Teknoloji çılgınları dün internet üzerinden, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde satışı yapılabilecek Google Glass (Google Gözlüğü) alabilmek için epey çaba harcamıştır sanırım. Ancak, internete girip, kredi kartından bin 500 doları ödemek yetmedi gözlüğe sahip olmak için… Hem satışa çıkarılan gözlüğün sayısı kısıtlıydı, hem de şansınız yaver gidip sıra gelse bile Amerika’da ürünü teslim edebilecek bir adres istedi Google…
Dün akşam saat 19.00 itibariyle satışa çıkan gözlükten Türkiye’de kaç kişi aldı bilmiyoruz. Türkiye’de yaşayan teknoloji tutkunlarının, bu gözlüğü alabilmek için Amerika’da adres sahibi olmaya çalıştığı saatlerde, Amerikalılar da 500 yılda sadece 3 kez gerçekleşen kanlı ay tutulmasını çıplak gözle izliyorlardı. Hoş, teknoloji sayesinde biz de güpegündüz ay tutulmasını canlı olarak izledik ya…
İzlerken “hey gidi günler hey” dedik kendi kendimize…
İlkokul sıralarındayken, güneş tutulması olacağından haberdar olurduk da, günler öncesinden isli cam hazırlardık. Sokakta ateş yakar, kırık camları ateş üzerinde tutarak islendirirdik.
Şimdi öyle mi ya? Tak Google Glass’ı… NASA yapsın internet üzerinden canlı yayını… Değil ay tutulmasını izlemek, al Küçük Ayı’yı gezmeye götür!
NE İŞE YARIYOR?
Google Glass ne işe yarıyor bilenler biliyor da, bilmeyenlere özetleyelim kısaca…
Gözlüğün köşesinde bulunan kamera, gördüğünü kaydediyor. İsterseniz elbette… Sesli komutla…
Kaybolursanız, navigasyon hizmeti veriyor. Etrafa avanak avanak bakınıp da kaybolduğunuzu hissettirmiyorsunuz kimseye!
Gözlüğün görüş açısındaki her şey veriye dönüşüyor. İlk kez karşılaştığınız bir şey hakkında bilgi veriyor. Cep telefonunun da pabucunu dama atacak bir buluş olduğu söyleniyor.
Söyleniyor, çünkü kullanmadık. Kullanmak kısmet olur mu? Bize en son kaça olur? Alabileceğimiz zamana eriştiğimizde, yeni teknolojiler Google Glass’ın pabucunu dama atar mı?
Paralel evrenden gelecek akrabalarımız bize, daha dünyalıların bilmediği daha gelişmiş teknolojik cihazlar getirir mi?
Sorular… Sorular… Ardı arkası kesilmiyor.
Ya aşkım! Ebrular Mars’a yerleşeli kaç yıl oldu, hala ziyaretlerine gidemedik. Müsaitlerse hadi bu akşam gidelim…
Bu gömleğin kolları niye uzun?
Durun niye bağlıyorsunuz?
Yapmaaaayın…
Götürmeyin beni…
///
BTSO’nun “Kentsel Dönüşüm
Platformu”na hararetle destek
İbrahim Burkay’ın BTSO (Bursa Ticaret ve Sanayi Odası) Başkanı seçilmesiyle birlikte, sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle akademisyenlerden oluşturulan konseyler, raporlarını sunmaya başlamış ve ilk rapor İnşaat Sektörü Konseyi’nden gelmiş. Rapor, ‘İnşaat Sektör Raporu ve Yerel İnşaat Stratejisi’ başlığı altında da üyelere gönderilmiş…
Raporda sektörün son durumu, dünya, Türkiye ve Bursa ölçeğindeki analizleri ve hedefler yer alıyormuş. BTSO İnşaat Konseyi’nin 2015 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülen öncelikli eylemler arasında ilk sırayı Bursa Kentsel Dönüşüm Platformu’nun kurulması yer alıyormuş. Sağlıklı bir kentsel dönüşüm sürecinde yerel aktörlerin beklenti ve taleplerini olgunlaştıracak yapının önemli olduğunun vurgulandığı raporda, ikinci eylem planı ise “Bursa İnşaat Zirvesi” olarak belirlenmiş…
Başkan Burkay demiş ki;
“Türkiye’nin 10 yıllık kalkınma planına göre şehirleşme, nüfus artışı, yenilenme ve afetten kaynaklanan konut ihtiyacı 4 milyonu aşıyor. Otomotiv, tekstil, tarım ve turizm gibi gelişmiş ve gelişebilecek sektör çeşitliliğine sahip olan Bursa’mızın kentsel dönüşümde öncelikli iller arasında olması da kentimizdeki sektör temsilcileri için önemli fırsatlar doğurmaktadır.”
Teşhis doğru… Reçete de doğru yazılmış. İş uygulamaya kalıyor.
Bursa Kentsel Dönüşüm Platformu’nu bir Bursalı olarak destekliyorum. Temsilde adaletin olduğu, alınacak kararlara resmi kurumların da mutlak surette uyması gerektiğini hatırlatmak gerekir sanırım…
—BEYİN CİMNASTİĞİ—
Karşı köşeye gelmiş Nadir Tülek
Çok hızlı konuşur, dili sanki kürek
Ustamdır kendisi ama benden ürkek
Çok çalışır, işini yapar, işte öyle bir yürek