöz “Asena”dan bahsetmem hakaret değilmiş de neymiş? Bunlar bir yana, yedek listede olan adayları asil listedeymiş gibi, üstelik bazıları hiç oy alamadı diye nasıl yazarmışım?

* * *

Son sorudan başlayacak olursak, ilk adımda Emine Örnek başkanlığındaki listede yer alan isimleri sıralamamız gerekiyor.

Emine Öğretmen’in listesinde Serap Sayar, Tülin Tüzün, Nurgül Özselek, Esin Berker, Mefküre Zümbülova ve Sühendam Urbay var. Yedek üye adayları da Ulviye Yahya, Burçak Yalçınbayır, Dilek Şeker, Sevinç Serpil Aytaç, Zerrin Özgüle, Emine Aydın, Fatma Belgin Gökçe..

Oysa adaylık başvuruları bireyseldi. Asil ve yedeklerle toplam 14 kişi dışında icra komitesi üyeliği için iki aday daha vardı. Selma Çetinkaya Türker ve Ayfer Önver..

Sonuca ilişkin yazımıza dayanak olarak da, başlığında “SEÇİM TUTANAĞI (ASİL)” yazan belgeyi aldık. Üstelik bu belge seçim sonrası duvara asılmıştı. Fotoğrafını da çektik. İyi ki de çekmişiz! İtiraz edenlere e-posta, sms yoluyla gönderdik de rahatladık.

“Haklısınız!” dediler.

Emine Örnek’in listesinde olup da “birkaç oy aldı” ya da “hiç oy alamadı” dediklerimiz ise meğer yedek listede en yüksek oyu almışlar.

Ben de “Haklısınız, düzeltir, özür dileriz” dedim.

Hata neredeydi peki?

16 ismin “SEÇİM TUTANAĞI (ASİL)” yazan belgede sıralanmış olmasında..

O zaman kiminse kabahat, çıksın ortaya ve “benim” desin!

* * *

Asena konusuna gelelim ama dörtlüğü hatırlayalım önce:

Girişimci kadınlarımız adına

Dörtlük yazmak gerek kadına

Tümünün adı var nazar değmesin

Bir zamanlar yok dese de Asena

Dörtlükte kadına övgünün görülmemiş olması bir yana, “Kadının Adı Yok” deyince, o girişimci kadınlarımızdan birinin aklına merhum Duygu Asena’nın değil de sadece Dansöz Asena’nın gelmiş olması üzücü..

Bir başkasına diyoruz ki; “Evlere şenlik başlığı, liste delmeye çalışan Selma Çetinkaya Türker ve Ayfer Önver’in yönlendirmeye çalıştığı seçmenlerin çok sayıda hatalı oy kullanmalarından ötürü atıldı!”

Ona da itiraz ediyor, hemcinsleri olduğu için otomatik korumaya geçiyorlar.

* * *

Sonuç olarak;

Her karşılaştığımda elini öperim Emine Öğretmen’in.. Adını taşıyan eğitim kurumlarıyla tüm Türkiye’de marka yaratmış olan Emine Örnek başkanlığındaki girişimci kadınlarımızın her biri tartışmasız işinde başarıya ulaşmış saygın kimseler.. İlk kez yaptıkları için sadece ortada bir seçim acemiliği ve heyecanı var. Komite olarak çalışmalarında, Türkiye’de kadının statüsünün yükseltilmesine büyük katkı koyacaklarına inancımız ve desteğimiz sonsuz.

 

—DÖRT DÖRTLÜK—

 

Kadın gözünden farklıdır bakış
Kadını yazıyorsan tepkisine alış
İnce ele, sık doku ey İhsan
Bu dörtlük de anlaşılmasın yanlış

Kadın girişimcilerin evlere şenlik seçimi!

btso logo

emine örnek-selma çetinkayaİronik yaklaşarak kadın girişimcilerimizin morallerini bozmak istemem ama geçen cuma günü bir seçim yaptılar evlere şenlik! Açalım konuyu.. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki Kadın Girişimciler Kurulu’nun 7 üyesini belirlemek üzere kayıtlı 148 girişimci kadınımızdan 123’ü sandık başına gitti. Aynı anda genç girişimcilerin de seçimi vardı. Kayıtlı 144 genç girişimciden 95’i oy kullandı. İki tarafta da 7’şer kişilik kurul üyeleri belirlenecekti. Belirlendi de, kadınların rekabeti öyle bir tablo ortaya çıkardı ki, kadınlarla, gençlerin oy sayılarına ayrı ayrı bakıldığında neden “evlere şenlik” dediğimiz anlaşılacak.

