Seçimler eskiden birkaç günde sonuçlanır, seçilenlere mazbataları haftasına kalmadan verilirdi. 30 Mart yerel seçimleriyle ilgili Bursa’da sorun yaşanmadı ama başta Ankara olmak üzere yurdun çeşitli yerlerinde itirazlar birbirini kovaladı, oylar defalarca yeniden sayıldı. Nihayetinde Bursa’da belediye başkanları ve meclis üyelerinin mazbataları dün törenlerle verildi. Yeniden seçilen belediye başkanları bir kez daha gövde gösterisiyle makamlarına otururken, başkanı değişen belediyelerde devir-teslim törenleri yapıldı.

Dün önce Yıldırım Belediye Başkanlığı’ndaki devir teslim törenini izledik. Belediye binası önünde toplanan personel, partililer, belediye ile işi olan müteahhitler, belediyeden iş kapma umudu taşıyanlar, yarın bir işimiz olursa diye yeni başkana kendini göstermeye gelenler adeta birbirini çiğneyecekti!

Bir tahmin yapalım dedik. Kalabalığın yüzde kaçı personel, yüzde kaçı çıkar beklentisi olmaksızın parti sevgisi nedeniyle orada, yüzde kaçı belediyeden iş, avanta kapma peşinde?

Oranları siz tahmin edersiniz…

İşte bu yüzden başkana yakın olmak için insanlar birbirini ezecek duruma geliyor! Anlayın siz ne demek istediğimizi…

Kalabalıktan, görevi devreden Özgen Keskin ile Yıldırım Belediyesi’nin yeni başkanı İsmail Hakkı Edebali’yi görmek mümkün olmadı. Bina girişindeki törenden sonra makama geçilirken bir ara Özgen Keskin’in kalabalık içinden sıyrılarak kenarda köşede kalanlarla selamlaştığına tanık olduk. Edebali ise kısa boyu nedeniyle kalabalığın içinde kayboldu zaten ama makama geçince devleşti elbette!

“BOYAHANELERİ KAPATACAĞIZ”

Yıldırım’dan sonra geçtik Adliye Sarayı’na… Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ikinci dönem mazbatalarını almak üzere seçim kuruluna geleceklerdi. Başkanlardan önce meclis üyeleri geldi.

Altepe önce, geçen dönem olduğu gibi yine belediye meclisi eski üyelerinden Celal Akgün’ün oto lastik dükkanına girip orada bekledi bir süre… Önümüzdeki 5 yıl için ne tür lastik kullanacağını sorduk. “Arazi tipi” diye yanıt verdi. Altepe’nin şimdiye kadarki söylemleriyle örtüşen bir yanıttı bu. Zira belediye alanı genişlemiş, kırsal da belediye sorumluluğuna verilmişti.

Ayaküstü, dünkü yazımızda bahsettiğimiz Nilüfer Çayı’nın kara rengi ve boyahaneleri konuştuk. “Tekstil Boyahaneleri OSB kurulacak diye kimsenin çevreyi kirletme hakkı olamaz. Arıtmalarını yapacaklar. Yapmayanı kapatacağız” dedi kararlılıkla…

Peki, 5 yılın sonunda Nilüfer Çayı berrak akacak mıydı?

“5 yıla kalmayacak!” dedi Altepe…

“GÖRMEMİŞİN MECLİS ÜYESİ OLMUŞ…”

Adliye binasına geçildi sonra… Konferans salonu doluydu. Gürsu, Osmangazi ve İl Seçim Kurulu başkanları, Cüneyt Yıldız’ın, Mustafa Dündar’ın ve Recep Altepe’nin mazbatalarını verdi. Sonra da belediye meclis üyelerine…

Osmangazi Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri anons edildikçe salonda bulunan partililerin coşkulu alkışları üzerine birbirinin kulağına eğilen AKP’lilerin “Görmemişin meclis üyesi olmuş…” dedikleri duyuldu.

Ama gelin görün ki, Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi binası önünde Recep Altepe’nin ikinci dönemi için öyle bir tören düzenlendi ki, töreni gören CHP’lilerin de birbirilerinin kulaklarına aynı şekilde fısıldadıklarını tahmin ediyoruz. Belediye bandosu, mehter takımı, maytaplar, konfetiler gırlaydı.

