Topçular-Eskihisar arası zam haberinin ayrıntıları yazının sonunda…
Biz devam eden krizle başlıyoruz.
İDO’nun, İstanbul Kabataş’tan Mudanya Güzelyalı’ya taşıdığı yolcuları Balıkesir, Manisa, İzmir’e ulaştırmak için geliştirdiği İDOBÜS projesi işletilmeye başlandı ama hukuki sorun yaşandığı, bunun da çözülmediği anlaşıldı.
Şöyle ki;
Her ne kadar İDO Yönetim Kurulu ve Murahhas Üyesi Önder Sezgi, Uludağ’da yaptığımız görüşmede “Yeni çıkarılan kara denizyolu entegre taşımacılık genelgesiyle bizim bir alakamız yok. Çünkü biz taşımamızı deniz tarafında yapıyoruz. Kara bacağını Kamil Koç ve Ulusoy firmaları yapacak. Kara bacağındaki taşımcılık için lisans almış değiliz” dese de, şehirlerarası otobüslerin Mudanya Güzelyalı İskelesi’nden yolcu taşıyabilmeleri için izin almaları gerekiyor.
Kimden?
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden!
Öncelikle, İDO’nun anlaştığı Kamil Koç ve Ulusoy otobüslerinin, Güzelyalı İskelesi’nden hareket edip Mudanya Yolu’na çıkıncaya kadar olan 1, bilemediniz 1.5 kilometrelik mesafe için “Güzergah Kullanım İzin Belgesi” alması gerekiyor.
“Kamu kurum ve kuruluşlarının personel servis hizmetlerinin düzenli ve güvenli hale getirilmesi amacıyla, taşıma yapacak kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin yeterlilik ve çalışma şartları ile kullanılacak taşıtların niteliklerini belirleyen belge”yi vermekle yükümlü olan Bursa Büyükşehir Belediyesi…
Belediye, bu belgeyi talep edene haliyle soracak…
“Senin terminalin nerede?”
“E, yok!”
“O zaman veremeyiz, kusura bakmayın! Bu otobüsler bu güzergahı kullanamaz!”
* * *
İş bu raddeye gelmedi ama her an gelebilir. Zira Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin, “emrivaki” yaptıkları gerekçesiyle İDO’ya kızgınlığı bitmiş değil. İDO Yönetim Kurulu Üyesi Önder Sezgi’nin, “telafi ederiz” sözü yerine getirilirse belki sorun kalmayacak.
Telafi için Bursa Büyükşehir Belediyesi İDO’ya bazı tekliflerde bulunmuş. Bu projeden Bursa’nın en azında turistik anlamda bir şeyler kazanması için önerilerde bulunulmuş, “görüşürüz” demişler ama düne kadar henüz gelen giden olmamış.
* * *
İDO’nun Topçular-Eskihisar feribot seferlerindeki tarife değişikliği yeni bir haber… Uygulama önceki gece başladı. İDO’nun en karlı hattı olarak bilinen bu güzergahta 45 liraya taşınan otomobiller bundan böyle 50 liraya taşınacak. Yeni uygulamada bir de öncelikli geçiş olanağı sunulmuş. Otomobil için 70, minivanlar için 75, cipler için de 80 lirayı veren, sıra beklemeden feribota geçebilecek.
Bursa’da önce yerel yöneticileri, ardından şehirlerarası otobüs işletmecilerini ayağa kaldıran İDOBÜS seferleri bugün başlıyor. İDO’nun İstanbul Yenikapı’daki merkezinde bulunan basın müşavirliğinden aldığımız bilgiye göre İDOBÜS seferlerinde herhangi bir sorun yok.
İDOBÜS’ün internet sitesinde de sefer saatleri yayınlandı. Tarifeye göre, 13 seferde de İzmir otobüsü kalkacak gibi görünüyor. İDO Basın Müşvairliği’ndeki görevliler, “İzmir yolcusu olursa kalkacak” dediler. “Bir yolcu dahi olsa otobüs kalkacak mı?” diye sordum, “Evet kalkacak” yanıtını verdiler.
* * *
Güzelyalı İskelesi’nden İzmir’e otobüslerle kara taşımacılığı yapılacak olmasının kendilerine sorulmamasına bozulan Bursalı yerel yöneticilere ulaşıp, “N’aptınız İDOBÜS meselesini? Sorun çözüldü mü?” diye soracaktım ama dün ne Recep Altepe’nin konuyu havale ettiği Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy’a, ne Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Hakan Koyunlular’a ulaşabildik.
