Zor değil!

04/11/2013, BURSA HABER,

ihsan_boluk_bursa_haberde_ilk_yazisi_bugun_h33646Liseli gencin hoşlandığı kızın elini ilk tutuşundaki kalp ritmiyle; Doğumhanenin önünde ilk bebeğini beklerken dudaklarını yiyen baba adayının heyecanıyla; Üniversiteyi yeni bitirmiş gencin yaptığı iş görüşmesinde “acaba kabul edilecek miyim” sorusunun yarattığı gerilimle; Milli Piyango’dan büyük ikramiyeyi bekleyenin umuduyla; Tutsak doğmuş ya da sonradan özgürlüklerini yitirmişlerin, temel insan hak ve özgürlüklerine olan açlığıyla; Dahası “adalet, adalet” diye inleyenlerin dilekleriyle merhaba!

* * *

Çok da zor olmadı ilk kez karşısına çıktığım BURSA HABER okuruna merhaba demek. Hem niye zor olsun ki merhaba demek, günaydın, iyi akşamlar demek?

Yaşam koşullarının ağırlığı; siyasetçilerin koltuk uğruna kaşıyıp kanattıkları dinsel, mezhepsel, etnik çatışmalar ne yazık ki aynı apartmanda oturan insanları bile birbirine selam vermekten kaçınır hale getirdi.

* * *

İşte bu nedenle en içten duygularımla merhaba BURSA HABER okurları…

Bu köşede neler olacak biliyor musunuz?

Önümüzde bir yerel seçim var. Ortalık toz duman. Bu toz dumanın içinden öyle konular çıkacak ki! “Çıkacak” kelimesindeki kesinliği fark ettiniz. Eminiz bundan. Çünkü politikalar oldukça sığ, siyasetteki insan kalitesi de dip yapmış durumda… Siyaset kulislerinde karşılaştıklarımıza acı acı güleceğiz!

Öncelikle yerel yönetim uygulamaları merceğimiz altında olacak. Valilik ve İl özel İdaresi cephesinden Bursa il sınırları dahilinde çevre sorunları önemle üzerine gideceğimiz konu olacak.

Bir gazeteci için belediyeler başlı başına derya! Konu bolluğunda boğulmaktan korkmuyor değilim açıkçası.

Sivil toplum örgütleri, meslek odaları yine ilgi alanımızda…

Pek çok sivil toplum örgütü AKP iktidarı tarafından korkutulmuş, sindirilmiş olsa da, hala sesi çıkanlar var. O sesler de siyasi atmosferin kara deliğinde kaybolup gidiyor. İşte bu köşede o seslere hoparlör olmaya çalışacağız!

* * *

 

Farkındayız ki, sosyal medyanın gücü her şeyin önüne geçti. Artık “vatandaş gazeteciliği” var. Elinde akıllı telefonu ve interneti olan herkes birer gazeteci… Dolayısıyla kamu denetçisi…

Vatandaş gazeteciliğinin de sınırları var elbette… Gördüğünü görüntüler, duyduğunu aktarır sosyal medyada. Ancak, bahse konu olay araştırma gerektiriyorsa, ki önemli tarafı budur. O da bizim işimiz.

Hadi artık işimizi yapalım…

Her sabah gözünüz bu köşede olsun. “Hiçbir gazete/gazeteci yazamaz” dediğiniz bir konu, bakmışsınız burada yazılmış…

Bendeniz ve BURSA HABER Ailesi “cıs” konuları ilk yazan gazeteci/gazete olmanın onurunu yaşarken, sizin de “ilk okuyan” olmanızı dilerim.

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

 

Bizdeki siyaset ömür törpüsü
Dolanmış dillere kadının örtüsü
Canan Candemir Çelik de kapandı
Kuruldu mu acep ikinci dönemin köprüsü

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği tarafından organize edilen İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinde, Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğünün önemli bir tehditle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

 

İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği tarafından organize edilen İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı Basın Kültür Sarayı’nda yapıldı.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Lokalinde gerçekleşen ve Bursa’nın yanı sıra Ankara ve İstanbul’dan da gazeteci ve blog yazarlarının katıldığı toplantı sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğünün önemli bir tehditle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
“İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı kararların 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe gireceği hatırlatılan sonuç bildirgesinde, “Bu düzenleme ile önerilen dört farklı filtreleme ile Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğü ciddi bir tehdit altına girecektir. Bu kişisel hak ve özgürlük ilkesine aykırıdır” denildi.
İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı Sonuç Bildirgesi’nde şu görüşlere yer verildi:
SONUÇ BİLDİRGESİ
“1) Türkiye’de internet ortamındaki ifade ve düşünce özgürlüğü önemli bir tehditle karşı karşıyadır. 5809 sayılı kanunun bazı maddelerine göre, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10. Maddesi kapsamında “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girecektir. Bu düzenleme ile önerilen dört farklı filtreleme ile Türkiye’de ifade ve düşünce özgürlüğü ciddi bir tehdit altına girecektir. Bu, evrensel insan haklarının kişisel hak ve özgürlükler ilkesine aykırıdır.
2) İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile ilgili 2007 yılında düzenlemeler yapılmış ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na 4 yıl önce bu yetki zaten tanımıştır. Bu nedenle, BTK tarafından uygulanacak  “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı karar geri çekilmelidir.
3) Yapılmak istenen düzenleme, erişim saylayıcı (ISP), yer sağlayıcı (hosting) ve işletici firmalar için ticari yük getirecek olup, internet hızının da düşmesine neden olacaktır.
4) İnternet kullanıcılarının sosyal ağlardaki (facebook, twitter) paylaşımları filtrelenmeyeceği için, bu sitelerin tamamen engellenmesinden endişe duyulmaktadır.
5) Ulusal ve uluslararası çerçevede internet kullanıcıları Türkiye’de gerçekleşecek bu düzenlemelerden kaygı duymaktadır. 22 Ağustos 2011’da yapılacak internet sınırlaması ile birlikte Türkiye’nin aynı yasakları uygulayan ülkelere benzeyeceğinden endişe edilmektedir.”
“İNTERNET HAYAL OLACAK”
Çalıştayın açılışında konuşan İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği Başkanı Levent Özen, yaşamımıza büyük kolaylık getiren ve yeni bir çağ başlatan internetin, yapılmak istenen düzenlemelerle Türkiye için adeta “hayal” olacağını ifade etti.
İnternetin “dünya ile entegrasyon, yenilikleri izleme ve öğrenme, haber alma, düşünceyi ifada etme” gibi sayısız yararı olduğunu ve çağdaşlaşma yolunda ilerleyen ülkelere zaman kazandırdığını söyleyen Başkan Özen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 22 Ağustos’ta tüm Türkiye’yi adeta sansürleyeceğini kaydetti.
Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı da, internet haberciliğinin son 20 yıldaki gelişimini anlatarak, sansürün bu gelişimi durduracağına dikkat çekti. BGC Başkanı Kolaylı şunları söyledi:
“Meslek yaşamıma başladığım günden bu yana sansüre karşı çıktım ve her platformda mücadele ettim. Sansür, bu kez internet ortamında gündeme geldiğinden, kuruluşunu henüz tamamladığımız İnternet Gazeteciliği ve Blok Yazarları Derneği olarak harekete geçme ihtiyacı hissettik.
Bugün geldiğimiz noktada tüm dünyada medyadaki dönüşüm desteklenirken, ülkemizde yapılmak istenen değişiklik, düzenlemeden çok sansürleme, kontrol altına alma yönünde ilerliyor. Çocuk istismarı, tecavüz, uyuşturucu temini gibi cezai yaptırımı olan, insana zarar veren, evrensel suçların engellenmesi elbette gerekli. Ancak evrensel suçların konusu dışında kalan ve adeta “sözcük sözcük” tarama yaparak internete sansür getiren düzenlemelere, yazılı ve görsel basında karşı olduğumuz gibi, elektronik yayıncılıkta da karşı olacağız.
Aslında, aileler için geliştirilmiş filtre programları piyasada zaten mevcut. Yasada belirtilen ‘katalog suçlar’ için de mahkeme kararı ile erişim engelleniyor. Tüm bunlar zaten yaşamımızdayken, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 22 Ağustos’ta filtreleme yapmak istemesindeki asıl amacını anlamakta güçlük çekiyorum.”
İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği tarafından organize edilen İnternet Gazeteciliği ve Yeni Medya Çalıştayı, sansür uygulamasından geri adım atılmaması halinde Haziran ayında tekrar toplanılması kararıyla sona erdi.