Emine Örnek yeniden

Kadın kurulunun başkanı Emine Örnek’in karşısına Selma Türker Çetinkaya aday çıktı. Her ne kadar bireysel adaylık geçerli olsa da, Örnek’in listesi vardı, Çetinkaya liste yapamadı. Ulaştığı seçmenlere, birinin ismini verdi ve çizilmesini istedi. Ancak kendisini dinleyerek verilen adı çizenler, yerine listede olmasına karşın ikinci kez Selma Türker Çetinkaya’yı yazdı. O nedenle 26 oy geçersiz sayıldı.

Çetinkaya’nın amacı listeyi delip kurula girmekti. Başaramadı. 26 oy geçerli olsa bile, aldığı 36 oyu ekleyince de seçilemeyecekti. Çünkü Emine Örnek 71 oy aldı.

Kurula giren diğer üyeler ve aldıkları oylar şöyle:

Nurgül Özselek 89, Mefküre Zümbülova 87, Sühendam Urbay 86, Serap Sayar 82, Esin Berker 78, Havva Tülin Tüzün 63..

Kurul üyeliği için 16 adaydan diğerlerinin oyları şöyle:

Ayfer Önver 31, Ulviye Yahya 5, Sevinç Serpil Aytaç 1.. Dilek Şeker, Emine Aydın, Zerrin Özgüle’ye hiç oy çıkmadı.

Gençlerin seçimi

BTSO Genç Girişimciler Kurulu’nun seçiminde de çarşaf liste yöntemi uygulandı. 15 aday vardı. 144 seçmenden 95’i oy kullandı. 87 oy geçerli sayıldı. Mevcut Başkan Murat Coşkunkan’ın ekibi firesiz kazandı. Seçilenler ve oyları şöyle:

Murat Coşkunkan 85, Ali Özyüksel 86, Nilüfer Çevikel 86, Ayhan Yılmaz 85, Elif Palanlı 85, Onur Özselek 85, Haluk Sami Topbaş 84..

Gençlerde diğer adaylar Ahmet Parseker, Hakkı Savunur Soğancı, Mehmet Eğretli’ye birer oy çıkarken, Meltem Turan ve Sinan Topuk ikişer oy aldı. Mahli Uğur Koç’a 3 oy çıktı, Ersoy Tabaklar ile Jale Engin Vardar hiç oy alamadı.

* * *

Perşembe günü yazdığımız gibi, şimdi Bursa Ticaret Borsası’ndan bir, 7 de ilçe ticaret ve sanayi odalarından gelecek üyelerle 15’e tamamlanacak olan kadın ve gençlik kurullarına, BTSO Genel Sekreteri ile bir yönetim kurulu üyesi eklenecek. Kurul çalışmalarını toplamda 17 kişiyle yürütecek.

 

—DÖRT DÖRTLÜK—

Girişimci kadınlarımız adına
Dörtlük yazmak gerek kadına
Tümünün adı var nazar değmesin
Bir zamanlar yok dese de Asena

Kadın rekabeti

emine örnek-selma çetinkayaKadınların rekabeti, erkekler arasındaki rekabetten daha çetin, bilmeyen yoktur. Kendileri de derler ki, “kadınların süslenmesi, kıyafetlerine gösterdiği özen birbirleriyle rekabetten kaynaklanıyor.” Hele ki iş dünyasında olanların rekabeti daha bir başka..

Bursa kadın iş dünyası yarın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu’nun il ve ilçelerdeki temsilcilerini seçecek. Bursa İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun başkanı Emine Örnek, göreve yeniden aday.. Selma Çetinkaya da, başkanlık için Emine Örnek ile rekabet halinde..

Örnek, kreşten liseye kadar adını taşıyan özel eğitim kurumlarının kurucusu.. İş başarısı tartışılmaz..

Çetinkaya ise insan kaynakları şirketi sahibi ve Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin kurucu başkanı..