İDO’nun yeni sahibi Akfen Holding’in yönetim kurulu başkanı Hamdi Akın ile İDO Yönetim Kurulu Üyesi Önder Sezgi, Uludağ Ekonomi Zirvesi sırasında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile görüşmüşler. Galiba sorun bu görüşmede çözüldü ki, belediye cephesinden herhangi bir ses alamadık.
Önceki günkü yazımızda açıklamalarına yer verdiğimiz İDO Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Üye Önder Sezgi’nin “Bursa ile iletişimde eksikliğimiz oldu, telafi ederiz” demişti.
O açıklamadan sonra Mudanya’da gerçekleştirilen Kent Konseyi toplantısına da katılan İDO yetkilileri, kafalardaki soru işaretlerini giderecek açıklamalar yaptılar.
Otobüsçüler ikna olmadılar, çünkü İDO’nun promosyonlu 1 liralık biletleri, epey canlarını yakacak.
Önceki yazımızda da ifade ettik. Olaya Bursalı, İstanbullu ayırmadan sadece tüketici cephesinden bakıyoruz. Hızlı, konforlu, ekonomik seyahat olanağı yaratılıyorsa, desteklenmesi gerekiyor.
Birkaç otobüs firması rekabet nedeniyle zor durumda kalacak diye endişelenmem doğrusu… Eğer o firmalar halkı düşünselerdi, özelleştirilmeden önce İDO’ya gidip, “Biz Bursalı otobüsçüler olarak, deniz otobüsü ya da feribotla Bursa’ya indireceğiniz yolculardan Balıkesir, Manisa, İzmir yönüne gidecek olanları taşımaya talibiz. Gelin bu konuda ortak bir proje hazırlayalım” diyebilirlerdi.
Düşünemediler tabii…
Düşünseydiniz beyler!
Çok iyi bildiğiniz kapitalist düzende düşünen kazanıyor.
Neyi düşünen?
Elbette müşteriyi!
Türkiye’de kurumlar arası iletişimsizliğin faturası hep ağır olmuştur. Faturanın en ağırı kentlerde yaşayanlar başta olmak üzere aslında beşiktekinden eşiktekine kadar herkese çıkar da, gelecek kuşaklara bile kalır. İletişimsizlik ve koordinasyonsuzluk en çok altyapı yatırımlarında gösterir kendini. Yapılaşma alır başını yürür, imar planları sonradan yapılır. Sokaklara, caddelere asfalt döşenir, üzerinden 3 ay geçmeden kazılır, kanalizasyon borusu döşenir. Tekrar asfalt yapılır, bir ay sonra doğalgaz kazısı olur. Kazılır, kazılır, bu memleketin paraları boşa gider.
Kurumlar diyoruz ama kurumları yönetenler elbette bu israfın sorumlusu… Devletin kasasını düşünen ya da “yaptığımız işin olumsuz etkileri olur mu” diye düşünen kurum yöneticisi çok azdır bu ülkede…
Bu kadar laf kalabalığı yeter sanırım. Sadede gelelim.
İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ İstanbul’dan Balıkesir, Manisa ve İzmir’e gidecekler için yeni bir proje geliştirdi ve İDOBUS adıyla Güzelyalı’dan otobüs seferleri başlatacak. İlk sefer 22 Mart’ta… Lakin, otobüsleri Güzelyalı’dan kaldıracağını ne Mudanya ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bildirmiş İDO…
Bildirmek yetmiyor, bu işe başlamadan önce İDO yöneticilerinin gelip “Bu işin oluru var mıdır, İDOBUS araçları için Güzelyalı’da terminal olabilecek uygun alan var mıdır” diye sorması gerekmez miydi?
Aslına bakarsanız hizmet iyi… Düşünenlerin aklına sağlık! Öyle ya, İstanbul’dan İzmir’e gidecekler için bulunmaz nimet…
İstanbul Yenikapı’dan binecek vatandaş feribota, 1 saat 15 dakikada inecek Güzelyalı’ya… Hiç vakit kaybetmeden otobüse atlayıp İzmir’e gidecek. İstanbul-İzmir arası hesaplanan süre 6 saat 25 dakika…
Evet ama İDO yetkilileri Bursa’nın yerel yöneticilerini yok sayarak kendi başlarına karar vermişler. Haliyle bozulmuş bizim yöneticiler. Yok sayılmanın verdiği moral bozukluğuna bir de mali açıdan gelecek zarar hesaba katılınca tepesi atmış Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin!