Altepe konuşmasını bitirdikten sonra giriş kat koridorunda durup, kutlamaları kabul etti. Belediye binasının ön kapısından girenler arka kapıdan çıktı.

Büyükşehir Belediyesi’nde oluşan kalabalıktakilerin kimler olduğuna ilişkin yorum, Yıldırım Belediyesi’ndeki gözlemimizle hemen hemen aynı…

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Yayı kırıldı yoksulun evinde kanepenin
Farkında değil, yolsuzluğun, tapenin
Bursa’da sorun yok, seviliyor başkan
Hayırlı olsun ikinci dönemi Altepe’nin

“Gözden düşeceğine, TOKİ bloğundan düş” başlıklı dünkü yazımız üzerine arayan bir belediye bürokratı, “Uzun süredir merak ediyordum, bakkaldan ekmek alır gibi Özel Okan Üniversitesi’nden yüksek lisans diploması alan Bursalı siyasetçilere kim dokunacak diye, ucundan azıcık dokunmanızı görmek bile sevindirdi beni” deyince, anladım ki bu işin boyutu büyük…

Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin’in Okan Üniversitesi olan ilişkileri…

Keskin’in yerine Yıldırım Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen İsmail Hakkı Edebali’nin de Özel Okan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış olması…

Yine dün çok yakın arkadaşlarımdan birinin, “Bir ara bana da geldiler, yüksek lisans diploması satıyorlar” demesi…

EN SON KAÇA OLUR?

Üstüne, dün belediye bürokratından aldığım telefon…

Belediye bürokratından, bildiği isimler varsa söylemesini istedim ama herhangi bir isim veremedi. “O kadar çok ki, hangi birisini söyleyeyim?” demekle yetindi.

Dün Okan Üniversitesi Genel Sekreteri Ekrem Baltacı’yı aradım.

“Son 5 yılda Bursa’dan kaç kişi üniversitenizden yüksek lisans diploması aldı” diye soracaktım. Ayrıca, “Yüksek lisans diploması, en son kaça olur”un pazarlığını yapacaktım.

Yönetim kurulu toplantısındaymış. Asistanı, toplantı sonrasında notumuzu ileteceğini söyledi.

Bekliyoruz bakalım, ararlar ve yanıt verirlerse, sizlerle de paylaşırız sevgili okurum…

RAKİPLERE ÜSTÜNLÜK!

Yüksek lisans, sahibine hiç olmadık kapılar açar… Rakiplerine karşı üstünlük sağlar.

Mutlaka İsmail Hakkı Edebali’nin mesleği olan inşaat mühendisliğinde başarıları vardır. Dün özgeçmişini aktarırken belirttik. Mesleğinde ‘yapı yönetimi’ konusunda ‘yetkin mühendislik’ unvanına sahip olduğunu ve ayrıca bilgi birikimi ve tecrübesi nedeniyle ‘proje denetçisi’ belgesi taşıdığını aktardık. Bunların yanında Edebali’nin de Okan Üniversitesi’nden aldığı “Avrupa Birliği Sürecinde Yerel Yönetimlerde Kentsel Dönüşüm” konusundaki yüksek lisans diplomasının, kendisine avantaj yarattığı kesin!

KİMMİŞ TRAKTÖR BAYİSİ?

Özgen Keskin gibi, İsmail Hakkı Edebali gibi, kim bilir AKP kadrolarında kaç kişi var Okan Üniversitesi’nden diploma alan? Onca iş güç, seçim koşturmacasında AKP İl Başkanı Cemalettin Torun bir talimat verir de, bu şekilde diplomaya sahip olanların bir listesini çıkarttırırsa Bursa kamuoyu aydınlanmış olur.

Ayıplamıyoruz elbette Okan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapanları… En azından, özgeçmişlerine “New Holland Traktör Bayisi” yazmıyorlar…

“Kimmiş o?” diye sormadan açıklayalım… Önceki dönem AKP Bursa milletvekillerinden Ali Koyuncu… TBMM internet sitesindeki özgeçmişinde “New Holland Traktör Bayisi” yazıyordu.