148 kişiden oluşan Bursa Kadın Girişimciler Meclisi üyeleriyle tek tek temas kurarak destek istediler düne kadar.. Bugün ise 148 kadın girişimci, yönetimi belirlemek için oy kullanacak.

15 kişilik yönetimin 7’si BTSO bünyesinden, biri Ticaret Borsası’ndan, 7’si ilçelerden olacak. 15 kişiye BTSO Genel Sekreteri ile yönetim kurulundan bir üye eklenecek. Kurul, toplamda 17 kişiye çıkacak.

* * *

Konunun dışında olanların sorusu şöyledir mutlaka:

“Eee ne olacak?”

Yönetimdekiler, kadın girişimcilerin en cevval olanları elbette. İşte onlar ve komisyonlarında görevlendirecekleri kadınlar, Türkiye genelinde düzenlenen toplantı ve seminerlerde, girişimci kadın ruhunun ön plana çıkmasına, var olanların cesaretini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.

Birkaç toplantılarını izledim. Konuşmacı olarak kürsü ya da sahneye çıkanların başarı öyküleri -ki yüzeysel anlatmalarına rağmen- müthiş etkileyici..

Biliyoruz ki Türk toplumunda kadın olmak, zorun da ötesinde.. Böylesi zorlukların içinde başarılı olmak, mucizevi bir durum..

Ellerini öpmek gerekiyor hepsinin..

Parantez;

Kadın girişimcilerin yaşadığı süreç, genç girişimcilerde de yaşanıyor. Aynı sayıda girişimci, aynı sayıda yönetici seçecek bugün..

 

BÜTÇE 26.3 MİLYON LİRA

Yaptırdığı okullarla eğitime katkılardan ötürü Cumhurbaşkanlığı’nın onur madalyasına sahip olan BTSO’nun 2013 bütçesi 26.3 milyon lira olarak belirlendi. Bütçe, 25 Aralık tarihinde BTSO Meclisi’nin onayına sunulacak. Bütçe, 2012’ye göre hemen hemen aynı..

BTSO’nun 2013 aidatları ise taban 100, tavan 420 lira.. Ayrıca üyeler, vergiye esas kazançları üzerinden odaya binde 5 oranında munzam aidat da ödüyor.

BTSO’nun halen 33 bin civarında üyesi var. Bunların 22 bin 500 kadarı aktif. 11 bine yakın üyelik askıda..

BTSO Genel Sekreteri Nihat Balkan, yaşanan bir sıkıntıyı dile getiriyor:

Vergi dairesinden ilişik kesmekle, işyeri faaliyeti sonlanmıyor. Ticaret Sicil’den de kaydın düşürülmesi gerekiyor. 11 bine yakın üyeliğin askıda olmasının nedeni, bu işlemin yapılmamış olmasından..

 

—DÖRT DÖRTLÜK—

Başarının sırrı maharette
Kazanmak için ticarette
Olmalısın hep aynı hararette
İnsanlığı kaybetmeden surette

Kadın olmadan asla!

Girişimcilik, ülkemizde olması gereken düzeyde değil. Bazı toplumlar bu konuda yüksek başarı gösterirken, biz hala yaş olarak yolun yarısına gelmiş insanlara girişimciliği öğretmeye çalışıyoruz. Oysa girişimcilik, doğrudan toplumsal kültürle ilintili.. Türk insanının girişimciliğini körelten önemli sebepler, hepimiz biliyoruz ki toplumsal kültürden kaynaklanmakta..

Ne dedi büyüklerimiz bize:

“Aman yavrum başımıza icat çıkarmayın!”

“Eski köye yeni adet getirmeyin!”

Hele kadınların, erkek egemen toplumsal kültürün dayattığı “karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” felsefesiyle ekonomik ve sosyal yaşamdan uzaklaştırılması, çocuk ve gençlere “Sen bilmezsin, beceremezsin, cahilsin!” yaklaşımı, 21. yüzyılda insanına girişimcilik dersi veren bizleri gülünç duruma düşürüyor.

Gülünç duruma düşüyoruz diye girişimciliği teşvik etmekten, insanımızı eğitmekten geri durmayacağız elbette..