Mali zarar şu yönden…
İstanbul’dan İzmir’e otobüsle yolcu taşımacılığı yapılacağı için, Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde işler azalacak. Terminal belediyenin… Otobüs firmalarının işi azalınca, İDOBUS’lara olası izin durumunda Recep Altepe’nin başına saracaklar. Haliyle bunun belediyeye mali külfeti olacak.
Geçenlerde İDO Genel Müdürü Bursa’ya gelmiş, Altepe olmadığı için görüşememiş. Bugün yarın gene geleceklermiş ama dün konuştuğumuz Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Ankara’da olacağını söyledi. Görüşmeler bürokrat düzeyinde yürütülüyor fakat İDO, İDOBUS adıyla ayrı bir internet sitesi kurup bilet satışlarına başlamış bile…
Altepe, “Bu işler böyle alelacele olmaz. Bursa’nın lehine olan bir şey varsa elbette destekleriz. Ancak Bursa’ya zarar verecek bir uygulamanın da yanında olmayız” diyor.
Altepe, İDO ile görüşme işini Burulaş Genel Müdürü Levent Fidansoy’a pas etmiş durumda… İDOBUS olayı, Bursa gündemini bir süre daha meşgul edeceğe benziyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin önceki başkanı merhum Hikmet Şahin’in Bursa için bana göre en önemli projelerinden biri olan Güzelyalı Feribot İskelesi ve devamında İDO’nun Bursa-İstanbul feribot seferlerinin başlatılmasıydı. Nasıl da isabetli bir hizmet olduğunu, Bursa-Yenikapı arasını 75 dakikada kat eden feribotların doluluk oranından anlıyoruz.
Bu proje günden güne yeni boyutlar kazanıyor. Denizyolu yolcu taşımacılığında tartışmasız Türkiye’nin bir numarası İDO, hizmetini karada da sürdüreceği atılımlar yapıyor. İDO, İstanbul’dan taşıyıp Güzelyalı’da indireceği yolcularını Balıkesir, Manisa ve İzmir’e götürecek olan otobüs seferleri de düzenleyecekmiş…
“Hizmette sınır yok” sloganının anlamı bu olsa gerek…
Geçen haftaki yazımızda, deniz ürünlerinden bahsederken vurgulamıştık. Üç tarafı denizlerle çevrili, üstelik bir de iç denizi bulunan Türkiye bu varlığını yeterince kullanamıyor demiştik.
Denizyolu yolcu ve araç taşımacılığında yıllar itibariyle bir artış görülüyor ama yeterli olmadığı kanaatindeyiz… Deniz Ticaret Odası’nın 2010 yılsonu raporuna göre, kabotajda (Türkiye’nin kendi limanları arasında) taşınan yolcu sayılarında en fazla artış yüzde 13 ile 2004, yüzde 10,7 ile 2007 yıllarında gerçekleşmiş… 2003-2010 yıllarında kabotajda taşınan yolcu sayısında yüzde 54,4’lük artış olmuş…
Global ekonomik krizin kabotajda yolcu taşımacılığına etkisi ise yıllık değişimin 2008 yılında yüzde 1,2’ye, 2009 yılında yüzde 5’e ve 2010 yılında ise yüzde -3,10’a gerilemesi olarak ortaya çıkmış…
Ancak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a göre Türk denizcilik sektöründeki gelişmeler oldukça parlak… Denizciliğin müsteşarlık düzeyinden alınıp doğrudan bir bakanlığa bağlanmış olması ise sektörde geçen yıl sağlanan en önemli gelişme…
Aynı şekilde, denizyolu ile araç taşımacılığında da ciddi bir artış var son yıllarda… 2003-2010 yılları arasında taşınan araç sayısında yüzde 51 oranında artış sağlanmış…
Denizyolu ulaşımının gelişmesi için en büyük teşvik ise ÖTV’siz akaryakıt… 2010 yılında yolcu gemileri ve feribotlar yüzde 44, balıkçı gemileri yüzde 30, tankerler, römorkör ve hizmet gemileri ile dökme ve kuru yük gemileri yüzde 8’er, ticari yatlar ise yüzde 2 oranında teşvikten yararlanmış…
2004-2010 arası 7 yıllık dönemde ÖTV’si indirilmiş yakıt uygulamaları kapsamında kamu sektörüne 742 milyon 706 bin, özel sektöre ise 1 milyar 315 milyon 230 bin lira teşvik verilmiş…
Rakamların da gösterdiği gibi denizcilik sektörü denizleri aşmaya başladı. Yeterli mi? Değil elbette…