///

 

Uğur Mumcu ve basın şehitlerini andık

Bundan 21 yıl önce 24 Ocak günü aracına konan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Gazeteci Yazar Uğur Mumcu ve diğer basın şehitlerini, Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin organizasyonuyla andık.

Nilüfer Basın Kültür Sarayı’ndaki Uğur Mumcu Salonu’nda gerçekleştirilen anma toplantısının konukları Uğur Mumcu’nun ağabeyi Avukat Ceyhan Mumcu ile Mumcu’nun arkadaşı Gazeteci Ali Sirmen’di.

Faili belli (!) gazeteci cinayetlerini anlatan film gösterimiyle başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, Uğur Mumcu’nun, haksızlığın, hukuksuzluğun, yolsuzluğun, yalanın ve dolanın üzerine gittiği için öldürüldüğünü ifade etti.

“O’NU ÇOK ÖZLÜYORUZ”

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ali Sirmen’in sözleri dokunaklıydı:

“Uğur Mumcu güzelim yüreği, bilgisi, aklı, hüneri ve gerçekten müthiş olan hukukçu sezgisiyle yalnız biz meslektaşlarına değil, tüm yurttaşlarına gerçeği görmeleri, anlamaları anlamında çok büyük katkıda bulundu. Hepimiz Uğur Mumcu’yu çok özlüyoruz, çok arıyoruz.”

Ağabey Ceyhan Mumcu ise kardeşinin katledilmesi üzerinden bugünkü duruma dikkat çekti:

“Uğur Mumcu’yu andığımız bugün, Türkiye’nin en öncelikli, en acil meselesi, Silivri’dekilerin derhal, ama derhal salıverilmesidir. Bu çağrım, iktidarı ve muhalefetiyle tüm milletvekillerimizedir. Başbakan’ın gördüğünü siz de görüyor olmalısınız, o halde ne bekliyorsunuz?”

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

RTE Üniversitesi keşfetmiş üç sazan
Koymuşlar adını Emineai, Recepi
İflah olmaz bir daha siyaseten azan
Acımazlar, çekiverirler sandıkta ipi

Bir belediye başkanı için en kötü şey, partisi tarafından ikinci kez aday gösterilmemesidir sanırım… Gerçi Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin iki dönem üst üste başkanlık yaptı ama üçüncü kez gösterilmemesine bozulmuştur muhakkak…

Keskin’in gözden düşmesinin nedeni nedir diye araştırırsak, 25 Haziran 2013 tarihinde yazdığımız yazıda bahsi geçen konu bile tek başına yeterli…

Arabayatağı, Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahallelerinde kentsel dönüşüm projesi Başkan Özgen Keskin’in en prestijli işlerinden biriydi.

Ne var ki, planlama işini yaptırdığı Özel Okan Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Enver Ülger aynı zamanda Yıldırım Belediyesi’ne ücretli danışmanlık hizmeti veriyordu.

Jeoloji, jeofizik ve şehir planlama bölümleri olmayan Özel Okan Üniversitesi’ne planlama işi 4.1 milyon lira bedelle verilmişti.

KENDİN PİŞİR KENDİN YE!

İhale yapılmıştı canım, fesat karıştırmayın hemen!

Dikkatinizi çekelim, ihale şartnamesini de Okan Üniversitesi hazırlamıştı!

Nasıl ama?

“Kedin pişir, kendin ye” değil de ne ki bu?

Özgen Keskin, Yıldırım ilçesinin bonfilesini, antrikotunu, kontrfilesini sunmuş Okan Üniversitesi’ne, onlar da pişirip yiyeceklerdi!

Zahmete gerek yoktu. Başkan Keskin, pişirip sunmuştu! Yediler bile!

Bu arada Özgen Keskin’in Okan Üniversitesi’nde yüksek lisans yapıyor olması tamamen tesadüftü!

O günlerde, sadece İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı sıfatıyla açıklama yapan şimdinin CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necati Şahin, şöyle bir uyarıda bulunmuştu:

HAZİRAN’DA NE DEMİŞİZ?