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki Kadın Girişimciler Kurulu, bu konuda politikalar geliştiriyor, kadın girişimcilere eğitim veriyor, kapasitelerini geliştirmelerini ve fikirlerini yaşama geçirmelerini destekliyor.

TOBB’un bu yöndeki çalışması ticaret ve sanayi odaları aracılığıyla tüm ülkeye yaygınlaştırılmış durumda..

 

* * *

 

Örneğin bugün Bursa AB Bilgi Merkezi tarafından, Avrupa Birliği Bakanlığı, Bursa Valiliği AB ve Dış İlişkiler Koordinasyon Merkezi ve Bursa Kadın Girişimciler Kurulu işbirliği ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) “Kadın Girişimcilerde AB Algısı ve Kadın Girişimciliğinin Önündeki Engeller” semineri düzenleniyor.

BTSO Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Emine Örnek “Türkiye’de kadın girişimciliği”;

Garanti Bankası Yılın Kadın Girişimcisi Ödülü sahibi ve Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Üyesi Nurcan Özdemir “Kadın girişimciliğinin önündeki engeller ve başarılı kadın girişimci örneği”;

Yine kurul üyelerinden Serap Sayar “Kadın girişimciliğinin desteklenmesi”;

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği Kurucu Başkanı Selma Çetinkaya Türker “Kadın istihdamı ve kadın girişimciliği”;

Avrupa Birliği Bakanlığı Proje Uygulama Başkanlığı AB İşleri Uzman Yardımcısı Sinem İçöz de “Kadın dernekleri ve kadın girişimcilere yönelik AB mali destekleri” konusunda katılımcıları bilgilendirecek.

 

* * *

 

Zaten girişimci olan kadınların kendi tecrübelerini birbirlerine aktarmaları, mevcut potansiyeli geliştirmeye yarar. Ancak girişimci sayısının artırılması, özellikle de kadın girişimcilerin önündeki engellerin kaldırılması, kadının statüsünün yükseltilmesiyle mümkün.. Bunun için de “eğitim şart!”

Bizim Denizimiz

Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkenin, bir iç denize kıyısı olan ilçesindeki lokantada çiftlikte yetiştirilmiş balık yemek ne kadar trajiktir. İçim sızlıyor doğrusu…

Denizlerimizi fosseptik çukuruna çevirdik. Hem de ölümcül derecede kimyasal içeren fabrika atıklarını fütursuzca derelere, denizlere saldık, daha çok kazanmak uğruna…

Denizlerden ekmeğini çıkaranlar da bunlarla savaşacağı yerde çok kazanma hırsına yenik düşerek kazıdılar adeta dipleri… Balık yuvalarını tahrip ettiler, geleceği tükettiler.

Oysa derelere denizlere atıklarını salanların da, trolle denizin dibini kazıyanların da tükettiği kendi gelecekleriydi. Hepimizin geleceğiydi.

Aklımız başımıza geldi mi?

Evet ama bazılarımızın… Bir avuç duyarlı insan, zararın neresinden dönülse kardır düşüncesiyle elini taşın altına koydu. Emine Örnek Eğitim Kurumları’nın, genç idealist öğretmenleri bir proje geliştirdi. “Bizim Denizimiz” adlı yapay resif projesiydi… Mudanya sahillerinde yapay balık yuvaları oluşturmaktı projenin esası… Emine Örnek’e sundular projeyi, heyecanlandı.

Yapay balık yuvaları beton bloklar da olabilirdi, gemi, tank, konteyner gibi hurda metaller de… Betonda karar kılındı.

Projeyi hayata geçirmek için müdür yardımcısı Gülşah Dikili’yi görevlendirdi Emine Örnek… Ege Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi, Mudanya Belediyesi, Çekirge Lions Kulübü projeye ortak edildi. Sponsor arayışları başladı. Dikili, aylarca dil döktü, projeye katkı koyabilecek kurumların yöneticilerine…

14 sponsor bulundu. Beton bloklar hazırlandı ve geçtiğimiz yaz bir bölümü törenle Mudanya sahillerinde denize indirildi. Geçenlerde Bursa Almira Otel’de bir yemek düzenlenerek, sponsor firmalara teşekkür plaketi verildi.

Ama bitmedi… Proje daha yeni başladı. Bin adet hazırlanan yapay resifler, peyderpey Gemlik Körfezi’nin derinliklerine bırakılacak.

