






Muhtemelen 22 Şubat tarihinde yapılacak Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimi seçimi için saflar netleşiyor.
148 kişiden oluşan meclis, dün akşam geç saatlere kadar süren aylık olağan toplantıda başkan adayları Ali Uğur ile İlhan Parseker’i;
Celal Sönmez ile Mahmut Yılmaz’dan da, usulsüzlük iddialarına yanıtları dinledi.
Meclis üyeleri, düne kadar sadece kulislerde konuşulanlarla yetiniyordu. Oysa akşam doğrudan adayların ve yöneticilerin ağzından duydu her şeyi…
Ali Uğur cephesinin, OSB yönetiminden istifa sonrası gündeme taşıdığı şeffaf olmayan ihaleler, usulsüzlük iddiaları, açık bir şekilde konuşuldu. Başkan Celal Sönmez’in, camiada dedikodusu yapılan her iddiaya ilişkin dosyalarla çıktı kürsüye… Her alımın, her ihalenin nasıl yapıldığını, tercihleri, gerekçelerini sıraladı.
İkna olan oldu… Okumaya devam...
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na bağlı OSB yönetimi için yapılacak seçim öncesinde iki grubun yoğun kulis çalışmaları sürerken sürpriz bir gelişme yaşandı.
Hemen flashback yapalım ve 9 Aralık 2010 tarihine dönelim…
Celal Sönmez’in başkanı, Mahmut Yılmaz’ın da başkan yardımcısı olduğu Organize Sanayi Bölgesi yönetiminde bazı sıkıntılar yaşanmaktadır. Kamuoyuna açıklanan gerekçe görüş ayrılığıdır. Ancak sıkıntının asıl nedeni işlerin şeffaf yürütülmemesidir.
Yönetim kurulu üyelerinden Ali Uğur ve İlker Biliktü, 9 Aralık günü gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısında istifalarını verir. Sonrasında da şubat ayında yapılacak seçim için kulis faaliyetleri başlar.
İstifacı iki sanayici, geçen dönem BTSO başkan adayı olan Hüseyin Durmaz ile işadamı Faik Çelik’in rüzgarını arkalarına alarak yola koyulurlar.
Bu arada BTSO Başkanı Celal Sönmez de, OSB başkanlığına yeniden aday olmayacağını, İlhan Parseker’i destekleyeceğini açıklar.
Parseker bu deklarasyonla birlikte, siyaset tecrübesini kullanarak yoğun bir çalışma temposuna girer…
148 meclis üyesinin oy kullanacağı seçim için parmak hesabı yapılır, toplantılar, yemekler düzenlenir, “kafakol” ilişkiler devreye girer.
Öyle ki, etnik kimlikler bile pazara sürülür, dengeler buna göre kurulur. Okumaya devam...
Yönetimin miras yoluyla el değiştirdiği rejimlerin “monarşi” olarak adlandırıldığını biliyoruz.
Monarşilerde sorgulama yoktur, mutlak itaat vardır. Şeffaflık yoktur, kral ne dediyse odur.
Ama bir çocuk çıkar da, sözde görünmez elbisesiyle ortada dolaşan kral için “çıplak” diye bağırınca ortalık karışır.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na (BTSO) bağlı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimine aday olan Ali Uğur, kral çıplak demiyor ama “Yetti gari” diyor.
Bırakın iyi ya da kötü yönettiklerini, 15 senedir aynı yöneticilerin varlığı bile yetermiş “yetti gari” demeye…
Kaldı ki, İlhan Parseker ile devamı düşünülen yönetimin yanlış yaptığı çok şey varmış. OSB’yi iyi yönetemiyorlarmış. O yüzden göreve talip olmuş Ali Uğur ve arkadaşları…
Kanaatimce, Faik Çelik ve Hüseyin Durmaz tarafından öne doğru itilmiş ya, neyse…
İyi niyetli, çalışkan ve sevilen biri Ali Uğur ama sırf Faik Çelik’in arkasında olmasından ötürü puan kaybediyor. Seçimi kaybederse eğer, kendinden değil, Faik Çelik’ten ötürü olacak…
Dağıtmayalım fazla…
“OSB yönetiminin yanlışları neymiş” diye sorduğunuzda, anlatmıyor Ali Uğur… 25 Ocak Salı günü meclis toplantısında konuşacakmış etraflıca…
İstifa ettikleri OSB yönetimindeki olumsuzlukları, görüş ayrılıklarını tek tek sıralayacakmış.
Bize söylediklerinin özeti şöyle…
“15 yıllık BTSO Meclisi üyesiyim. Celal Sönmez beyle aynı dönemde başladım. Şimdiye kadar hiçbir göreve talip olmadım. İstifa ettiğim OSB yönetimine de talep üzerine girdim.”
Uğur, Parseker’in OSB’nin her şeyinin onay makamı olan meclis başkanı sıfatıyla yönetime adaylığını doğru bulmuyor. Etik değerlere aykırı olduğunu savunuyor ve adaylıktan çekilmesini bekliyor. Okumaya devam...