“Eve karşı ev sözünün tutulmayacağı apaçık ortadadır. Billboardlarda sergilenen Yıldırım Bölgesi Kentsel Dönüşüm Proje görsellerinin, daha önce Doğanbey örneğinde olduğu gibi uygulamada aynı şekilde yapılmayacağını düşünüyoruz. Kentsel dönüşüm sonrasında, olan yine vatandaşa olacak.”

Bu uyarının üzerine, söz konusu yazımızı şu cümleyle bağlamışız:

“Yıldırım’da Arabayatağı, Mevlana, Ulus, Yavuzselim, Çınarönü, Hacivat ve Şirinevler mahallelerinde halkın şapa oturacağı besbelli… Elbette bundan önce Özgen Keskin’in üzerinde oturduğu koltuğun, yakın tarihteki altından çekilme ihtimalini de yabana atmayalım…”

…ve gün geldi çattı, partisi Özgen Keskin’i Yıldırım Belediye Başkanlığı’na yeniden aday göstermedi. Bu durum, Keskin’in başarısızlığının kanıtı…

Yerine seçilen isim, önceki dönemde AKP il başkan yardımcısı olan İsmail Hakkı Edebali…

Peki, İsmail Hakkı Edebali kim?

EDEBALİ DE OKAN’DAN YÜKSEK LİSANSLI!

1 Ocak 1970 Ağrı-Hamur doğumlu… 1986’da Ağrı İmam Hatip Lisesi’ni, 1990’da Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü bitirmiş.

Ne tesadüf ki, İsmail Hakkı Edebali de Okan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yapmış! Edebali, yüksek lisans tezini “Avrupa Birliği Sürecinde Yerel Yönetimlerde Kentsel Dönüşüm” başlığıyla vermiş…

Mesleğinde ‘yapı yönetimi’ konusunda ‘yetkin mühendislik’ unvanına sahip olan Edebali ayrıca, bilgi birikimi ve tecrübesi nedeniyle ‘proje denetçisi’ belgesi taşıyormuş.

1988 yılından beri Bursa’da yaşıyormuş… Siyasi hayatı da 1992 yılında kapatılan Refah Partisi’nde başlamış, 2001’de AKP Nilüfer İlçe Örgütü kurucuları arasında yer almış…

BU DURUMDA YILDIRIM’DA NE OLUR?

Bu soruya en mantıklı yanıtı vermek için swot analizi yapmak lazım. Hem adayların kişisel, hem de partilerin genel politikalarına ilişkin… Her ne kadar yerel seçimlerin sonuçlarını adayların nitelikleri belirlese de, genel siyasi rüzgarın büyük etki yaptığını biliyoruz.

İktidar partisinin, yeni bir adayla seçime gitmesinin dezavantajı, öncelikli olarak not edilmesi gereken unsur… Buna bir de iktidar yıpranmışlığını ekleyelim. Hem yerelde, hem geneldeki yıpranmışlığı, yeni bir adayla tamir etmek kolay olmasa gerek.

Propagandada yerel olacaksa önceliğiniz, önceki hizmetlerinizi anlatacaksınız. O zaman seçmenin, “Madem bu kadar başarılıydınız, neden yeni aday çıkardınız?” sorusuna nasıl yanıt vereceksiniz?

Bu çerçeveden bakıldığında Yıldırım’a ilişkin yorum “CHP adayı Ramazan Altunöz Edebali’yi zorlar” değil, “AKP adayı İsmail Hakkı Edebali Altunöz’ü zorlar” şeklinde yapılmalı…

Zira Ramazan Altunöz, DSP bayrağı altında kazandığı Yıldırım Belediye Başkanlığı koltuğunda başarılı sayılabilecek bir dönem geçirmiş, üstelik adı hiçbir şaibeye de karışmamıştır.

Nihayetinde kararı verecek olan Yıldırım seçmenidir. Yıldırım ilçesi hak ettiği başkanı belirleyecektir!