Bırakılacak ki, balıklar o resiflerde yuva yapabilsin, üreyebilsin. Denizin kökünü kazıyan trolcüler de avucunu yalasın!

Milyonlarca balığın yumurta bırakabileceği öbek öbek bin resif… Mudanya sahillerinde kayalıklardan, iskelelerden olta sallayanların evlerine, avlanma yasağının kalktığı zamanlarda balıkçıların limanlara boş dönmeyeceği günler çok uzak değil…

Haliyle, lokantalarda doğal yerli balıkları yiyeceğimiz günler de…

Şimdiden afiyet olsun…

…da, bu projeye destek olursanız, balık sofralarını daha çabuk kurarız.

“Kadın gibi adam”

tobb_logo

Doğru söyledi CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli… Kadınlar “erkek gibi kadın” nitelemesinden gocunmaz, üstelik duygularını okşar… Ancak hiçbir erkek, “kadın gibi adam” olmak istemez. İstemeyeceği gibi böyle bir yakıştırmayı ağzına bile almaz…

İşte bütün sorun burada…

Örneğin kadınların bir taraftan yemek yaparken, bir taraftan çocukla ilgilenmesi, bir taraftan çamaşır asıp toplaması, kulakta da telefonla biriyle sohbet etmesi gibi, ben de bir taraftan yazı yazarken, biriyle sohbet edebilmeyi, aynı zamanda twitter geyiklerine katılmayı çok isterdim. Ama yapamıyorum. Hatta biz yazıyı kaleme alırken, varsa eğer çevremde birileri kırıp döküyorum.

Kadınlarda var işte bu yetenek… Biz erkekler sadece bir konuya odaklanıp, o doğrultuda ilerlerken, kadınlar Allah vergisi yetenekleriyle her tarafa yetişiyorlar. O yüzden, dün BTSO’da gerçekleştirilen programın açılışında konuşan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Aynur Bektaş da, “İş dünyasında böyle, aynı anda birçok işe bakabilen kadınlara ihtiyaç var” dedi.

Kadınların erkeklerden farkı, zaten daha programın başında okunan İstiklal Marşı sırasında ortaya çıktı. Pek çok erkek egemen törende ulusal marşımız çatlak, ürkek, detone seslerle, hatta yanlış okunurken, dün BTSO salonunda zannederdiniz ki, eğitimli bir koro var… Kararlı ses tonuyla marşı çok güzel okuyan Bursalı kadın girişimler, daha en başta alkışı hak ettiler bence…

Zaten, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Bursa İl Başkanı Emine Örnek’in “Kendinize güvenin. Kendine güvenen kadın, bir adım öndedir” sözünün doğruluğu, ulusal marş okunurken ortaya çıkan sesle kanıtlanmış oldu.

Başarılı eğitimci Emine Örnek’in girişimci kadınlara verdiği reçete ise 4 maddeden oluşuyordu.

Bir: Fikir, analiz, cesaret…

İki: Planlama, sermaye…

Üç: Fark yaratmak

Dört: Liderlik, insan kaynakları ve disiplin…

Bunlar sağlandıktan sonra başarmamak için aptal olmak gerek… Nitekim Bursa’daki kadın girişimcilerin yüzde 99’unun, herhangi bir “iş batırmamış” olması, ne kadar akıllı ve başarılı olduklarını gösteriyor.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Koordinatörü ve BTSO Meclis Başkanı İlhan Parseker’in “Evet kabul ediyoruz, çok yeteneklisiniz ama bir de kendi aranızdaki rekabetle gücünüzü zayıflatmasanız” demesi salondan alkış almasa da, bu yaklaşıma CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli’nin destek vermesi ilginç değildi aslında… Zira Kaleli erkek egemen bir sektörde başarılı bir performans sergilemişti şimdiye kadar… “Erkek Sena” idi anlayacağınız…

* * *

Global Girişimcilik Haftası etkinlikleri nedeniyle, iş dünyasında kadınlara daha çok yer verilmesi, daha doğrusu kadınların iş yaşamına daha çok girmeleri gerektiğini bir kez daha vurgulamak gerek… Parseker’in dediği gibi “tek kanatla uçulmaz…”

Başka bir deyişle, bir kayık tek kürekle olduğu yerde dönmekten başka ne yapabilir ki?