 

—BEYİN CİMNASTİĞİ—

Akreptir kendi kendini sokan
Soğandır çiğ yendiğinde kokan
Yenenlerin kokusu çıktıysa
Anlarız ki bozukmuş kan

Birkaç gündür elimde gezdirip, sindire sindire okuduğum bir kitap var. Adı “S*ktir et”… Yazarı John C. Parkin… Kitabın sloganı da “Hayatta hiçbir şey senden önemli değil”…

Kitabın adını oluşturan iki kelimeyi, daha erken yıllarda demeyi becerebilseydim, bugün daha huzurlu bir insan olurdum herhalde… Memleketin, dünyanın hallerini gördükçe huzursuzluğum hep artıyor çünkü…

Geç kalmış olmakla birlikte bu iki kelimeyi ağız dolusu sarfettiğimde, aynen John Parkin’in dediği gibi kendimi iyi hissediyorum.

Memleket hallerine dertleniyorum ya, iktidara alternatif olamayan muhalefetin hallerine bakıp derde dert katmaktansa “s*ktir et” diyorum ağız dolusu, rahatlıyorum…

Hele hele muhalefet, “ağzım yüzüm” deyinceye kadar, atı alan iktidar Üsküdar’ı geçmişse, halktan da ilgi görüyorsa diyecek bir şey kalmıyor.

* * *

Henüz görmeden dünkü yazıda bahsetmiştik ya, AKP Bursa İl Başkanlığı Seçim Koordinasyon Merkezi’nden… Dün gördük… Hayranlıkla izledik!

İl Başkanı Sedat Yalçın ve SKM Başkanı İsmail Hakkı Edebali birlikte tanıttı teferruatlı bilgisayar yazılımını… Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarıyla uyumlu, gruplandırmalara göre SMS geçebilen bir yazılım… Daha da önemlisi 17 Nisan itibariyle başlayacak seçim propaganda dönemi boyunca planlanmış 20 bin 335 faaliyet…

Hangi milletvekili adayı, ilin ve ilçenin hangi ekibiyle, hangi noktada, ne tür faaliyette bulunacak? Esnaf ya da pazaryeri ziyareti mi, ev sohbeti mi, yoksa kahvehane mi? Hepsi şimdiden belirlenmiş…

Propaganda döneminde bir yerde etkinlik ihtiyacı mı doğdu? Hemen yazılım üzerinden talep iletiliyor, merkez değerlendiriyor, uygunsa programa ilave ediliyor ya da var olan değiştiriliyor.

* * *

Program, milletvekili adaylarıyla birlikte, çalışacağı ekiplerin performans değerlendirmesini de yapıyor. Kimin katılıp katılmadığının çetelesi tutuluyor, 9 kusurlu hareketten birini yapan sarı kartı görüyor!

Seçim kampanyası boyunca yapılacak 20 bin 335 faaliyetin yüzde 17’si esnaf ve pazaryeri ziyareti, 29’u ev sohbeti, 15’i de kahvehane… İlçelerin demografik yapısına göre değişiyor ağırlık verilen alanlar… Örneğin Nilüfer’de ağırlık ev sohbetine verilmiş, Yıldırım’da da kahvehaneye…

Bununla kalınmamış, 444’lü bir hat üzerinden milletvekili adaylarına sesli mesaj sistemiyle ulaşma düzeneği de kurulmuş partide…

* * *

Edebali’nin ekran üzerinden tanıtımı sırasında İl Başkanı Yalçın, “sahile de bakalım” diyor. Mudanya inceleniyor. “Sahil” kelimesi, referandum sonuçlarından ötürü AKP’liler için pek de iyi çağrışımlar yapmıyor ama ilk akla gelen “Yap propagandayı at denize, balık bilmezse alık bilir” oluyor.

* * *

Her sandıktan 9 partilinin sorumlu olduğunu ve 4 yıl boyunca o sandığın seçmenlerini izleme görevini de dikkate alınca, “AKP kazanmasın da kim kazansın” diyesi geliyor insanın… Ayrıca veresi de geliyor!

Dünya görüşüme uysa, hiç sorun değil…

…de uymuyor işte!

O yüzden başa dönüyorum… İktidarını da, muhalefetini de…