 

Körfezde arıtmaya 80 milyon avro kredi

Denizde kum, bizde para, yok tabii ki!
Gemlik Körfezi’nde uygulanacak yapay resif projesine bu nedenle sponsor aranıyor.
Mudanya Belediye Başkanı Hasan Aktürk, projeye destek veren Emine Örnek Eğitim Kurumları Kurucusu Emine Örnek ve Çekirge Lions Kulübü’nden Halil Akgül, birlikte basın mensuplarının karşısına geçip, Gemlik Körfezi’nin yeniden nasıl canlandırılacağını anlattılar dün…
Projeye ilişkin ayrıntılı bilgiyi, sahipleri kamuoyuna açıklamadan önce yazdığımız için, bugün bize düşen şu soruların yanıtını aramak…
Nedir sorular?
Balıklar ve diğer canlılar yuva yapsın diye onca parayı denize atacağız da, işe yarayacak mı? Yani, fosseptik çukuruna dönen Gemlik Körfezi’ne akan kapkara dereler, kanalizasyonlar ne olacak? Denize bırakılan atıklar arıtılmazsa bu para boşa gitmeyecek mi?
Mudanya Belediye Başkanı Hasan Aktürk’e sordum, o kadar uzun yanıt verdi ki. Anladığım en net sözü “Mudanya’da temiz deniz var” cümlesiydi.
Şaşırtan bir yanıt… Temizlik anlayışı, kişiden kişiye değişir elbette!
Peki, nasıl olmuş da Mudanya’da deniz temiz kalmış?
Daha önce kurulan derin deşarj sistemiyle!
Derin deşarj denilen sistemi de biliyorsunuzdur. Kanalizasyon hattını, deniz dibinden 300-500 metre kadar açığa uzatıp, bütün atığı borunun bittiği yere bırakmak…
O nedenle kıyılar temizmiş!
Temiz deniz görmesek, inanırız elbette!
Başkanın uzun cümlelerinden bir tanesini daha ayıklayabildim. O da Mudanya kanalizasyonu arıtma tesisi için yer kamulaştırması yapıldığıydı.
Neyse…
Yapay resiflerin işe yaramasını sağlayacak kanalizasyon arıtmalarıyla ilgili bilgiyi birinci elden, yani BUSKİ Genel Müdürü İsmail Hakkı Çetinavcı’nın ağzından aktaralım…
Mudanya ve Gemlik’in biyolojik arıtma tesisleri, 2011 yılı yatırım programında yer alıyor. Ayrıca bu iki ilçeden sonra yapımı planlanan Kurşunlu, Badırga ve Akçalar arıtma tesisleriyle birlikte toplam 80 milyon avro kredinin anlaşması imzalanmış…
50’si Avrupa Yatırım Bankası, 30’u da KFW Alman Kalkınma Bankası’ndan…
Yani 2011, kanalizasyonları sadece fiziksel arıtmadan geçtikten sonra denizin 700 metre açığına bırakılan Gemlik ve Mudanya’nın arıtma tesislerinin yapılacağı yıl olacak…
Sırada, bu projelerin müşavirlik ihalesi varmış. Müşavir firma saptandıktan sonra, tesis yapım ihalesi gerçekleştirilecekmiş…
Kısacası, denizde kum, BUSKİ’de para var!
Arıtma yapılacak ve yapay resifler o zaman işe yarayacak…
Ege Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin bilimsel hazırlığını yaptığı projenin bedelini Mudanya Belediyesi karşılıyor. 25 beton bloktan oluşan bir resif öbeğinin maliyeti ise 6 bin 250 lira… Bir resif alanında 4 öbek öngörülüyor. Toplamı 25 bin lira ediyor. Taşınması ve denize bırakılması işini de Mudanya Belediyesi üstlenecek.
Bu iş için aranan sponsorlar şöyle düşünebilir:
Bu kadar parayı denize mi atacağız?
Evet! Yapacaksınız bir iyilik, atacaksınız denize, balık bilmezse Halik bilecek!
“Maneviyatı boşver” derseniz, bu dünyaya özel şanı şöhreti var. Denizcilik haritalarına adınız işlenecek!